Türkiye taşınıyor!


Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, gecekondular ile deprem ve benzeri afetlerde yıkılma riski bulunan binaları taşımaya hazırlanıyor.

Bakanlık bunun için tüm şehirlerde güvenliyeni yerleşim alanları arayışına başladı. Türkiye’nin en önemli sorunları arasında yer alan gecekondularla doğal afetlerde yıkılma riski bulunan binalara kesin çözüm geliyor. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, 81 ilin valisine birer mektup göndererek, kent sınırları içerisinde güvenli şehirlerin kurulabileceği, depreme ve afetlere dayanıklı yeni yerleşim yerlerini tespit edip kendisine bildirmelerini istedi. Bakanlık, valilerin belirlediği güvenli yerleşim yerlerine gecekondularla, kentin çeşitli yerlerindeki deprem ve benzeri tabi afetlerde yıkılma riski olan binaları taşıyıp modern şehirler inşa edecek.

Kentsel dönüşüm seferberliği

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın TOKİ’den sonra yeni kurulan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nı teslim ettiği Erdoğan Bayraktar işe hızlı başladı. Bakanlığın en önemli ve öncelikli iki çalışma alanı olarak; gecekondu dönüşümleri ile Türkiye’yi olası bir doğal afete hazırlıklı hale getirecek kentsel dönüşümlere odaklayan Bakan Bayraktar, bu sorunları çözmek için seferberlik başlatıyor. Bayraktar, bu amaçla tüm illerin valilerine gönderdiği mektupta şöyle dedi

Şehirlerimizin en önemli sorunu denetim dışı gerçekleşmiş, yasal olmayan ya da sonradan yasalara uygun duruma getirilmiş niteliksiz yapılaşmalardır. Kentsel dönüşüm konusunun özellikle afet öncelikli olarak ele alınması kaçınılmazdır. Afet öncesi risk yönetimi çerçevesinde kırsal alanlardan büyük şehirlere kadar kapsamlı bir iyileştirme ve doğal afetlere hazırlıklı yerleşimler için kentsel dönüşüm seferberliği başlatılması yönünde gerekli adımlar atılmaktadır.”

Yeni alanları bildirin

Bakan Bayraktar mektubunda, sorunun çözümü için devletin tüm kurumları ile sivil toplum örgütleri ve üniversitelerin birlikte hareket etmesini isterken, konunun partiler üstü bir devlet meselesi olarak ele alınabilmesi için siyasi kazanım beklentisinden uzak olarak bütün çevrelerle işbirliği yapılması gerektiğini dile getirdi. Zarar azaltma öncelikli kentsel dönüşüm çalışmalarında mahalli idarelerle birlikte hızlı ve etkili projelendirme ve uygulamaların gerçekleştirileceği belirtilen mektupta, valilere verilen kritik görev şöyle ifade edildi

Doğal afetlere hazırlık bir Türkiye için şehirlerimizin modernleştirilmesi ve insan hayatını tehdit eden risklerden arındırılacak şekilde yanabilir şehirler oluşturulması amacıyla Bakanlığımızın, valiliğinizin ve iliniz dahilindeki belediyelerin işbirliğinde, öncelikle afetlerden en az zarar görebilecek alan ve bölgelerin araştırılarak bu alanlardan kentsel dönüşüm alanı olarak belirlenebilecek bölgelerin tespit edilmesi, bu alanlara ilişkin bilgi ve belgelerin Bakanlığımıza iletilmesini rica ederim.”

Erdoğan SÜZER-

Reklamlar
By 1eladenecli Posted in Genel

1 milyar dolarlık pazar heyecanlandırdı !


Divriş, yazılı açıklamasında, bu yıl sektörün yüzde 35 civarında bir büyüme yaşayacağını belirterek, geçen yılki satış rakamlarının 7 bin 700 adet olduğunu, bu yılı ise 10 bin 500 adetlik bir satışla kapatmayı öngördüklerini, 2014 yılında ise bu rakamın 19 bin adedi zorlayacağını ifade etti.

Sektörün Türkiye’de 2023 yılına kadar gerçekleştirilecek bin projeye odaklandığını vurgulayan Divriş, şöyle devam etti: “12 yılda sadece ulaştırma sektörüne 368 milyar dolarlık yatırım planlanıyor. Bunun yanı sıra aynı süre içerisinde 130 milyar dolarlık enerji yatırımı, sayın başbakanımızın açıkladığı çılgın projeler, 2.Boğaz Projesi, 20 bin kilometre duble yol, 5 bin kilometre uzunluğunda 12 yeni otoban, dünyanın en büyük 10 yeni limanı, köprü inşaatları, 35 ilde doğalgaz hatları, 14 bin kilometre tren yolu, 5 ayrı bölgede hızlı tren projeleri, 5 büyük suyolları, 100 adet baraj, GAP, DAP, KAP projeleri, 500 bin adet yeni konut inşaatı, 50 şehirde büyük alt ve üst yapı inşaatları, kentsel dönüşüm projeleri, İstanbul, Çanakkale ve İzmir’de boğaz köprüleri, 2 tüp geçit ve yeni havaalanı projeleri sadece önemli yatırımların belli başlıları. İşte tüm bunları topladığınızda iş makinelari sektörünü 1 trilyon dolarlık Türkiye pazarı bekliyor.

 

Geçen yıl 900 milyon dolar olan sektör ihracatının bu yıl 1,2 milyar dolara yükselmesini beklediklerini belirten Divriş, ihracatın 2014 yılında 3 milyar dolara, 2023 yılında ise 10 milyar dolara ulaşmasını,  ihracat yapılan ülke sayısının da 127’den 160 çıkmasını hedeflediklerini kaydetti. Sektörde 7 bin 350’si imalatta olmak üzere toplam 13 bin 500 kişinin istihdam edildiğine dikkati çeken Divriş, 2014 yılında istihdamın 20 bin kişiye ulaşacağını tahmin ettiklerini belirtti.

 
DÜNYANIN EN BÜYÜK FİRMALARI TÜRKİYE’DE YATIRIM İÇİN SIRAYA GİRECEK

Türkiye pazarının genel iş makinelerinde yüzde 70’inin ithalatçı ve distribütör firmalardan, yüzde 30’unun ise yerli imalat gerçekleştiren firmalardan oluştuğunu aktaran Divriş, önceki yıllarda yaklaşık yüzde 14 olan yerli imalat oranının yüzde 30’lara çıktığının altını çizdi.
Divriş, şu görüşleri paylaştı: “Dünyanın en hızlı büyüyen pazarına sahibiz. Bu yıl da Avrupa’nın en hızlı büyüyen pazarı konumundayız. Bu da tabii yabancı yatırımcıların ilgisini çekiyor. Örneğin Almanya merkezli ABD menşeli Kion Grubu Türkiye’de yatırım düşünüyor.

 

Bu grubun sadece Avrupa’da 3,5 milyar avroluk cirosu var. 1 milyar avroluk satın alma gerçekleştiriyor. Firma yedek parça, yan sanayi alımlarını Türkiye’den yapmak istediğini belirtti. Bunun için Bilim, Sanayi veTeknoloji Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı ve Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri (OAİB) ile ortak çalışma yürütülüyor. Ayrıca Fransa’dan Mecalac Grubu yatırım için hazırlık içerisinde. Çinli firmalar da yatırıma sıcak bakıyorlar, yakında dünyanın en büyük firmaları Türkiye’ye yatırım yapmak için sıraya girecek.
Milliyet

By 1eladenecli Posted in Genel

TRT beceremeyince satışa çıkarıldı


https://i2.wp.com/www.konuthaberleri.com/resimler/10000/11474_2.jpg

KİPTAŞ’ın mülkiyetindeki araziye alışveriş merkezi ve lüks rezidans inşa edilecek.

KİPTAŞ’a ait olan ve TRT için dev plaza yapılması planlanan arazi satışa çıkarıldı. Bu arazi üzerine TRT’ye ait plaza yapılması planlandı. Ancak TRT’nin çekimser kalmasıyla projeden vazgeçildiği öğrenildi.

82 bin metrekarelik arsa KİPTAŞ’a ait olup 1 milyar lira değere sahip. Gaziosmanpaşa’da Metris Cezaevi’nin karşısında yer alan arazi üzerine, alışveriş merkezi ve lüks rezidans inşa edilmesi bekleniyor.

İhaleye çıkan arsa için Türkiye’nin en büyük inşaat şirketlerinin teklif vereceği düşünülüyor. Metris Cezaevi’nin tam karşısındaki alan, imar planlarında ‘özel proje alanı’ olarak geçiyor.

Arazi, TEM yoluna komşu ve Eski Edirne Asfaltı üzerinde yer alıyor. Burada yapılan proje Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ne 15, Atatürk Havalimanı’na 20, Esenler Otogarı’na ise 10 dakika uzaklıkta bulunacak.

Üç emsal inşaat hakkının bulunduğu arsa 82 bin metrekare. Emlak uzmanları ise proje bittiğinde ortaya çıkacak değerin yaklaşık 1 milyar TL olacağını iddia ediyor.

Arsa üzerine otel, residence, konut, ticaret alanı, alışveriş merkezi, okul, hastane ve spor merkezi yapılabiliyor.

 

By 1eladenecli Posted in Genel

Yabancı çimento şirketleri neden Türkiye’den çekildi?


https://i0.wp.com/www.ekoayrinti.com/images/news/20795.jpg

 

Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği Başkanı Mustafa Güçlü, dünyanın 5’nci büyük üreticisi Türk çimento sektörünün kapasite fazlasına karşın cazibesini koruduğunu söyledi. Güçlü, yabancı yatırımcıların pazarı terk ettiği algısının da yanlış olduğunu belirtti.

TÜRKİYE Çimento Müstahsilleri Birliği’ne (TÇMB) 24 Haziran’da başkan seçilen Mustafa Güçlü, 100’ncü yılını kutlayan ve 57 milyon tonluk üretimiyle dünyanın 5’nci büyük üreticisi konumunda olan Türk çimento sektörünün kapasite fazlasına karşın cazibesini kaybetmediğini söyledi. Italcementi ve Lafarge’nin Türkiye pazarından çekilmesiyle, yabancı yatırımcıların Türkiye pazarını terk ettiği gibi yanlış bir algının oluştuğunu belirten Mustafa Güçlü, “Yabancı sermaye Türk firmalarıyla ortak olarak belli bir ölçüde temsil ediliyor. Türkiye’de kapasitelerin aşırı büyümesi, sektörün geleceği bakımından bir tehdit olarak algılanabilir ancak şu anda ciddi bir sorunla karşı karşıya değiliz. Yabancı yatırımcıların Türkiye’ye dair beklentilerden çok, onların kendi uluslararası pazarlara dair stratejilerinin sonucu olarak çekildiklerini düşünüyoruz. Türkiye’ye dair olumsuz bir değerlendirme yok” dedi.

İhracat gerilerse sıkıntı

Türkiye’de kapasitelerin aşırı büyümesinin sektörün geleceği bakımından tehdit olarak algılanabileceğini vurgulayan Güçlü, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu pazara nasıl baktığınızla ilgili bir durum. Bunun karşısında çok hızlı büyüyen bir Türkiye ekonomisi de var. Türkiye’de eğer ihracat pazarları daralırsa sıkıntı yaşanabilir. Bu yıl ocak-mayıs döneminde Türkiye’nin ihracatı yüzde 27 düştü ve üretim de yüzde 1 artış gösterdi. Buna karşılık iç piyasadaki çimento talebi yüzde 12 arttı. İhracattaki bu düşüşte Arap Baharı’nın da etkisi var ancak iç piyasadaki talebin artması ihracatta azalış etkisi yaratır. O nedenle şu anda ihracattaki düşüşü de risk olarak görmüyoruz.”

5’inci büyük üretici

Türkiye’deki çimento sanayinin 100 yılı aşkın süredir var olduğunu hatırlatan Mustafa Güçlü, sektör hakkında şu bilgileri verdi: “Çimento sektörü büyük bir tecrübeyi ve olgunluğu da beraberinde taşıyarak geldi bugünlere. Bugün 45 entegre tesiste, toplam 64 milyon ton kapasitemiz bulunuyor. Türkiye çimento sanayi sadece Türkiye büyüklüğüyle değil, evrensel büyüklüğüyle de önemli rakamları ifade ediyor. Dünyada Çin, Hindistan, ABD ve Japonya’dan 5’ncü büyük üretici konumundayız. Üretimde Avrupa’nın da bir numarasıyız. 2009 yılı itibariyle dünyanın en büyük ihracatçısıyız. 17 milyon ton ihracatımız bulunuyor. Çimento demir-çelik gibi uluslararası ticarete çok fazla konu olan bir ürün değil, daha lokal hareket etmesi gerekiyor. Daha az seyahat edebilen bir ürün olmasına rağmen uluslararası pazarda en çok ihracat yapan ülke konumuna geldik.”

Irak ve Suriye öne çıktı

Mevcut şartların Türkiye’yi ihracat yapmaya yönlendirdiğini söyleyen Mustafa Güçlü, şöyle konuştu: “Yaratılan önemli bir kapasite var. Bu kapasite nedeniyle Türkiye ihracat şansını sonuna kadar kullanma çabası içinde. 5-6 yıl öncesine kadar Türkiye’nin önemli pazarları arasında Akdeniz çanağı ülkeleri geliyordu. Şimdi ise Irak ve Suriye ve Kuzey Afrika gibi pazarlar ilk sıralara yerleşti. Arap Baharı’na dair gelişmelerden sonra Kuzey Afrika pazarlarında bazı daralmalar ortaya çıktı. Ancak son 5-6 yıldır ihracatımız bu ülkelere döndü.”

Uzun mesafeye göndermek zor, bölgesel ihracat var

ÇİMENTONUN uzun mesafeye iletiminin zor olduğu için ihracatın bölgesel olduğunu belirten Mustafa Güçlü, “Çimentoda ABD’nin, Hindistan’ın, Çin’in birbirine rakip olma ihtimali yok. Bir dönem Çin tüm pazarlara hakim olmayı denedi ancak işin zorluğunu görüp geri çekildiler. Bu nedenle dünyadaki 3.3 milyar tonluk üretimin yalnızca yüzde 7’si uluslararası ticarete dönük” diye konuştu.

Doğuda altyapı batıda konut işi öne çıkıyor

ÇİMENTO tüketiminde her bölgenin kendine has özelliklerle ayrıştığını kaydeden Mustafa Güçlü, “Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz’de altyapı yatırımları etkili olurken, Marmara bölgesinde de konut ve kentsel dönüşüm çalışmaları öne çıkıyor. Güneydoğu, Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz son yıllarda önemli artışlar yaşıyor ancak Marmara bölgesi tüketimin yüzde 30’unu aşan tüketimi gerçekleştiriyor. Marmara Bölgesinin mutlak rakamları çok önemli” diye konuştu.

Fabrikalardaki ‘atık ısı’ elektrik olacak

TÜRKİYE çimento sanayinin nicelik olarak belli hedefleri yakaladığını, şimdi de kendisini sürdürülebilirlik anlamında aşma çabasında olduğunu ifade eden Mustafa Güçlü, şunları söyledi: “Çimento sektörü enerji üretimini en az indirmek için tasarruf çabaları gösteriyor. Bu konuda önemli mesafeler aldık. Avrupa’da birim klinker başına 881 kilokalori olan enerji tüketim değerleri 820 kilokalori civarında. Sektör bu değerleri 800 kilokalorinin de altına çekebilmeyi hedefliyor. Yeni yaratılan kapasitelerimiz ve eski kapasitelerimizdeki modernizasyon yatırımlarımız var. Atık ısıdan enerji üretimi projeleri var. Bir çok fabrikamız teşviklerini aldı. Çimento yüksek ısı altında üretiliyor ve atık ısı da kullanılmayan bir değer olarak kalıyor. Bu ısıyı enerjiye çeviren tesisler yapıyoruz. Standart yatırım değeri 1 megavat için 1.5 milyon dolar oluyor. Bu da, her bir fırın için 15 milyon dolarlık yatırım anlamına geliyor. Bunun dışında atık bertarafı da yapıyor. Değeri olmayan endüstriyel atıkların bertarafını yaparak, alternatif yakıt seçenekleri ortaya koyuyorlar.”

İlk 5 aylık üretim 24.5 milyon ton oldu

ÇİMENTO Müstahsilleri Birliği’nin verilerine göre bu yıl ocak-mayıs döneminde Türkiye’nin ihracatı yüzde 27 düşerken, üretim de yüzde 1 artış gösterdi. Üretim 24 milyon 597 bin 224 tona ulaşırken, bunun yaklaşık 19.5 milyon tonu iç piyasada satıldı. Türkiye’nin bu yılın ilk 5 ayındaki çimento ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 27 azalarak, yaklaşık 5 milyon ton olarak gerçekleşti. Buna karşılık iç piyasadaki çimento satışı yüzde 12 arttı. Bölgesel olarak bakıldığında ise üretimde Marmara ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri dışındaki tüm bölgelerde üretim artışı oldu. En fazla üretim artışı ise yüzde 6 ile Karadeniz Bölgesinde görüldü. İç satışlarda tüm bölgeler büyürken, en büyük büyüme yüzde 19 ile Akdeniz Bölgesi’nde oldu. İhracatta ise tüm bölgelerde azalma yaşandı. Özellikle İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde yüzde 65’lere varan düşüşler görüldü.

Kaynak:Hürriyet

By 1eladenecli Posted in Genel