2011 yılı 3. Çeyrek TÜRK GAYRİMENKUL PİYASASI


TÜRK GAYRİMENKUL PİYASASI

TÜRK GAYRİMENKUL PİYASASI

Jones Lang LaSalle tarafından hazırlanan Türkiye Gayrimenkul Piyasası Görünümü 2011 yılı 3. Çeyrek başlıklı raporunda, “Türkiye’de GSYH’daki büyümenin yavaşlayan bir ivmeyle devam edeceği fakat buna rağmen Türkiye’nin 2015 yılına kadar Avrupa’daki en yüksek büyümeyi gerçekleştirecek ülke olacağı” belirtildi.

Jones Lang LaSalle araştırma departmanı tarafından hazırlanan ve Türkiye’deki perakende, ofis, lojistik ve otel piyasalarını değerlendiren “Türkiye Gayrimenkul Piyasası Görünümü 2011 3. Çeyrek” raporunda;

Hükümet tarafından Ekim 2011’de açıklanan Orta Vadeli Ekonomik Programa paralel olarak, hükümetin özel sektör yatırımları ve doğrudan yabancı yatırımlar ile ihracatın gelişmesini desteklemek için çabalarının süreceğini,

Standart & Poors Türkiye’nin TL cinsinden notunu BBB-‘ye yükseltmesiyle birlikte uzun vadede yerel ve yabancı para birimi cinsinden kredi notu görünümünün pozitif olacağının öngörüldüğünü,

2011 2.Çeyrekten beri ekonomik gündemde en çok tartışılan ve gayrimenkul pazarını da olumsuz etkileyebilecek konu TL’nin değer kaybetmesi olup, TL’nin değer kaybına bağlı olarak, perakende ve ofis pazarlarında güçlü bir kira artışının beklenmediğini,

2011 3. Çeyrek boyunca İstanbul ve ikincil şehirlere yönelik perakendeci talebi hem yerel hem de uluslararası markalar tarafından oldukça yüksek olup, perakendeci talebi açısından yılın geri kalanı için pozitif bir görünüm beklendiğini,

Lojistik pazarındaki kullanıcı taleplerinin yavaş bir şekilde değiştiği, yeni jenerasyon yüksek kalitede lojistik alanlarına yönelik talebin pazarda gelişen perakende ve ilaç sektörüne bağlı olarak arttığı, bu nedenle de, bu eğilimin pazara yeni ve kaliteli ürünlerin gelmesi anlamında olumlu etkilerinin olacağını,

Türkiye’nin turistler için ziyaret edilecek en popüler ülke olmaya devam edeceği, geçtiğimiz yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında, Ağustos 2011’de yıl boyunca yabancı ziyaretçi sayısında %10.4’lük bir artış olduğu, İstanbul’un EMEA Bölgesi’ndeki diğer şehirler arasında oda başı gelirde %27.9’luk artış ile en hızlı büyüyen pazar olduğunu,

Türkiye yatırım pazarının kendine ait yapısal sorunlarının bulunduğu fakat Türkiye’nin etkileyici ekonomik büyüme beklentilerine ve demografik avantajlarına bağlı olarak küresel yatırım fonlarının pazara güçlü bir inançları ve pazarda yer alma isteklerinin bulunduğu kaydedildi.

PERAKENDE

Türkiye Gayrimenkul Piyasası Görünümü 2011 3. Çeyrek raporunda; perakende pazarının güçlü performansı, 2011 3. Çeyrekte de devam etti. 2011 3. Çeyrek’te hem uluslararası hem de yerel markalardan gelen perakendeci talebi yüksek oldu.

Jones Lang LaSalle Türkiye Başkanı, Avi Alkaş “2011 3. Çeyrek’te çocuklara yönelik perakende aktiviteleri öne çıkmaktadır, eğlence ünitelerinin de desteğiyle, aile ve çocuk odaklı olarak gerçekleştirilen perakendecilik, pazarda yeni bir konsept olarak var olmaya başlamıştır. Hazır giyim sektöründe uluslararası markaların talebi güçlü bir şekilde devam ediyor, Kickers, Desigual ve Victoria’s Screet gibi markaların orta vadede Türkiye’ye gelmesini bekliyoruz. Intersport, C&A, H&M ve Deihmann gibi orta gelir grubuna hitap eden uluslararası markaların ikincil şehirlere olan talepleri artış göstermektedir” dedi.

AVM’lerin dışında, hem uluslararası hem de yerel markaların alışveriş caddelerine olan taleplerinin güçlü bir şekilde devam ederken, özellikle İstiklal Caddesi ve Nişantaşı bölgesi, en popüler alanlar olarak öne çıkmıştır. Bunların yanı sıra, Koton, LCW, YKM, Mavi Jeans ve Colin’s gibi Türk markalarının özellikle yakın dış pazarlarda yayılma süreçlerini son bir yılda hızlanarak devam ettirmişlerdir.

Perakende pazarında kira görünümüne bakıldığında ise artan perakendeci talebi ile birlikte 1.Çeyrekte metrekare başına aylık 75 EUR’dan 80 EUR’ya yükselen birincil kira rakamı, 3.Çeyrekte 80 EUR’da sabit kalmıştır. Jones Lang Lasalle piyasa bilgisi doğrultusunda, 2012 sonu itibariyle birincil kiranın 5 EUR artış göstermesi beklenmektedir.

3. Çeyrekte pazara giren kiralanabilir alan 2010’un aynı dönemine göre yüzde 140’lık bir artış göstermiş olup, arzın büyük bölümü 550.500 m² ile Anadolu’da, 329.000 m²’lik bölümünün arzı ise İstanbul’da gerçekleşmiştir. 3. Çeyrekte 6’sı Anadolu, 4’ü İstanbul olmak üzere 10 AVM açılırken, Akbatı, Arena Park, Atlantis City, Ninova Park ve Bolu Tem Outlet, en önemli açılışlar arasında yer almaktadır.

Pazar yoğunluğuna bakıldığında, İstanbul ve Ankara 1.000 kişi başına düşen kiralanabilir alan bazında en yoğun pazarlar olarak öne çıkmakta olup, bu illeri Karabük, Bolu ve Trabzon takip etmektedir.

Perakende yatırım pazarı, 3. Çeyrekte de uluslararası yatırımcıların ilgisini yoğun bir şekilde çekmeye devam etmiştir. Ekonomideki ve perakende pazarındaki olumlu gelişim ve orta vadede Türkiye’nin kredi notunun yükseltilmesine yönelik beklentiler ile birlikte perakende yatırım pazarında artış beklenmektedir.

OFİS PİYASASI

Rapora göre; Türkiye’de en gelişmiş ve aktif ofis pazarı İstanbul’dur. İstanbul ofis pazarında ilk üççeyrek boyunca faaliyete geçen toplam A sınıfı ofis arzı 227,000 m2’ye ulaşmıştır. Böylelikle 2010 yılının aynı dönemine göre yaklaşık dört kat büyüme gerçekleşmiştir.

Jones Lang LaSalle Sermaye Piyasaları & Danışmanlık Hizmetleri Direktörü Dr. Kıvanç Erman “4.Çeyrekte, yaklaşık 190,000 m2’lik A sınıfı ofis arzının pazara girmesi ve 2011 Eylül ayında yaklaşık 2.79 milyon m2 olan ofis arzının yılsonunda 2.96 milyon m2’ye ulaşması beklenmesine yol açmaktadır” dedi.

Merkezi İş Alanı (MİA) mevcut ofis arzının yaklaşık % 42’sini, Asya Yakası ise, %32’sini oluşturmaktadır. 3.Çeyrek itibariyle 2.79 milyon m2’ye ulaşan A sınıfı toplam ofis stoku ile 2010 yılının aynı dönemine göre %19’luk artış olduğu görülmektedir. 2013 yılına kadar pazara girmesi beklenen yaklaşık ofis arzı ise 793.000 m2’dir.

2011 yılının ilk 3 çeyreğinde 85.000 m2’ye ulaşan toplam kiralama işlem hacmi, bir önceki yılın aynı dönemi ile kıyaslandığında yaklaşık %46 artmıştır. İlk yarı yılda %8.4 oranında gerçekleşen A sınıfı ofis pazarındaki boşluk oranı, 3.Çeyrek itibariyle %9.1’e yükselmiştir. MİA Bölgesi’ndeki boşluk oranı ise aynı dönemde %2.4’ten %3.2’ye yükselmiştir.

Birincil kira rakamının yaklaşık iki yıllık periyotta değişmediği ve EUR 30/m2/ay olarak sabit kaldığı görülmektedir. MİA Bölgesi’ndeki önemli projelerin tamamlanmasıyla birlikte, birincil kira rakamının artış eğilimine gireceği öngörülmektedir.

Jones Lang LaSalle Sermaye Piyasaları & Danışmanlık Hizmetleri Direktörü Dr. Kıvanç Erman “Yatırım pazarına bakıldığında, ofis pazarında kurumsal olarak geliştirilen ürünlerin sınırlı olması, yatırım aktivitesinin önündeki en büyük engel olarak ortaya çıkmaktadır. Ancak geliştirilen güçlü projeler ile birlikte, pazarın hızlı bir değişim içinde olduğu görülmekte, buna karşın tamamlanan bazı projelerin halen kat bazında satışının tercih edilmesi nedeniyle, gayrimenkullerin yatırım anlamında kalitesinin düşürüldüğü görülmektedir. 2011 yılı başından beri oldukça aktif olan ofis yatırım pazarında, herhangi bir yabancı yatırımcı taraf olmamıştır. Pazarda gerçekleşen sınırlı sayıdaki işleme rağmen, küresel yatırımcıların ofis binalarına olan ilgilerinin arttığı görülmektedir” dedi.

LOJİSTİK PİYASASI

Rapora göre, Türkiye, hem jeopolitik konumu nedeniyle hem de dünyanın ilk 10 ekonomisi içinde yer alması beklentisi nedeniyle büyük bir avantaja sahiptir. Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı, Türkiye’nin lojistik sektörünün 2011–2014 yılları arasında olumlu bir büyüme gerçekleştirmesini beklemektedir. 2015 yılı için öngörülen pazar büyüklüğü yıllık %20 oranında bir büyüme ile USD 120 milyardır. Lojistik pazarında en fazla hareket ise, İstanbul ve batı-doğu aksında yer alan İzmit-Tekirdağ gibi yakın çevredeki bölgelerdedir.

Pazarda “Online” perakende ticaretinin gelişimi ile birlikte lojistik hizmeti sağlayıcılarından yeni jenerasyon yüksek kalitede depo alanlarının talep edilmesi gibi yeni trendlerin geliştiği gözlemlenmektedir. 2011 yılında ekonomide yaşanan canlanmayla birlikte, lojistik pazarında kiracı talebinde gözle görülür bir düzelme görülmüş fakat bu düzelme henüz tam anlamıyla kira işlemleri ve kira oranları üzerinde etkili olamamıştır. Güçlü ekonomik büyüme ve Türkiye’deki artan yabancı yatırım hacminin, orta vadede lojistik sektörünün gelişimine ve kiracı talebinde bir artışa neden olacağı tahmin edilmektedir

Lojistik arzının büyük bir kısmı Hadımköy’de yer alırken, lojistik faaliyetlerinin yoğunluğu açısından ardından Esenyurt, Beylikdüzü ve İkitelli gelmektedir. Avrupa Yakası’nda Ambarlı Limanı ve Hadımköy, en çok tercih edilen lojistik alt pazar iken, TOKI tarafında hayata geçirilen Akpınar Sanayi Bölgesi’nin ise endüstriyel gelişim açısından bölgenin en önemli merkezi olması beklenmektedir. Bunun yanı sıra,

Kağıthane lojistik alt pazarı, Avrupa Yakası’nın önemli bir lojistik merkezlerinden biri haline gelmiştir. İstanbul’un Asya Yakası’nda ise, lojistik arzının yoğunlaştığı bölgeler Tuzla ve Gebze’dir.

Lojistik pazarındaki birincil kira oralarının 2011 yılının ilk 3 çeyreğinde metrekare başına aylık 4.5- 5 EUR aralığında, istenilen kira seviyelerinin ise 6– 7 USD aralığında olduğu, bu kapsamda yılın üçüncü çeyreği için metrekare başına aylık birincil kira oranının 6 – 6.5 USD düzeyinde olduğu öngörülmektedir.

Yatırım piyasalarına bakıldığında, yüksek arsa fiyatları, lojistik gelişiminin önündeki en önemli engellerden biri olmaya devam etmektedir. Bunun yanı sıra, Türkiye lojistik pazarında Türk lojistik yatırımcı veya geliştiricileriyle ortaklık kurarak büyümek isteyen bazı büyük küresel yatırımcıların olduğu bilinmektedir. Fakat, arsa fiyatları bu gibi ortak girişimlerin gelişmesinin önündeki en önemli engeli oluşturmaktadır.

OTEL PİYASASI

Raporda, 2011 yılında son çeyrekten bu yana, özellikle İstanbul’un beş yıldızlı otellerinin performansının yükselmeye devam ettiği görülmektedir.

2011 yılı Ocak-Ağustos döneminde,otellerde, 2010 yılının aynı dönemiyle kıyaslandığında Euro bazında oda başına düşen gelirlerde ise %9.7’lik bir artış gerçekleşmiştir. İstanbul Avrupa yakasındaki şehir merkezinde bulunan dört ve beş yıldızlı otellerde oda başına düşen gelirlerdeki artış oranı ise %15.4’tür. Bu artışın 2011 yılının son çeyreğinde de devam etmesi beklenmektedir.

2011 yılında gerçekleşen en dikkat çekici açılışlar; The İstanbul Edition, Crowne Plaza İstanbul Harbiye, Limak Eurasia Luxury Hotel, DoubleTree by Hilton İstanbul-Moda, DoubleTree by Hilton İstanbul Old Town, Holiday Inn Express Altunizade, Georges Galata Otel ve Hilton İstanbul Garden Inn Golden Horn oldu. Eylül 2011 sonu itibariyle İstanbul pazarına 1.850 yeni oda girerken, yıl sonuna kadar 600 odanın üzerinde bir arzın da olacağı beklenmektedir.

Uluslararası piyasalarda görülen toparlanmayla beraber, Türkiye otel piyasasına olan ilgi de artmaktadır. Ancak satıcının istediği fiyat ve uluslararası yatırımcının düşündüğü fiyat arasındaki fark, halen yatırım piyasasında önemli bir sorun olmaya devam etmektedir.

Reklamlar
By 1eladenecli Posted in Genel

KETEN’E HOLLANDALI PARTNER


sonrakiCaret-r KETEN'E HOLLANDALI PARTNER

KETEN’E HOLLANDALI PARTNER

“Yeni Nişantaşı’nın mimarı” anlayışıyla başta Nişantaşı olmak üzere şehir merkezinde gerçekleştirdiği projelerle tanınan Keten İnşaat A.Ş, Hollandalı ünlü mimar Mark Joubert ile proje partnerliği anlaşması imzaladı.

“Yeni Nişantaşı’nın mimarı” anlayışını benimseyen ve Etiler, Taksim, Cihangir gibi şehrin önemli merkezlerinde projeler geliştiren Keten İnşaat A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı ve mimar Ferhat Keten ve EMR ortağı Ali Emrah Ünlü, Hollandalı mimar Mark Joubert ile birlikte “JUKA” adıyla yeni bir ortaklık gerçekleştirdi.

Joubert-Ünlü-Keten Architects’in kısaltması ile oluşturulan “JUKA” ile Keten İnşaat A.Ş., Mark Joubert ve Ali Emrah Ünlü, mimarlık alanında iddialı projeler gerçekleştirmek için bir araya geldi. Keten İnşaat A.Ş, bu iş birliği sonucunda Rotterdam ve İstanbul’da ofis açacak. Juka’nın geliştireceği projeler ile, mimari ve kentsel tasarım yönünün yanı sıra ekolojik teknoloji kullanımını da güçlendirecek olan Keten İnşaat A.Ş, Mark Joubert ile birlikte Hollanda ve Türkiye’de projeler gerçekleştirecek.

Partnerlik anlaşması sayesinde Keten İnşaat A.Ş’nin, gayrimenkul geliştirme ve restorasyon konusundaki deneyimi, Mark Joubert’in sürdürülebilir şehir planlaması ve ekolojik yapılar konusundaki uluslararası deneyim ile birleşmiş olacak.

Ferhat Keten: ‘Avrupa’daki fırsatları takip edeceğiz’

Keten İnşaat A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Ferhat Keten, Mark Joubert ve Ali Emrah Ünlü ile kurulan ortaklığı ile ağırlıklı olarak Türkiye’de gerçekleştirecekleri projelerin yanı sıra Avrupa’daki fırsatları da takip edecekleri söyledi.

Uygun şartlar olduğu takdirde yurt dışında yatırımcı da olabileceklerini söyleyen Ferhat Keten, “JUKA ile özellikle şehirler için master planlama önerilerinin hazırlanması yurtdışında gelişen trend ve konseptlerin Türkiye’de uygulanması, ekolojik tasarımlar konusunda iddialı bir ortaklık oluşturuldu” dedi.

Ferhat Keten, Ali Emrah Ünlü, Mark Joubert ile gerçekleştirdikleri partnerlik anlaşması ile mimarlık yanlarını daha güçlendirerek, hem yurt içinde hem de yurtdışında iddialı projeler gerçekleştirmek için daha güçlü bir yapıya kavuştuklarını söyledi.

Partnerlik anlaşması sayesinde Keten İnşaat A.Ş’nin, gayrimenkul geliştirme ve restorasyon konusundaki deneyimi, Mark Joubert’in sürdürülebilir şehir planlaması ve ekolojik yapılar konusundaki uluslararası deneyim ile birleşmiş olacak.

By 1eladenecli Posted in Genel

ATAÇ’tan Gürcistan’a iki HES


ATAÇ'tan Gürcistan'a iki HES

ATAÇ’tan Gürcistan’a iki HES

ATAÇ şirketi tarafından yapılan açıklamaya göre, dün imzalanan protokol çerçevesinde Gürcistan’ın Guria bölgesinde yapımı, sahipliği ve işletmesi üstlenilen hidroelektrik santrallerinin toplam kurulu gücü 40,6 olacak.

Kapasitesi 65 MW’a kadar genişletilebilen santrallerin inşasına Mayıs 2013’de başlanacak ve Ocak 2016’da tamamlanacak.

ATAÇ Yönetim Kurulu Başkanı Halil Ataman, açıklamada yer verilen değerlendirmesinde, Libya ve Cezayir’de yürüttükleri müteahhitlik işlerinden sonra Gürcistan’da başlayacakları enerji projeleriyle yurt dışı açılımını devam ettirmekten mutluluk duyduklarını belirtti.

ATAÇ’ın Türkiye’de hidroelektrik santrallerinin hem inşaatını hem de işletmesini yapabilecek az sayıdaki şirketlerden biri olduğuna işaret eden Ataman, halihazırda Türkiye’de 155 MW kurulu güce sahip hidroelektrik santrallerinin de inşaatını ve işletmeciliğini üstlendiklerini ve her iki alandaki tecrübelerinin proje sürecini önemli ölçüde kısalttığını ifade etti.

By 1eladenecli Posted in Genel

İşte İstanbul’da yıkılacak yerler!


https://i0.wp.com/www.finansgundem.com/haber_resim/istanbulk.jpg

Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, İstanbul’da depreme dayanıklı olmadığı tespit edilen yüzlerce okul, onlarca hastane ve öğrenci yurdunun güçlendirme işleminin devam ettiğini açıkladı. Deprem projesine toplam 610 milyon Euro ayrıldı…

CHP İstanbul Milletvekilli Erdoğan Toprak’ın yazılı soru önergesine yanıt veren Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, İstanbul’da 58 bin 815 yapının, 11 binin üzerinde denetim elemanı tarafından denetlendiğini belirtti.

Kamu binalarının depreme karşı güçlendirme işleminin İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (İSMEP) ve İstanbul Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nce yürütüldüğünü aktaran Bayraktar, güçlendirme projesi kapsamına alınan kamu binalarının dökümünü şöyle açıkladı:

OKULLAR

Fizibilitesi Bitenler: 932 okul güçlendirme fizibilite çalışması kapsamına alındı.

Yıkılıp Güçlendirilenler: İl Özel İdaresi bütçesinden 84 okulun güçlendirilmesi yapıldı, 175 okul yeniden yapıldı. İSMEP kapsamında ise 315 okul güçlendirildi, 37 okul yeniden yapıldı.

Güçlendirmesi Sürenler: 8 okulun yapımı sürüyor.

YURTLAR

Güçlendirmesi Tamamlananlar: 7 sosyal hizmet binası, 2 yurt binasının yanı sıra Fatih ve Avcılar Atatürk Kız Yurdu, Edirnekapı Erkek Öğrenci Yurdu güçlendirildi.

Güçlendirmesi Sürenler: Kadırga Erkek Öğrenci Yurdu, Vezneciler Kız Yurdu, Hürriyeti Ebediye Erkek Yurdu, Özmen Aktar Kız Yurdu.

Yeniden Yapılacak: Zeytinburnu Atatürk Yurdu’nun kampus olarak yeniden yapımı için proje çalışmaları başlatıldı.

BAKIMEVLERİ

Güçlendirmesi Sürenler: Bahçelievler Kadın Konukevi, Bahçelievler Şeyh Zayed Çocukevi, Çamlıca Fahrettin Kerim Gökay Huzurevi, Kartal Emrullah Turanlı Çocuk Yuvası.

HASTANELER

Fizibilitesi Yapılanlar: 48 hastane ve poliklinikte güçlendirme fizibilite çalışması gerçekleştirildi.

Güçlendirmesi Bitenler: Pendik Devlet, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları, Beykoz Devlet Hastanesi.

Yıkılacaklar: Yıkılmasına karar verilen Koşuyolu Kalp Hastanesi yerine yapılması planlanan Koşuyolu Pediatrik Hastanesi, Okmeydanı ve Kartal Lütfü Kırdar Eğitimve Araştırma hastanelerinin 800’er yataklı yeniden yapımı için müşavirlik ihale süreci başlatıldı.

Güçlendirmesi Sürenler: Paşabahçe Devlet Hastanesi, Sultanbeyli Tacirler Vakfı Hastanesi, Kadıköy Yeldeğirmeni Semt Polikliniği, Hıfzısıhha Enstitüsü, Bayrampaşa Topçular Semt Polikliniği, Şile Devlet Hastanesi, Bayrampaşa Sağmalcılar Devlet Hastanesi, Sait Çiftçi ve Sultanahmet Semt Poliklinikleri.

KÖPRÜLER

Güçlendirmesi Tamamlananlar: Boğaziçi Köprüsü ve yaklaşım viyadükleri, FSM Köprüsü, eski ve yeni Haliç Köprüleri, Ortaköy Viyadüğü.

Güçlendirmesi Sürenler: Mecidiyeköy Viyadüğü.

 

By 1eladenecli Posted in Genel

Yeni santralle yılda 600 bin metreküp hazır beton üretiyor


https://i0.wp.com/www.dunya.com/pics/keklik_beton.jpg

Keklik Beton’un 2010 yılını yıllık 250 bin metreküp/8 saat hazır beton üretim kapasitesiyle geride bıraktığını söyleyen Yusuf Uğur Tamer, bu sene içinde hizmete soktukları yeni santralle üretim kapasitelerinin yine günlük 8 saat hesabıyla 600 bin metreküp/yıla çıktığını açıkladı

Firma olarak 2010 sonuna kadar yılda 250 bin metreküp/8 saat kapasiteyle hazır beton üretimi yapar durumda olduklarına dikkat çeken Keklik Beton Genel Müdürü Yusuf Uğur Tamer, bu yıl içinde faaliyete soktukları yeni santralle birlikte yine günlük 8 saat hesabıyla yılda 600 bin metreküp hazır beton üretir hale geldiklerinin altını çizdi. Bunun ciddi bir büyüme olduğunu vurgulayan Uğur Tamer, “Özellikle Kartal-Gebze bölgesindeki ihtiyaca, büyük projelere cevap verebilecek kadar bir hazırlık içindeyiz. Dolayısıyla piyasanın bizden talep ettiği ürünü eksiksiz üretebilecek durumdayız” dedi.

“Kısa zamanda bölgesel pazarda ciddi bir yer edindik”

2010 yılı itibarıyla yatırımlarını ve hedeflerini büyütüp 6 bin metrekare kapalı, 10 bin metrekare açık alanda faaliyetlerini sürdürdüklerini açıklayan Yusuf Uğur Tamer, “120 metreküp/saat kapasitemizle tamamen bilgisayar ortamında modern teknolojiyle donatılmış makine parkımız, genç ve dinamik kadromuz ile kısa zamanda bölgesel pazarda ciddi bir yer edindik” diye konuştu. Sahip oldukları üretim ve hizmet kalitesiyle tercih edilen bir beton markası haline geldiklerini söyleyen Tamer, inşaat sektörünün önde gelen firmalarına hizmet verdiklerini aktardı. Tüm tesis ve araçlarının kendi öz varlıkları olduğunu açıklayan Tamer, müşteri memnuniyeti ve kaliteyi önemle benimsediklerini, uluslararası kalite standartları çerçevesinde verimlilik, bilgi birikimi ve yüksek teknoloji kullanarak kendilerine rekabet avantajı yarattıklarını ifade etti. Müşteri portföylerinin de giderek genişlediğine ve şantiyelere direkt hizmet verir konumda¬ olduklarına dikkat çeken Tamer, “Şantiyelerde stok yapmak yerine kendimize ait olan 13 dönümlük arazi üzerinde her şantiyenin stok alanını kurarak, hizmet anlayışına değişik bir boyut getirdik. Araçlarımızla müşterilerimize en kısa süre içinde eksik malzeme ihtiyacını temin edebiliyoruz. Böylelikle müteahhit firmalar, gereksiz yere stok maliyetine girmiyor. Biz onlar adına stok yapıp, malzemelerini zamanında ellerine ulaştırıyoruz” açıklamasını yaptı.

“Kaliteli ürün konusunda ciddi Ar-Ge çalışmalarımız var”

Keklik Beton olarak yeni malzeme konularında arayışlarının olduğunu söyleyen Yusuf Uğur Tamer, hem çimentoda, hem de agregada kaliteli ürünün ancak kaliteli malzemeyle yapılabileceği felsefesinden hareketle ciddi şekilde çalıştıklarını kaydetti. Yaptıkları çalışmalarla toprak altından çıkarılan ürünlerin, üretilen malzemelerdeki kaliteyi çoğu zaman dalgalandırdığını gö¬rdüklerini dile getiren Tamer, “Bu konuda ciddi anlamda Ar-Ge çalışmalarımız var. Tesisleri¬mize kalitede taviz verilmek¬sizin hammadde alıyoruz ve dolayısıyla üretim ile kalite konusunda müşteriye en iyisini vermeyi hedefliyoruz. Bu konular bizim öncelikle¬rimiz arasında. Yaklaşık 3-4 ay öncesinde ikinci santrali¬mizi kurduk. Bu tesisimizin ihtiyacı olan makine parkını da ilave ettik” şeklinde konuştu.

Ana ilkeleri arasında kaliteli malzemenin üretilebil¬mesi için kaliteli hammadde¬nin alınmasının yer aldığını ifade eden Tamer, bundan hareketle ciddi araştırmalar ve anlaşmalar yaptıklarını aktardı. Sektörde kalite konusunu ön plana çıkararak, kaliteyi bir ideoloji gibi sunan sayılı firmalardan biri olduklarını söyleyen Tamer, bu amaçla bir laboratuvar oluşturduklarını açıkladı. Burada hem aldıkları hammaddelerin kalitelerini test ettiklerini, hem de kendilerine mal tedariki yapan firmaların ürününü almadan önce kalitesinin ne olduğunu öngören bir takım testler yaptıklarını belirten Tamer, ayrıca ürettikleri her ürünün numunelerini alarak gerekli deneyleri uyguladıklarını da dile getirdi.

Hazır betonun yanında kaba inşaat malzemesi de satıyor

Keklik Beton’un 2007’de kurulduğunu söyleyen Yusuf Uğur Tamer, yaklaşık üç aylık bir çalışma sürecinden sonra ilk deneme üretimlerinin gerçekleştiğini kaydetti. Üretime geçtikleri 2007’nin sonunda 1 milyon dolar gibi bir ciroya ulaştıklarını hatırlatan Tamer, deneme üretimlerinin sonrasında 2008 yılında hem araç parkına, hem de makine tesisat kısmına önemli ilaveler yaptıklarını söyledi. Yaptıkları ilavelerle birlikte 2008 yılını yaklaşık 7 milyon dolar gibi bir ciroyla kapattıkları bilgisini veren Tamer, “2008’in Eylül ayında, birkaç şirketten oluşan grupta ortaklar arasında ayrışmalar oldu. Fahri Keklik, diğer şirketteki hisselerini devredip, Keklik Beton’un tamamının sahibi oldu. Bu tarihten itibaren hazır beton üretiminin yanı sıra, kaba inşaat malzemeleri satışını da çeşit olarak bünyemize kattık” dedi.

Bünyelerine kattıkları demir, torba çimento, tuğla ve gaz beton gibi kaba inşaat malzemeleriyle inşaat şantiyelerine de hizmet verir hale geldiklerini dile getiren Tamer, bunun kendilerine önemli bir avantaj sağladığını ifade etti. Tamer, sahip oldukları bu çeşitlilikle piyasada daha rahat hareket edebildiklerini vurguladı.

By 1eladenecli Posted in Genel

İDO’nun Ro-Ro yatırım planına Gemlik tepkili


İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO) şirketinin 2012 yılı yatırım planında yer alan Ro-Ro taşımacılığı projesi Gemlik’te tepkiye neden oldu. Gemlik TSO ile Gemlik Belediyesi, ilçenin kamuoyu önderlerine danışılmadan alınan yatırım kararına ateş püskürdü.

Geçtiğimiz günlerde düzenlediği basın toplantısında İDO’nun 2012 yılı yatırım planlarını kamuoyuyla paylaşan Şirketin CEO’su Önder Sezgi, proje kapsamında İstanbul tarafından Ambarlı’da, Marmara’nın güneyi ayağında ise Bandırma, Bursa-Gemlik ve Eskihisar’da Ro-Ro iskeleleri kuracaklarını açıklamıştı. Sezgi’ye ilk tepki Gemlik Ticaret ve Sanayi Odası (GTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Akıt’tan geldi. Akıt, Gemlik’te yer alan mevcut limanlar nedeniyle ciddi bir yoğunluk yaşandığına dikkat çekerek Gazeteniz DÜNYA’ya şu açıklamalarda bulundu: “Gemlik’te normal şartlarda TIR ve kamyon yoğunluğumuz had safhada. Bir liman kenti olan Gemlik’teki limanlar yıllık 30 milyon tonun üzerinde bir kapasiteye sahip. Biz Anadolu ile yurtdışı arasında bir ithalat ve ihracat kapısıyız. Bizim altyapımız ve kapasitemiz de ancak mevcut yapının ihtiyacına cevap verebilecek düzeyde. Ayrıca düşünülen Ro-Ro seferlerinden doğacak olan trafiğe hazır değiliz. Trafik yoğunluğunu kaldıracak yolumuz yok. Ayrıca bu tip bir yatırım için yerimiz de yok. Ro-Ro seferlerine kesinlikle karşıyız.”

“Parayla pek çok şeyi halledebileceğini düşünen bazı özel şirketler yatırım planları yapabilirler, onlara göre uygun planlama olabilir. Ancak biz Gemlik olarak bundan sonra bu tip yatırımlar istemiyoruz” diyen Akıt,  “İlçe olarak rotamızı turizme çevirmek, bu alanda gelişmek istiyoruz. Marmara Denizi’nde bir körfeze ismini vermiş olan Gemlik, yarın öbür gün Haydarpaşa’ya alternatif olabilecek bir konumda. Biz turizm ve hizmet sektöründe gelişeceğiz. Öte yandan buradaki özel limanların da bu tip bir yatırıma sıcak bakacaklarını sanmıyorum. Çünkü limanlar kendi esas görevlerini yerine getirirken bir de Ro-Ro seferleri için hizmet vermek istemeyecektir. Bu onlar için de maliyet yükü demektir” şeklinde konuştu.

Gemlik Belediyesi: Böyle

bir girişime müsaade etmeyiz

İDO’nun Ro-Ro seferlerine yönelik Gemlik’te yapacağı yatırıma bir tepki de Gemlik Belediye Başkan Vekili Av. Refik Yılmaz’dan geldi. Belediye olarak İDO’nun planladığı Ro-Ro taşımacılığına karşı olduklarını belirten Yılmaz, “Burada İDO Ro-Ro seferine karşıyız. İskelemizi hiçbir şekilde Ro-Ro seferleri için kullandırmayacağız. Özelleştirilmiş bir şirketin yatırım planını açıklaması bizi bağlamıyor. Bizi Gemlik’in menfaati bağlıyor. Biz 5 yıl önce şehir içindeki yük iskelesini iptal ettik. Gemi tahmil ve tahliye işlemlerini iptal ettik. Şimdi kalkıp böyle bir girişime olur vermemiz mümkün değil” diye konuştu. Gemlik’in turistlik bir bölge olduğunu 2023 vizyon projeleri içinde kruvaziyer turizmi, yat limanı kurulması ve balıkçı barınağı yapılması olduğunu kaydeden Yılmaz, “Yolcu taşımacılığı için deniz otobüsleri düşünülürse olabilir, ancak Ro-Ro seferlerine olur vermemiz mümkün değil. Bizim Dörtyol mevkii ile şehir merkezinde olmak üzere iki limanımız var. Buradaki özel limanlarla irtibat kurup anlaşırlarsa karışamayız ancak kendi limanlarımızda böyle bir girişime müsaade etmeyiz. Bu noktada da kimse bize baskı yapamaz. Gemlik’in turizmden daha fazla pay alması için hedef koyduk. Bu hedefimizi de realize etmek için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Esra ÖZARFAT

By 1eladenecli Posted in Genel

Tarihi köftecinin ismi icradan satılık


Ekonomi / Tarihi köftecinin ismi icradan satılık Tarihi SultanahmetKöftecisi’nin marka ismi, 2008 yılına ait 37 bin 500 dolarlık borç senedi ödenmediği için icra kanalıyla satışa çıkarıldı. 91 yıllık mazisi olan meşhur köftecinin sahibi Mehmet Tezçakın, kendi adına düzenlenen senedin karşılığını tüm ısrarlara rağmen alacaklısına ödemedi.Alacaklı avukatı Sinem Karataş müvekkiliadına senedin tahsili için icraya başvurdu.


MARKA BEDELİ BELİRLENDİ

Ankara 6. İcra Müdürlüğü’nün 2009/3325 esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibinde Tezçakın, adına kayıtlı 15 markaya haciz konulup bu markaların satış işlemleri başlatıldı. Bilirkişi, markalara 2 milyon lira değer biçti.
SATIŞ GERÇEKLEŞEBİLİR
İcra İflas Kanunu hükümleri gereğince markalar birinci satışta bu değerin yüzde 60’ına, (1 milyon 200 bin) ikinci satışta ise değerinin yüzde 40’ına (800 bin TL) satılacak. Markanın satışı gerçekleşirse Tezçakın ailesininartık hukuken bu markayı kullanma hakkı kalmayacak. Bu aşamadan sonra 91 yıllık marka ismi, yeni sahibi kullanmaya hak kazanacak. Faiz ve masraflarla birlikte 100 bin lirayı bulan borcun ödenip ödenmeyeceğimerak ediliyor.

By 1eladenecli Posted in Genel

‘Metroport’a Almanlar talip, vergi pürüzü asılırsa satış yıl sonunda


sonrakiCaret-r https://i1.wp.com/www.aksam.com.tr/images/news/82463.jpg

‘Metroport’a Almanlar talip, vergi pürüzü asılırsa satış yıl sonunda

Gül İnşaat, Bahçelievler’deki Metroport Alışveriş Merkezini 120 milyon dolara Almanlara satmaya hazırlanıyor. Ali Gül, ‘Vergilerle ilgili bir pürüz var, onu da aşarsak yılsonuna kadar satış olur’ diyor

Florya, Yeşilköy civarında hayata geçirdiği projelerle tanınan Gül İnşaat, o bölgede arazi kalmayınca, İstanbul geneline yayıldı. Hatta Gül inşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ali Gül, kısa vade içinde şehir dışına da çıkmayı planladıklarını, Bursa’da Avrupalı bir ortakla, büyük bir projeye başlayacaklarını söylüyor. Gül, Bahçelievler’deki Metroport Alışveriş Merkezi’ni de Almanlara satmak için son aşamalara geldiklerini ifade ediyor
– Van depremiyle yine gözler müteahhitlere çevrildi..
Bu depremde 3 yıllık, 6 yıllık binaların yıkıldığını gördük. Artık Türkiye’nin en ücra yerinde bile hazır beton var. Burası 1. derece deprem bölgesi. Belediye neredeydi acaba bu binalar yapılırken. Önüne her gelen müteahhit oluyor. Burada ciddi bir denetleme sorunu var. Bence yıkılan binalarla ilgili herkesin sorumluluğu var. O çevrede oturan, şikayet etmeyen insanlar da buna dahil. 

– Peki ne yapsın insanlar konut satın alırken?
Önce mutlaka bu binanın ruhsatı var mı diye sorsunlar. Bina yapı denetim tarafından denetlenmiş mi; yapı denetim firması kim, bunların mutlaka sorulması gerekiyor.

Bir de topraktan daire alma meselesi var. Bence ancak o firmayı tanıyorlarsa, firmanın geçmişi temizse maketten ev alsınlar. O şirket bundan önce neler yapmış, mutlaka bakmaları lazım.
– Beklenen İstanbul depremi de tedirginlik yaratıyor. Eski binaların tamamı yıkılmalı diyenler var.
İstanbul’da 1999’dan sonra yapılan binaların yenilenmesine gerek yok. Ancak öncekilerin mutlaka ya güçlendirilmesi ya da yenilenmesi gerekiyor. Ayrıca şirketler sosyal sorumluluk adına da kamu kurumlarına destek vermeli.  Geçen yıl Başakşehir’de 40 derslikli bir okulu yıkıp yeniden yaptık. Öyle bir okul yapmışlar ki makine girer girmez bina yıkıldı. Şu anda da Esenyurt’ta bir okul yapıyoruz.

2012’de üç yeni proje
EYÜP’TE çok yeni başladığımız bir proje var. Henüz lansmanı yapılmadı ancak ismi Eyüp Park olacak, 100 bin metrekare inşaat alanından oluşuyor. Yatırım bedeli 80 milyon TL olacak. 300 konut ve 100 mağazalı bir AVM’den oluşacak. Bir diğer projemiz ise yine şehrin merkezinde Bakırköy Osmaniye’de olacak. Henüz ismi belirlenmedi şu an projelendirme aşamasında. Birkaç ay içinde inşaata başlıyor olacağız. 15 bin metrekare inşaat alanı var, yatırım bedeli 45 milyon TL. Son yeni projemiz ise Beylikdüzü Kavaklı’da. 60 bin metrekare inşaat alanında 274 konut ve 70 adet dışa dönük mağaza’dan oluşan bir proje. Yatırım bedeli 30 milyon TL, bu projenin lansmanı da önümüzdeki günlerde gerçekleşiyor olacak.

Bakırköy’de metrekare 7 bin lira olacak
– Yeni projelerinizde metrekare fiyatları nasıl olacak?
2500-3500 TL arasında olacak. Şu anda devam eden projelerde de böyle. Sadece Bakırköy’de 7 bin TL gibi bir fiyat düşünüyoruz.
– Bakırköy projesini diğer projelere göre daha mı lüks planlıyorsunuz?
Evet hem lüks olacak hem de Bakırköy’de arazi maliyetleri yüksek. Buradaki proje 5 katlı binalardan oluşacak. İsmi de büyük olasılıkla Bakırköy Park olur.

Bursa’da Avrupalı partner
– Sizi Florya, Yeşilköy civarındaki projelerinizle tanıdık. Şimdi şehrin farklı semtlerinde de görüyoruz. Anadolu yakasına da gitmeyi düşünüyor musunuz?
Evet artık o bölgede arazi kalmadı. Güneşli Bölgesi, Basın Ekspres yolu üzerine bakıyoruz. Odalar Birliği’nin bir arazisi var Zeytinburnu’nda, o araziyle ilgileniyoruz. Aslında şu anda Avrupa yakası’nda her yer ilgi alanımıza giriyor.
Anadolu yakası için de şimdilik, ‘kontrol edemediğimiz yer bizim değildir’ diyoruz. Ama Bostancı’da baktığımız fabrika arazileri var.
– Peki şehir dışına gider misiniz?
Bursa’da AVM ve konuttan oluşan büyük bir projemiz olacak, Avrupalı bir partnerle birlikte Bursa’nın çok merkezi bir yerinde yapacağız bu projeyi. Ancak henüz koşulları netleşmedi.

SORUN KDV’DEN KAYNAKLANIYOR
– Metroport’a 120 milyon $ istedik Yabancılardan size de ilgi var mı?
Evet Metroport’la ilgili de görüşmelerimiz var. Alman bir yatırımcıdan teklif geldi. Türkiye’de yatırımları olan bir şirket bu.Türkiye’de sabit getirisi olan bir mülk istiyorlar. Bir aşamaya geldik fakat ufak bir pürüz var. Vergiler çok yüksek. Yüzde 18 KDV, yüzde 20 Gelir Vergisi var. Paranın yüzde 38’i gidiyor. O konuda sıkıntı yaşıyoruz. Biz artı KDV istiyoruz. Onlar vermeyelim diyorlar. Bunu aşarsak yıl sonuna kadar satış olacak.

By 1eladenecli Posted in Genel

Konut gibi 60 ay vadeli iş merkezi satıyor


Sinpaş tarafından İstanbul İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde geçtiğimiz mart ayında inşa edilmeye başlayan İş Modern projesinin ilk etabı tamamlandı

İnşaat sektörünün önde gelen şirketlerinden Sinpaş, konutta uyguladığı 60 ay vade farksız ödeme avantajını işyerleri için de sunmaya başladı.

Bu sayede şirket, İstanbul İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde Mart 2011’de inşa etmeye başladığı İş Modern Ticaret Merkezi’nde 1. etap satışlarını tamamladı. Şimdi de 2. etabı satışlara açtıklarını belirten Sinpaş Yapı Genel Müdürü Ahmet Çelik, taliplilere uzun vadeli kira öder gibi işyeri sahibi olma imkânı tanıdıklarını söyledi. 480 ila 10 bin metrekare arasında değişen 1. etaptaki işyerlerinin metrekare birim fiyatını 1.750 TL’den başlattıklarını hatırlatan Çelik, “Kısa sürede büyük ilgi gören ve satılan ilk etabımızdan sonra şimdi de 2. etabımızın satışına başlayacağız. İlk etapta olduğu gibi bu etabın satışını da ön talep toplayarak yapacağız. 2. etaptaki metrekare birim fiyatımız ise minimum 2.100 TL. olacak.” dedi. 2. etapta 12.500 ila 14.500 metrekare arasında olan iş merkezleri bulunduğunu aktaran Çelik, “Toplam 70.000 metrekarelik satılabilirlik alana sahibiz. 6 metre ve üzeri tavan yükseklikleri, yüksek taşıma gücü, bölümlerin önünde araç yükleme-boşaltma için otopark ve çift yönlü TIR manevra ve yanaşma alanları ile özellikle büyük lojistik ve imalat yapan firmalara yönelik diyebiliriz. Her bir kata TIR ve her türlü ağır vasıta çıkabiliyor.” diye konuştu.

İSTANBUL VE ANKARA’DA OFİS İNŞASINA DEVAM EDECEĞİZ

Genel Müdür Ahmet Çelik, sahip oldukları birden fazla ticari gayrimenkul için de proje çalışması yürüttüklerini söyledi. Topkapı’da yeni bir işyeri alanı bitirdiklerini belirten Çelik, “Bu gayrimenkulümüzün kiralama ve pazarlama çalışmalarına başlayacağız. Kağıthane’de yeni bir projemiz olacak. Ofis ve perakendeye yönelik olan bu projemiz 21 bin metrekare inşaat alanına sahip. Projemiz hazır, ruhsat için izin sürecine başlıyoruz. Ruhsat sürecinden sonra bu yıl projemize start vermeyi planlıyoruz. Bunun dışında İstanbul’daki birkaç arazi ile görüşmelerimiz devam ediyor.” dedi.

By 1eladenecli Posted in Genel

TAV, Medine için imza attı


Medine Havalimani için yapılan sözleşme, Suudi Arabistanlı yetkililer ve TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Sani Şener ve konsorsiyum ortakları tarafından imzalandı.
Medine Havalimanı’nı Türk şirketi TAV genişletip 25 yıl işletecek. Yap-işlet-devret ihalesini konsorsiyum ortakları Al Rajhi ve Saudi Oger ile birlikte kazanan TAV Havalimanları Holding, Suudi Arabistan Sivil Havacılık Otoritesi GACA ile sözleşme imzaladı.

Yatırımın 1 ilâ 1,5 milyar dolar olması planlanan proje, yolcu terminali inşasını 2015 yılının ilk yarısına kadar bitirecek ve Medine Havalimanı’nın 25 yıl işletim hakkına sahip olacak.

Sözleşme Suudi Arabistan Savunma ve Havacılık Bakan Yardımcısı Prens Fahad bin Abdullah bin Mohammed Al Saud, Sivil Havacılık Otoritesi Başkanı Faisal Hamad Al-Sugair ile TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Sani Şener, Al Rajhi Holding Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Süleyman Al Rajhi ve Saudi Oger Başkan Yardımcısı Ayman Al Hariri tarafından imzalandı.

İmza töreninde konuşan TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Sani Şener, TAV Havalimanları olarak havalimanları portföyüne İslam dünyasının en önemli iki şehrinden biri olan Medine Havalimanı’nın yapım ve işletmesini katmanın kendilerini onurlandırdığını söyledi. Şener, “TAV Havalimanları işletmesi altında bulunan İstanbul, Ankara ve İzmir’den Medine’ye yapılacak hac ve umre seferlerinde kapasitenin artırılması ve oluşturulacak koordinasyonun, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın havacılık sektörüne büyük katkıları olacağına inanmaktayım. Finansmanı ihale öncesinden hazırladığımız için projede yatırıma hemen başlayıp, süresinden önce tamamlamak en büyük hedefimiz.” dedi.

Al Rajhi Holding Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Süleyman Al Rajhi ise Al Rajhi Grubu olarak Medine Havalimanı için doğru ortakları seçtiklerini kaydetti. Al Rajhi, “Al Rajhi Holding Grubu, ülke için son derece önemli bir giriş kapısını ve Hazreti Muhammed’in şehrinin ziyaretçilerine sunulan hizmetleri geliştirmek için Sivil Havacılık ile el sıkışmaktan büyük onur duymaktadır.” dedi.

Saudi Oger Başkan Yardımcısı Ayman Al Hariri ise törende şunları ifade etti: “Körfez bölgesinin ilk kamu-özel sektör işbirliği projesi, Suudi Arabistan’ın en önemli havalimanlarından ve Kâbe ziyaretçileri ile hacılar için ana giriş kapısı olan Medine Havalimanı için çalışacak olmaktan gurur ve onur duymaktayız.”

Projede inşaatını 2012’nin ilk yarısında başlayarak üç yıl içinde tamamlayacak konsorsiyum, havalimanını 2037 yılına dek işletecek. 2010 yılında 3,3 milyon yolcuya hizmet veren Medine Havalimanı’nın kapasitesi yapılacak yeni terminal binası, apron ve hızlı çıkış yolları ile ilk aşamada yılda 8 milyon yolcuya çıkarılacak, daha sonra ise imtiyaz süresi bitmeden önce kapasite yılda 16 milyon yolcuya ulaşacak.

By 1eladenecli Posted in Genel