Galeri

Taraklı sakin şehir oldu*


Taraklı, Türkiye’nin Marmara Bölgesinde eski İstanbul – Ankara karayolu ve tarihi ipekyolu güzergâhında konumlanmış ve 1954 yılında belediye olmuştur. Taraklı antik çağlarda Anadolu’da yer alan eski bir yerleşim yeridir. Hisartepe’de bulunan iki sarnıç M.Ö. 1000 – M.Ö. 2000 yılları arasını tarihlemektedir.

“Bitinya (Bytinia)” bölgesinde yer alan Taraklı Anadolu’nun yaşadığı tüm tarihî devirleri  yaşamıştır. Bitinya bölgesi, bugünün Bursa, Eskişehir Kocaeli üçgeninde Taraklı ve Göynük’ü de içine alan, tarım yönünden elverişli mümbit bir bölgedir. Bu özelliklerinden dolayı, bu bölge için bir çok savaş yapılmıştır. Taraklı antik dönemlerde Da(e)blis; Dablais; Doris; Dablai gibi isimlerle anılmıştır.

Anadolu’ya ilk yerleşenlerin M.Ö. 5 (beş bin) yılında Proto-Hititler olduğu kabul edilmektedir. M.Ö. 2 (iki bin) yılında Anadolu’ya gelen Arilerle karışarak, Hitit Devlet yönetiminde özgür Beylikleri (Etiler) kurdukları için, Anadolu halkına genelde Etiler denilmektedir.

M.Ö. 1200 (bin iki yüz) yıllarında Anadolu’ya gelen Frigler, Hitit Devletini yıkarak, Anadolu’nun Kuzey-Batısına (Eskişehir-Kütahya-Afyon Civarı) Frigya Devletini kurmuşlardır (M.Ö. 1200-620). Frigler, Batıya doğru ilerleyerek, Bitinya denilen  bölgeyi almışlardır. Friglere ait en eski yazılı belge, Taraklının 28km doğusundaki Soğukçam (Germenos) köyünde bulunmuştur.

Frigyalılardan sonra M.Ö. 620‘de Lidyalıların eline geçen bu bölge, bu dönemde de önemli bir mevkiye sahip idi. Lidyalılardan sonra Pers İmparatorluğu, ondan sonra da Makedonyalı İskender’in hâkimiyetine girmiştir.

M.S. 395 (üç yüz doksan beş) yılında Roma İmparatorluğu, ikiye ayrıldığı zaman Taraklının içinde bulunduğu Bitinya bölgesi, Bizans’ın payına düşmüştür. Bizans, bu bölgede 11. asra kadar hâkimiyetini sürdürmüştür. Taraklı çevresinde Roma ve Bizans dönemlerine ait kalıntılara rastlanmıştır.

 

1291 yılında Osman Bey; Samsa Çavuş ve onun kardeşi Sülemiş ile Harmankaya  Rum Beyi Köse Mihal’in yardımlarıyla Taraklı taraflarına akınlar yapıp, Taraklı’yı ele geçirmiştir.

Fas asıllı ünlü Arap seyyahı İbni Batuta (1304-1368-69), 1333 yılında Bursa, İznik, Mekece üzerinden Sakarya vadisini ulaşarak, Taraklıdan geçmiş ve bu kasabaya “Yenice” diyerek, gördüklerini eserinde aktarmıştır.

Taraklı hakkında en teferruatlı bilgiyi, Evliya Çelebi (1611-1688) ünlü Seyahatnâmesinde vermektedir. Evliya Çelebi, Taraklı’nın yedi mahalleden oluştuğunu tespit ettikten sonra mimarî yapılanması hakkında ayrıca şu bilgilere yer vermektedir: “Çarşı içindeki camii(Yunus Paşa Camii) çok güzeldir. Bir hamamı, beş hanı, altı çocuk mektebi ve 200 dükkanı vardır. Hepsi kaşık ve tarak yapımıyla uğraştıklarından, şehre Taraklu derler. Dağlar safi şimşir ağacıyla kaplı olduğundan halkı bunları işleyip, Arap ve Aceme gönderirler. Suyu ve havası çok güzeldir. Bütün dağları, ormanlarla kaplı av yeridir. Deresi içinden aktıktan sonra diğer bir nehir vasıtasıyla Sakarya nehrine kavuşur”


Cuinet, Taraklı hakkında ayrıca şu bilgileri nakletmektedir: Taraklı’nın “29 köyü vardır. Toplam nüfusu, 5.470 Müslüman, 3.832 Ermeni ve 291 Rum’dan oluşan toplum, 9.593 kişidir. Nahiyenin merkez nüfusu, 1.318 Müslüman’dır. Nahiye’de 10 büyük cami, 20 mescit, 5 medrese, 1 hamam, 10 çeşme, 6 fırın, 12 han ve otel, 83 dükkan, 20 çiftlik ve 20 değirmen vardır.

Yıllar boyunca Taraklı sakin atmosferini korumuş, büyük şehirlerin hızlı, kirlenmiş yaşam tarzından uzak kalmıştır.

Günümüzde nüfusu 3055 olan Taraklı, Sakarya ilinin en eski yerleşim yerinden biridir. Köylerine minibüs veya otobüsle ulaşım sağlanabilmektedir. Taraklı, Alifuat Paşa tren garına 35km, Sakarya otobüs terminaline 65km ve Sabiha Gökçen Hava Alanına 171km mesafede bulunmaktadır.

https://i1.wp.com/www.kucukoteller.com.tr/images/contentimages/tarakli_cevre_foto_31101250331494_buyuk.jpg

 

https://i1.wp.com/img01.imgfotokritik.com/photos/lowres/1/0/9/109319/d0806f2bab43f7ad9eb2a6a737ce7f0f.jpg

Yunus Paşa Camii
Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi sırasında Vezir-i Azamı Yunus Paşa tarafından 1517 yılında yaptırılan Yunus Paşa Camii, kubbesi kurşun kaplı olduğundan, halk arasında “Kurşunlu Camii” diye anılır. Yunus Paşa Camii, kare planlı, tek minareli klasik uslupta inşa edilmiş, güzel bir Mimar Sinan eseridir. Cephe duvarları, ince yontu küfeki taşından inşa edilmiş olup, yine küfeki taşından işlenmiş saçak kornişleri ile sonuçlanmaktadır.

Halen çalışan

https://i2.wp.com/img2.blogcu.com/images/m/e/r/meralhobiart/01.jpg

2011 Cittaslow Genel Kurulu’na Türkiye damga vurdu. Lidzbark Warminski BelediyeBaşkanı Artur Wajs tarafından açılışı yapılan toplantıda Türkiye’nin Cittaslow Başkenti Seferihisar tarafından birliğe aday gösterilerek dosyaları teslim edilen 4 kentin Cittaslow üyeliği açıklandı. Buna göre Akyaka (Muğla), Yenipazar (Aydın), Gökçeada (Çanakkale) ve Taraklı (Sakarya), Türkiye’nin yeni Sakin Şehirleri oldu.

Nasıl yavaş şehir olunur?

‘Sakin şehir’ olabilmek için çevre ve altyapı politikaları, kentsel kalite, yerel üretimi korumak, misafirperverlik ve Slow Food aktivitelerinin desteklenmesi adı altında yedi başlıktaki 59 kriterin uygulanması gerekiyor.

Nüfusun elli binden az olması.

Geleneksel yapıların korunması

Trafiğin azaltılması

Yerel ürünlerin kullanılması

Yenilenebilir enerji kullanılması

Fast Food dükkânları yerine yerel yemeklerin sunulduğu restoranların desteklenmesi

Eski yapıların restore edilmesi

Gürültü kirliliğinin engellenmesi

Hava kalitesinin yükseltilmesi

Organik ürün üretilmesi

El sanatlarının korunması gerekir

http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcRw2Fr5Fm9SPCBSRTUa1-iq2MfQtlD2g-l-ycSvnqeQeNwgF0Zc3w

Reklam filmi sayesinde Türkiye’nin “Mümkünlü Köyü” olarak tanıdığı Sakarya’nın Taraklı beldesi, bu reklam sonrasında turist akınına uğruyor. Zamanın adeta durduğu Taraklı, geleneksel evleri ve lezzetleriyle meşhur

Sakarya’nın güneydoğusunda yemyeşil ormanların arasında parıldayan, insana zamanın durduğunu hissettiren bir belde Taraklı. Eski Osmanlı mimarisiyle günümüze kadar gelmiş tarihi evleri, el sanatları ve birbirinden iddialı lezzetleriyle uluslararası Cittaslow ağına giren Türkiye’deki 5 adresten biri. Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde bile söz ettiği Taraklı’nın tertemiz sokaklarında güler yüzlü insanlar, zamanın tadını çıkararak yaşıyor.
https://i1.wp.com/arnika.com.tr/img/galeri/goynuk_bahar/10.jpg
İSTANBUL’UN ARKA BAHÇESİ
Belediye Başkanı Tacettin Özkaraman  Taraklı’nın Cittaslow ağına dahil oluş öyküsünün, merakla başladığını şöyle anlatıyor: “Seferihisar’ın Cittaslow seçilmesinin ardından araştırıp kriterlere baktık. Bu 59 kriter bizim düşündüğümüz ve hedeflediğimiz şeylerdi. Bu nedenle üye olmaya karar verdik. Seferihisar Belediyesi aracılığıyla başvurduk.” Ankara, Bursa ve İstanbul’un arka bahçesi sayıldıklarını anlatan Tacettin Özkaraman, merkezin neredeyse tamamının tarihi mimari yapısını koruduğunu ve halkın geleneksel el sanatlarını sürdürdüğünü belirterek, “El yapımı tahta kaşıklarımızın tek rakibimiz Çin” diyor. Belediye Başkanı Özkaraman sağlık turizmi açısından da bir termal projenin hayata geçmek üzere olduğunu, yaklaşık 4 bin 500 kişinin yaşayacağı 90 dönümlük bir alandaki projenin 3 yıl içinde biteceğini anlatıyor. Sakarya Üniversitesi ile ortaklaşa fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi ile 400 odalı bir otel ve kongre merkezi projesi de mevcut. Projenin sağlayacağı istihdam imkânıyla şehirde kaybedilen genç nüfusun artacağına inandıklarını aktaran Özkaraman, “Bunun için imar planlarımızı yeniden oluşturuyoruz ve hazırlıksız yakalanmamak için TOKİ ile konut yapımı konusunda görüşüyoruz” diyor. Taraklı geçmişte meyve üretiminde çok önemli bir noktaymış. Saray mutfağına taşınan eriği ve ayvası çok meşhur olan Taraklı merkezde artık meyve üretimi neredeyse hiç yapılmıyor. Küresel iklim değişikliğinin vurduğu şehirde son yıllarda enginar, çilek ve yüksek bölgelerde kiraz ve vişne üretiliyor. Belediye Başkanı Tacettin Özkaraman’la sohbetimiz sırasında şehir merkezinin en önemli tarihi yapılarından birine geliyoruz. 1517 yılında yapılmış olan Yunus Paşa Camisi’nin en büyük özelliği alttan ısıtmalı olması. “Cami yapılırken müştemilatı içinde mutlaka hamam bulunurmuş. Hamamda ısınan su buharını toprak künklerle caminin altından geçirerek ısıtma sağlanmış” diye anlatıyor Başkan Özkaraman. Ancak restorasyon çalışmaları esnasında hamam tamamen bozulmuş ve işlevini yitirmiş. Cami bugün de şehir halkının ibadet için kullandığı en önemli mekân.

KÖYÜN ADI ‘MÜMKÜNLÜ’ KALDI
Sakin sokaklarında Taraklı’da gençlerden çok yıllara meydan okuyan delikanlılar dikkati çekiyor. . “Burada yaşam çok rahat. Kendimiz üretip kendimiz tüketiyoruz” diyor.

85 YILDIR KÖPÜK HELVASI YAPIYOR
Taraklı ‘ya gelmişken buranın ünlü tatlarından biri olan köpük helvasının yapılış öyküsünü öğrenmek lazım. Evinin altındaki imalathanesinde helva yapan Hüseyin Kömürcü, “Anamdan doğduğumdan beri helva pişiriyorum” diyor. Eskiden süpürge ve kürekle çırptığı karışımı şimdi daha teknolojik makinelerle hazırladığını anlatan Kömürcü, “Köpük helvası çöğen ve şekerden oluşuyor. Ancak çırpılması gerek. Dikkat etmez de başka bir malzeme katılırsa bütün kazan heba olur çünkü k a b a r m a z ” diyor. 85 yıldır helva imal eden Hüseyin Amca, dededen kalma geleneği oğullarına da aktarmış.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s