İbrahim Çeçen’in hayrete düşüren yaşam öyküsü…


Milliyet Gazetesi ekonomi yazarı Güngör Uras 3’üncü köprü ihalesini alan İçtaş firmasını merak edip araştırmış. Bakın İçtaş ve sahibi İbrahim Çeçen kim? Nasıl bugünlere gelmiş…

Fırsatlar Ülkesi

Türkiye bir fırsatlar ülkesi. Dünyanın neresinde ülkenin en fakir yöresinde doğan, lise eğitimini tamamlayan bir genç, arkadaşıyla inşaat işine girdikten sonra imkânları değerlendirerek ülkenin en güçlü müteahhitlik firmasına sahip olabilir? Ve 3’üncü Boğaz köprüsünü yapmaya soyunabilir? İstanbul Boğazı’na inşa edilecek 3. köprüyü 2.5 milyar dolar para harcayarak İçtaş-Astaldi Ortak Girişim Grubu gerçekleştirecek.

İtalyan Astaldi 80 yıllık bir uluslararası firma. Onu biliyoruz. “İçtaş” nasıl bir firma? Sahibi kim? İhale sonuçlanınca merak ettim. Sordum, soruşturdum. Öğrendim ki, İçtaş “İbrahim Çeçen”in firması… İyi de İbrahim Çeçen kim? İbrahim Çeçen’in hayat hikâyesi ile ilgili bilgilere ulaşınca “Helal olsun bu memlekete… Bu memleket fırsatlar ülkesi… Çalışan sıfırdan tepeye çıkabiliyor” diyerek sevindim.

İbrahim Çeçen’in hayat hikâyesi ilginç. 1941 yılında Ağrı’da doğmuş. Liseyi Ağrı’da tamamlamış. 1962’de Ankara’da tekniker okulu bitirmiş, Bitlis’te Bayındırlık Müdürlüğü’nde yapım şefi olarak çalışırken Cumhuriyet Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünden 1.5 yıl süreli hızlandırılmış programla diploma almış. 1969’da Ankara’da İçtaş’ı kurarak kamunun inşaat ile ilgili ihalelerine katılmaya başlamış. Sonra turizm, otelcilik, enerji, hava ve deniz limanları işletmeciliği ve sanayi sektörlerine girmiş. Bütün bu işleri şimdilerde IC Holding şemsiyesi altında yürütülüyormuş.

Bir Ağrı hikâyesi…

IC Holding, İstanbul Eskişehir hızlı tren projesini üstlenmiş. Amerikalı ortakları ile 6 hidroelektrik santralı kuruyor. Antalya Havaalanı’nı işletiyor. Afyon-Kütahya-Uşak arasında yeni bir havaalanı inşa ediyor. Çok sayıda inşaat projesi var. Çeçen 1984’te İbrahim Çeçen Vakfı’nı kurmuş. 3 bin öğrenciye burs vermiş. Ağrı’da 2 okul yaptırmış. Yine Ağrı’da İbrahim Çeçen üniversitesi kurulmuş.

İbrahim Çeçen örneği tek değil. Türkiye’de benzer şekilde ülkenin en fakir yörelerinden çıkarak başarıya ulaşmış işadamımızın sayısı çok. Bunlar bu ülkenin kendi insanına tanıdığı fırsatlar sayesinde oluyor.

Yazıyı İbrahim Çeçen’in bir söyleşisindeki anlatımından bir bölüm aktararak bitireceğim. Söyleşiyi yapan soruyor: “Çocukken, günün birinde Türkiye’nin en büyük işadamlarından biri olacağınızı hayal eder miydiniz?”

İbrahim Çeçen cevaplıyor: “Ben müteşebbis ruhluyum. Çocukluktan beri yaratıcıyım. Günün birinde bir yerlere geleceğimi biliyordum” diyor. Ve çocukluğuna ait bir hikâyeyi anlatıyor: “Henüz 10 yaşındaydım. Babamla, babamın arkadaşı olan bakkal Ömer amcanın dükkânına gitmiştik. Babam sohbet ederken ben de bir içeride, bir dışarıda dolanıyordum. Bir ara dükkânın önünde bir kantar gördüm. Aklıma bir fikir geldi. Ağrı’da o dönemde askeri bir tümen vardı. Haftasonu askerler çarşı iznine çıkar. Cumhuriyet Caddesi’ne baktığınızda askerden her yer yemyeşil gözüküyordu. ‘Bakkal Ömer Amca’ dedim. ‘Bu kantarını alıp cumartesi ve pazar günleri şu askerleri tartabilir miyim. Zavallı askerleri sevindireyim’ dedim.

Ömer Amca da ‘Peki’ dedi. Cumartesi ve pazar günleri o kantarı alıp Cumhuriyet Caddesi’ndeki caminin bitişiğine koydum. Önümde askerlerden kuyruklar oluştu. Para koyacak yer bulamıyordum. Bunu gören Ağrılılardan birkaç kişi daha koşup kantar aldı ve gelip benim yanımda iş yapmaya başladılar. Bu durumu Ömer Amca da görünce gelip kantarı benden aldı ve kendisi bu işi yapmaya başladı. Halen Ağrı’ya gittiğimde bakıyorum, o yerde son model basküller dizilmiş ve insanları tartıyor. Bu manzarayı görünce çocukluğumu hatırlarım.”

(Yazının sonuna bir not: Bizde başarılı işadamları ve politikacılar, çocukluk dönemlerini anlatırken mutlaka bir başarı öyküsünden söz ederler. Kimi çocukluğunda ciklet, limon, simit satmış para kazanmıştır. Kimi ayakkabı boyamış, çıraklık yapmıştır. Anadolu’da bir söz vardır. “Adam olacak çocuk havasından belli olur” derler… İşte o biçim!)”

Güngör Uras / Milliyet

3. Köprü ihalesinin yapılması İstanbul Riva’da satışa çıkan 146 dönümlük arsaya talebi artırdı.


 

 

3. Köprü ihalesinin yapılması İstanbul Riva’da satışa çıkan 146 dönümlük arsaya talebi artırdı. GYO’lar ve büyük inşaat şirketleri de arsayla ilgilenmeye başladı

Gemi inşaat sanayinde faaliyet gösteren Düzgit Grup, İstanbul’un en güzel yerlerinden biri olan Beykoz’a bağlı Riva’da 146 dönümlük konut imarlı arsasını satışa çıkardı. Turyap tarafından kapalı zarf usulüyle yapılacak ihale 7 Haziran Perşembe günü saat 14:00’da gerçekleştirilecek. Riva’da Çayağazı Beylik Mevkii’nde yer alan arsa 2975, 2976, 2977, 3005, 3006 ve 3007 parsellerden oluşuyor. 1/ 1000 binlik planları onanan ve inşaata hazır durumda bulunan arsanın büyüklüğü brüt 146 bin 626 metrekare. Yol ve yeşile terk alanının 31 bin 973 metrekare olduğu arsanın net alanı ise 114 bin 653 metrekare. Arsa üzerinde yapılacak inşaat alanı da 32 bin metrekare.

3. köprü yoluna yakın

Arsanın 1/1000 ölçekli koruma uygulama imar planı dahilinde planlarının onanması ve inşaata hazır durumda bulunması cazibesini daha da artırıyor. 3. Köprü otoyolunun bölgeden geçmesi Riva’nın değerini daha artırırken, proje alanı Riva otoyolu ve Kavacık kavşağına 15 dakika mesafede yer alıyor. Devlet Ormanı’na 400 metre, Karadeniz’ e  3 kilometre ve 3. Köprü  otoyol  bağlantısına  ise 1.5 kilometre mesafede yer alıyor.

10 bin konut

Galatasaray Spor Kulübü’nün arsasının da bulunduğu Riva’da planlanmış alan büyüklüğü 16 milyon metrekareyi buluyor. Bölgede arsa sahibi olarak proje geliştirmiş ya da geliştirme aşamasında olan firmalar ve bireysel yatırımcılarının yaratacağı konut arzı ise yaklaşık 10 bin olarak öngörülüyor. Riva sahilinde yapılması planlanan yat limanı projesi ile diğer konut projelerinin de hayata geçirilmesiyle bölgede gayrimenkul fiyatlarının çok daha fazla artması bekleniyor.

Bölgede kimlerin arazisi var?

1 Alarko Al- Rİva

2 Galatasaray

3 Osmanlı Yapı

4 Yapı Kredİ Koray

5 Doğuş İnşaat

6 Antyapı Antrİva

7 Rİva Konakları

İhale arsaya ilgiy artırdı

Turyap Genel Müdürlük’ten Müzayede Koordinatörü Rauf Bozok, önceki gün gerçekleştirilen 3. Köprü ihalesiyle birlikte arsaya talebin arttığını belirterek, “GYO’lar ve büyük inşaat firmaları ilgileniyor. Anadolu yakasında Çekmeköy ve Riva’da faaliyet gösteren ve bölgeyi iyi tanıyan firmaların ihaleye katılmasını bekliyoruz” dedi. Rauf Bozok, arsanın imar sorunu olmamasının diğer arsalardan bir adım öne çıkmasını sağladığını belirterek, “Bu arsanın tüm harçları yatırıldı ve imarı alındı. Bölgede bunun gibi sorunsuz bir arsa şu an için bulunmuyor” diye konuştu.

Bozok, arsa için belirledikleri muhammen bedelin 18 milyon dolar olduğunu vurgulayarak, “İhalede bu rakamın artmasını bekliyoruz. Rakam 20 milyon dolara çıkabilir. 3. Köprü ihalesinin yapılmasıyla bölgede fiyatların daha da artması bekleniyor” değerlendirmesini yaptı. Bölgede inşaatı sürdüren büyük gruplardan Ant Yapı’nın Ant Riva projesi dışında fazla bir hareket olmadığını vurgulayan Rauf Bozok, “Büyük grupların arsaları var ama hemen hemen hepsinin imar sorunları var. Bu nedenle inşaat başlayamıyor” dedi.

2.5 kat yapılabilir

Bozok, bölgedeki yüksekliğin 7 metre olduğunu ve bu nedenle arsa üzerinde 2.5 katlı villalar yapılabileceğini belirterek, “Yükseklik artarsa bölge daha da değerlenir ama bu zor görünüyor. Arsayı bu haliyle alan iyi bir firma yapacağı villayı 500-600 bin dolara satabilir. Toplamda da 85 milyon dolara yakın bir ciroya ulaşılabilir” diye konuştu.

Yavuz Karaman/ Milliyet

Fiyasko, sosyal medyanın ‘sosyal karabasan’ı oldu!


Facebook hisselerinin Nasdaq borsasındaki düşüşü, zincirleme reaksiyona dönüşerek sosyal medya sanayisini de vurdu. Zynga, Yelp, Linkedin gibi şirketlerin hisse değerleri düşerken, bazı şirketlerin halka arzlarını ertelemeyi düşündüğü ifade edildi.

Halka arzdan olabildiğince yüksek gelir elde edebilmek için hisselerini aşırı değerlendiren ve bunun bedelini çok ağır ödeyen Facebook’un fiyaskosu, sosyal medya sanayisinin üzerine karabasan gibi çöktü. Yakın dönemde halka arz edilen sosyal medya oyun üreticisi Zynga’dan, sosyal medya ağı Yelp’e kadar birçok şirketin hisseleri Facebook hisseleriyle düşüşe geçti.

Halka arz edilen genç teknoloji şirketleri Facebook’la beraber kan kaybederken, yapılması beklenen halka arzlarında da iptal edileceği veya erteleneceği söylentileri dolanıyor. Financial Times’a konuşan kaynaklar, seyahat sitesi Kayak’ın bu hafta yapılması beklenen ve Morgan Stanley’in baş sigortacı olduğu halka arzının ertelenebileceğini, sitenin piyasa şartlarını değerlendirerek nihai bir karar alacağını ifade etti.

ZYNGA SALLANTIDA

Oyunlarının büyük kısmını Facebook üzerinden sunan sosyal medya oyun devi Zynga, Aralık ayının ortasında halka arz edilmesinden bu yana hisselerinde yüzde 29 değer kaybı yaşadı. Şirketin hisseleri, halka arz edildiği fiyattan yüzde 41 azalma gösterdi.

İnternet kullanıcıların görüşlerini içeren, aynı zamanda yerel arama motoru görevi gören Yelp.com, Mart ayında halka arz olan bir diğer şirket. Yelp, Facebook’un 17 Mayıs’taki halka arzından bu yana geçen iki haftalık süreçte hisselerinde yüzde 22’lik kayba uğradı. Hisse fiyatlarındaki düşüş sadece Batı dünyasıyla sınırlı kalmadı. Çin’in en büyük sosyal medya ağlarından Renren hisseleri de Facebook fiyaskosuyla yüzde 27 değer kaybetti.

“FACEBOOK GÖRÜŞÜ” DEĞİŞİYOR

Financial Times’a yorumda bulunan analistler, Facebook’a karşı beslenen görüşün tersine dönmeye başladığını ve olumsuz bakışın küresel sosyal medya sanayisini etkilediği görüşünde.

Los Angeles merkezli Wedbush Morgan araştırma şirketinin analisti Michael Pachter, “Yatırımcıların internet şirketlerine bakışında kesinlikler olumsuz bir değişim var. Facebook’un halka arzını düzenleyen bankaların, şirketin hisselerini aşırı değerlemesi ve çok fazla hisseyi arz etmesi bunda çok etkili oldu” dedi.

Data Explorers şirketinin analizine göre, içinde bulunduğumuz hafta içinde sosyal medya yatırımcılarının gerçekleştirdiği açığa satışlarda artış yaşandı. Pachter, “Facebook’un halka arzı nedeniyle hisseleri elden çıkarılan şirketler için üzücü bir durum” dedi.

LINKEDIN DE DÜŞÜŞE GEÇTİ

İş dünyasının en büyük sosyal medya ağı Linkedin, Facebook fiyaskosunun bedelini ödeyen bir diğer şirket oldu. Facebook hisselerinin Nasdaq borsasında işlem görmeye başladığı günden bu yana Linkedin hisseleri yüzde 6,5 değer kaybetti. Groupon (şehir fırsatı) ise yüzde 11 gibi önemli bir düşüş yaşadı.

Bazı yatırımcılar, iki şirketin hisselerinde yaşadığı değer kaybını fırsat bilerek, son mali dönemlerdeki büyüme tahminlerini geride bırakan Linkedin ve Groupon hisselerini satın almaya başladı. Pennsylvania merkezli Turner Investments yatırım şirketinden Chris Baggini, “Facebook birçok perakende yatırımcısını korkuttu. Bazıları ise bu durumu para kazanmak için bir fırsat olarak kullanıyor” dedi.

BÜYÜK BEKLENTİ SUYA DÜŞTÜ

Nasdaq borsasının, Facebook hisselerinin işlem görmeye başladığı ilk gün yaşadığı yazılım hatasından dolayı milyonlarca işlemin iptal edilmesine neden olması, Facebook’un aşırı değer biçilen hisselerinin en kötü tahminlerden bile daha hızlı düşmesine neden olmuştu.

Analistler, hisse değerlerinin düşmesinde, yatırımcıların şirketler arasında yaptıkları tercihlerin de etkili olduğunu belirtti. Örneğin, bazı yatırımcılar Zynga hisselerini satarak Facebook hisssesi almayı tercih etti. Chicago merkezli yatırım şirketi Stutland Volatility Group analisti Luke Rabhani, “Asıl istediği Facebook hissesi olanlar hiç düşünmeden Zynga hisselerinden vazgeçti” yorumunu yaptı.

Facebook hisseleri, iki haftanın sonunda, yüzde 25 değer kaybederek açılış fiyatı olan 38 dolardan 30.25 dolara düştü. Ortaya çıkan tablo, halka arz için ABD Menkul Kıymetler Borsası’na başvurusunu 2010’da yapmış olan Kayak’ın planlarını ertelemesine neden olacak gibi görünüyor.

Kayak’ın 2010’da 16.8 milyon dolar olan faaliyet karı 2011’de 14.3 milyon dolara gerilese de, şirketin geliri yüzde 30 artarak 224 milyon dolara yükseldi. Kayak, halka arzı gerçekleştirmesi halinde 500 ile 750 milyon dolar gelir elde etmeyi umuyor. Şirketin halka arzda baş sigortacıları olacak Morgan Stanley ile Deutsche Bank konu hakkında yorum yapmayı reddetti.

Uçaklar için kurgulanan Hitit, İDO ile denizde


Yolcu taleplerini her zaman göz önünde bulunduran İDO, havayolları için kurgulanmış olan Hitit çözümünü gemilerine uyarlayarak deniz yolu taşımacılığında bir ilke imza atıyor. Bu teknolojik sistem sayesinde bilet almayı çok daha pratik ve hızlı hale getirecek olan İDO,yolcularına rahatça seyahat etmenin yanı sıra birçok avantaj da sunacak.

Biletleme konusundaki uzmanlığı ve teknolojiyi birleştiren Hitit Bilgisayar, İDO için uyarlanmış çözümü ile İDO yolcularına son dakika değişiklikleri yapabilme fırsatı verecek. Kullanım ve takip kolaylığı ile ön plana çıkan sistem, yolculara fiyatları bantlar halinde gösterecek ve uzun süreli tarife uygulaması sayesinde ucuza bilet satın alınabilecek.

Sefer yönetimi ve bilet satış sistemi alt yapısını Hitit çözümü ile tamamen yenileyen İDO, bu işlevsel yönden zengin sistem ile her zaman kampanya düzenleyebilme,  tarife ve ücret sisteminde kolaylıkla değişiklik yapabilme imkanına kavuşacak. Ayrıca İDO Hitit çözümünün hayata geçmesiyle birlikte şirketlere özel seyahat kolaylığı sağlayan çalışmalar da gerçekleştirecek.

LOJİPORT

32 projeye 433 milyon TL kaynak ayrıldı


32 projeye 433 milyon TL kaynak ayrıldı

DHMİ Genel Müdürü Birdal: “2012 yılında 32 proje için toplam 433 milyon 700 bin lira yatırım ödeneği tahsis edildi”

ANKARA – TBMM KİT Komisyonu’nda Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü’nün 2010 yılı hesapları ibra edildi. Komisyona bilgi veren DHMİ Genel Müdürü Orhan Birdal, kurumun, Türkiye genelinde sivil hava trafiğine açık toplam 47 havalimanının 43’ünü fiilen işlettiğini söyledi. Birdal, DHMİ Genel Müdürlüğü’nün 2010 yılında 756 milyon 892 bin 706 lira, 2011 yılında ise 811 milyon 75 bin 365 lira kar elde ettiğini kaydetti. Geçen yıl 32 proje için 412 milyon 600 bin lira ödenek tahsis edilen kurumun, 408 milyon 517 bin 846 lira harcama yaptığını anlatan Birdal, bu yıl ise 32 proje için toplam 433 milyon 700 bin lira yatırım ödeneği tahsis edildiğini ifade etti.

Dünyada yaşanan ekonomik krizin en fazla havacılık sektörünü etkilediğini vurgulayan Birdal, “Dünyada uçak ve yolcu trafikleri negatife dönerken, ülkemizdeki artış trendi devam etmiş ve 2010 yılında toplam 103,5 milyon yolcu havalimanlarımızdan hizmet alırken, 2011 yılı sonunda bu sayı yüzde 14,3 artarak 118,2 milyon yolcuya ulaştı” diye konuştu. 2003-2012 yılları arasında havacılık sektörünün rekabete açıldığını ve uygulanan serbestleşme politikaları neticesinde sektörün pazar payları ve oyuncularının radikal bir değişikliğe uğradığına dikkati çeken Birdal, şöyle konuştu: “Havacılık sektöründe serbestleşmeye dönük politikaların uygulanması sonrasında yalnızca trafikler ve yatırımlar değil, rekabet düzeyi ve etkinliği de artmış, Türkiye havacılık sektöründe know-how sahibi olmuştur. Rekabet etkinliğinin artmasıyla yolculuk maliyetlerinin azalması ve toplumsal refahın artması söz konusudur.” Kamu Özel Sektör İşbirliğiyle yapıma devam eden işlere de değinen Birdal, “Milas-Bodrum Havalimanı Dış Hatlar Terminal Binası 16 Mayıs’ta yolcu kabulüne başlanmış olup 3 Haziran’da resmi açılışı yapılacak. Zafer Bölgesel Havalimanı Projesi’nin 30 Ağustos 2013 tarihinde tamamlanması planlanmakta ise de 29 Ekim 2012’de havalimanının hizmete verilmesi için çalışmalar hızlandırıldı. İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na yine iç hatlar terminalinin temelinin atılması planlanmaktadır. Çukurova Havalimanı’nın 25 Ocak’ta sözleşmesi imzalanmış olup firmanın kredi teminine yönelik çalışmaları devam etmektedir. Aydın Çıldır Havalimanı’nın ihalesi tamamlandı, yakında bunun sözleşmesi imzalanacak” diye konuştu.

İstanbul’a yapılacak 3. havalimanı

CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu da İstanbul’da faaliyette bulunan iki havalimanının özelleştirildiğini anımsatarak, kente yapılacak 3. havalimanının yapımı için yeni bir ihale yapılması halinde devletin, ihale şartnamesini bozacağını söyledi. Mevcut firmaların Tahkim’e gitme haklarının bulunduğunu dile getiren Erdoğdu, böyle bir ortamda 3. havalimanı ihalesinin nasıl yapılacağını sordu.

İstanbul’a yapılacak 3. havalimanı çalışmalarının devam ettiğini belirten Birdal, “Bununla ilgili fazla detay vermem mümkün değil. Bu konuyu biliyoruz, üzerinde hassasiyetle duruyoruz. Bununla ilgili çalışma yapılacak. Belli bir aşamaya geldikten sonra bilgi arz edeceğim” cevabını verdi. Görüşmelerden sonra yapılan oylamada, DHMİ Genel Müdürlüğü’nün 2010 yılı bilanço hesapları ibra edildi.

Tüm şeker fabrikalarına talibiz


MUŞ – Pancar Ekicileri Kooperatifi Birliği (Pankobirlik) Genel Müdürü Fahrettin Tan, birlik olarak devlete ait tüm şeker fabrikalarına talip olduklarını söyledi. Tan, Muş Pancar Ekicileri Kooperatifi’nin Olağan Genel Kurulu’na katılmak üzere Muş’a geldi. Genel kurulun ardından Muş Şeker Fabrikası Müdürü Ramazan Aytekin ile birlikte Pancar Ekicileri Kooperatifi’nin hizmet binasına geçen Tan, burada gazetecilerin özelleştirmeyle ilgili sorularını  cevapladı.

Özelleştirmeye karşı olmadıklarını ifade eden Tan, özelleştirmenin dünyanın bir gerçeği olduğunu kaydetti. Türkiye’de şekerin özelleştirilmesine karşı çıkmanın dünya gerçeklerine karşı çıkmak olduğunu vurgulayan Tan, şöyle konuştu: “Bütün mesele özelleştirmenin doğru yapılmasıdır. Türkiye’de 25’i devletin, 6’sı Pankobirlik’in ve 2’si de özel sektörün olmak üzere 33 şeker fabrikası var. Geçtiğimiz günlerde devlete ait olan  10 tane fabrikanın özelleştirilmesi yapıldı. Fakat bu henüz onaylanmadı. Dünyada özelleştirmenin güzel örnekleri var. Bugün ABD dünyanın en liberal ülkesidir. Oradaki şeker fabrikalarının  tamamı pancar kooperatifinin. Amerika öyle yapmış ki özel sektöre fabrikalar yaptırmış, onlardan fabrikayı alıp pancar kooperatifine vermiş. AB’de şeker fabrikalarının yüzde 61’i pancar  kooperatiflerinin. Çünkü üreticinin içinde olmadığı hiçbir özelleştirme modeli başarıya ulaşamamıştır. Türkiye’de özelleştirme konusunda geçmişte acı tecrübeler yaşandı. Aynı acı tecrübelerin şekerin özelleştirilmesinde yaşanmamasını istiyoruz.”

“Pankobirlik sektörde tecrübeli”

Pankobirlik’in sektörde tecrübeli olduğunu ifade eden Tan, 6 şeker fabrikasıyla Türkiye’deki şekerin yüzde 40’ını ürettiklerini bildirdi. Tan, şunları kaydetti: “Amerika ve AB’de olduğu gibi şeker fabrikalarının tamamını Pankobirlik’e versinler. Pankobirlik bu konuda yeterli bilgiye, tecrübeye sahip bir kuruluş. Şeker fabrikaları bir bütün olarak  özelleştirilmediği takdirde sonuçları geçmişte olduğu gibi acı olacaktır. Onun için devlete ait olan şeker fabrikalarının tamamına talibiz. Biz devletten mülkünü de istemiyoruz. Sadece işletme  devrini bize versinler. O fabrikalar, bugün Konya’da olduğu gibi dünyanın en modern fabrikaları arasında yerini alır. Onun için doğru özelleştirmeye ‘evet’ diyoruz, yanlış özelleştirmenin de acı  faturasını ödemek istemiyoruz.” Geçtiğimiz yıl kar yağışından dolayı mağdur olan çiftçilere de değinen Tan, bununla ilgili rapor hazırlayıp ilgili kurumlara sunduklarını ve sonucu beklediklerini sözlerine ekledi.

 

Kaynak:

By 1eladenecli Posted in Genel

EBRD, Ankara’da ofis açtı


Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) gelen talebin artması üzerine Türkiye’deki varlığını güçlendirme kararı aldı. Banka, Türkiye’deki ikinci yerleşik ofisini Ankara’da açtı.
EBRD, Ankara’da açtığı Yerleşik Ofis ile EBRD’nin Türkiye stratejisine paralel olarak, Marmara bölgesi dışındaki işletmelere ulaşma oranını arttırmaya çalışacak. Banka Ankara’da ayrıca, Türk makamlarıyla diyaloglarını da geliştirmeyi planlıyor.
EBRD’nin Ankara’daki ofisi, 2005 yılından bu yana Resmi Eş-finansman Biriminde EBRD projeleri için AB kaynaklarının ve iki taraflı donör fonlarının seferber edilmesinden sorumlu olduğu çeşitli üst yönetim pozisyonlarında çalışmış olan Engin Göksu liderliğinde çalışmalarını sürdürecek.
Finansmana erişimi kolaylaştıracak
Ankara’da bugün gerçekleşen açılış etkinliğinde konuşan EBRD Birinci Başkan Yardımcısı Varel Freeman “Türkiye, güçlü büyüme olasılıklarıyla etkileyici bir ülke. EBRD de ülkenin potansiyeline ulaşmasına yardımcı olan önemli projelerin uygulamasını destekleyebiliyor olmaktan ötürü çok mutlu. Türkiye’de altyapı, enerji, tarım işletmeciliği, endüstri ve finans sektörlerinde yıllık 1 milyar USD civarında yatırım yaparak başta ülkenin uzak bölgelerinde olmak üzere Türk işletmelerinin çok ihtiyaç duyduğu finansmana erişimi kolaylaştırmaya hazırız” dedi.
EBRD’nin Türkiye Direktörü Michael Davey ise “Ankara’daki ofisimiz yoluyla, EBRD Türk makamlarıyla olan başarılı işbirliğini devam ettirecek ve Türkiye’nin yatırım ortamını daha da güçlendirme hedefiyle kilit reformların devam eden uygulamasının desteklenmesinde kilit yetkililerle olan doğrudan angajmanını derinleştirecektir,” dedi.
Özel sektöre de belediyelere de destek var
Önümüzdeki yıllarda EBRD özellikle Türk işletmelerinin enerji verimliliğini iyileştirmelerine yardımcı olmaya odaklanarak yenilenebilir enerji üretimini artıracak, özel sektör finansman yapıları çerçevesinde yapılacak önemli ulaştırma altyapı projelerini destekleyecek ve belediye altyapılarının ticarileştirilmesini teşvik edecek. Bunlara ek olarak Banka, Türk ekonomisinin ana lokomotifleri olan mikro, küçük ve orta büyüklükteki işletmelere ve ayrıca yüksek katma değerli imalata, tarıma ve Türkiye’nin az gelişmiş bölgelerine destek olarak Türk işletmelerinin rekabetçiliklerini güçlendirmeye yardımcı olacak.
Türkiye’de faaliyetlerine başladığı günden bu yana EBRD, yaklaşık 1,8 milyar € yatırım yaptı. Bankanın faaliyetleri, diğer kaynaklardan da yaklaşık 3,4 milyar € ek yatırımın seferber edilmesine önayak oldu.

Yeni Taksim projesinin birinci etabı tamamlandı.


Taksim projesi start alıyor! Tünel sayısı 4’ten 1’e indi.Yeni Taksim projesinin birinci etabı tamamlandı. Projenin, ikinci etabını ise Topçu Kışlası oluşturuyor. Meydanın yayalaştırılması, tek bir dal-çık tüneliyle gerçekleştirilecek.

Yeni Taksim projesinin birinci etabı tamamlandı.

Meydanı’nın tek battı çıktısı, 600 metre uzunluğunda, Tarlabaşı ile Cumhuriyet Caddesi’nde yapılacak. Bu arada tepkiler üzerine, daha önce projede yer alan, Sıraselviler, Mete ve Gümüşsuyu Caddesi’ndeki dal-çık tünellerinden vazgeçildiği öğrenildi. Dal-çık tüneliyle, araçlar, Tarlabaşı’ndan meydana yakın bölümden yer altına girerek, Divan Oteli’ne gelmeden tünelden çıkacak. Araç trafiğinin yer altına alınmasıyla, Talimhane ve Taksim Meydanı bütünleştirilecek. Yayalaştırılan yolda, ancak çok acil durumda ambulans, itfaiye ve polis araçları geçiş yapabilecek.

24 saat işleyecek

oluşturan Topçu Kışlası projesinde de sona gelindi. Projenin Mimarı Halil Onur, projesinin son detayları hakkında VATAN’a bilgi verdi. Kışla’nın kesinlikle kamuya kapalı olmayacağını, meydanla bütünleşeceğini belirterek, “Kışlanın avulusunda kitapçılar, kafeler olacağı için burası 24 saat işleyen bir cazibe merkezi haline gelecek” diye konuştu.

Merdivenler kalkıyor

Kışla’nın son detayları ise şöyle: ‘Kışla iki katlı olacak. Altında otopark yer alacak. Kışla’nın ikinci katı müze olurken, ilk katında kitapçılar, kafeler yer alacak. Gezi Parkı’nın merdivenleri kalkacak. Bugün sadece Atatürk Anıtı’nı dolaşan tramvay güzergahı da değişecek. İki güzergahtan birine karar verilecek tramvay, ya AKM önünden meydanı dolaşacak ya da ilk dönemdeki gibi meydandan, Cumhuriyet Caddesi’ne oradan Atatürk Anıtı’na gelecek.

By 1eladenecli Posted in Proje Etiketler

Financial Times, 3. köprü hakkında yorum yaptı


Financial Times, yatırımcıların 3. köprü projesinin bütçe açığını artırmasından kaygılanacağını savunurken “Bu bir ulaşım projesi değil. Bir emlak projesi” yönündeki eleştirileri yansıttı. Buna karşın, seçmenlerin sevineceğini belirten gazete, “Seçmenler, bir ekonomik sıkıntı döneminde hükümetin iddialı altyapı projelerine yatırım yaptığını görmekten mutlu olacak” diye yazdı.

İstanbul’da 3. Boğaz Köprüsü yapımına ilişkin ihale, yurt dışında da yorumlara yol açtı. Financial Times gazetesi, bütçe açığından endişe duyan yatırımcılar kaygılanırsa da seçmenlerin sevineceği değerlendirmesinde bulundu.

Ekonomi gazetesi Financial Times, 3. köprü ihalesinden İçtaş ve Astaldi’den oluşan grubun galip çıktığına işaret ederken “Proje, zoraki kamu finansmanına ve kent plancılaarı ile çevrecilerin eleştirilerine rağmen gerçekleştirilecek” dedikten sonra “Projenin başlatılması Ankara’daki hükümete güç katacak” yorumunu yaptı.

Projenin 2.5 milyar dolara mal olacağının hesaplandığına dikkat çeken gazete, “Zaten GSYH’nın yüzde 1.4’ü civarında olan bütçe açığından endişe duyan yatırımcılar, projenin bu açığı yüzde 2’ye daha yakın bir düzeye çıkartamasından kaygılanacaklar” görüşünü dile getirdi.

Önceki köprülerin trafiği arttırdığı yönündeki itirazlarına dikkat çekerken İstanbul Şehir Plancıları Odası Genel Sekreteri Akif Burak Atlar’ın “Bu bir ulaşım projesi değil. Bir emlak projesi” sözlerini de aktaran gazete, buna karşın seçmenlerin o kadar kaygılı olmayacağını belirterek “Seçmenler, bir ekonomik sıkıntı döneminde hükümetin iddialı altyapı projelerine yatırım yaptığını görmekten mutlu olacak” dedi.

Then there were three

There will, after all, be a third bridge over the Bosphorus. Turkey’s transport ministry said on Tuesday a contract for the $2.5bn project had been won by a consortium formed by Ictas Insaat Sanayi Ticaret of Turkey and Astaldi of Italy, which promised to build the bridge more quickly than other bidders.

 

 

TMSF 49 Gayrimenkulü Satışa Çıkardı


Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu(TMSF), Ankara, Antalya, Adana, Aydın, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kırklareli, Manisa, Mersin, Muğla, Sakarya ve Uşak olmak üzere 14 ilde toplam 49 gayrimenkulü satışa çıkardı.

TMSF, amme borcundan dolayı hacizli bulunan 49 gayrimenkulü, Bankacılık Kanunu’nun Fon’a vermiş olduğu yetkiler çerçevesinde açık artırma suretiyle satışa çıkardığını açıkladı.
Satışa çıkarılanlar arasında Muğla Fethiye’de zeytinlik hissesinden İstanbul Bakırköy’de dükkana, Mersin Silifke’de meskenden İzmir 1’inci Sanayi Sitesi’nde metal kesim atölyesine kadar çeşitli gayrimenkuller bulunuyor. Satılacak gayrimenkullerin muhammen bedelleri toplamı ise yaklaşık 15 trilyon lira civarında.
İlk ihalenin 13 Haziran 2012 Çarşamba günü saat 14.00’de yapılacağı, satışı yapılamayan gayrimenkullere ilişkin ikinci ihalenin 20 Haziran 2012 Çarşamba günü yapılacağı belirtildi.
İhale hükümlerinde gayrimenkullere ilişkin satış bedellerinin peşin olarak tahsil edileceği belirtiliyor.
Bilgi almak ve şartnameyi incelemek isteyenlerin Fon’un 2’inci Tahsilat Dairesi Başkanlığı’na, ilgilendikleri her bir gayrimenkule ait satış ilanında belirtilen dosya numarası ile müracaat etmeleri gerektiği ifade edildi.
Kaynak: Milliyet
By 1eladenecli Posted in Emlak Etiketler