Doğuş Grubu’nun hangi iki sektörle ilgili iş planı var?


 

 

Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, tarım ve teknoloji işine gireceklerini belirterek, “Güney Koreli bir firmayla Türkiye’de e-ticaret platformu kuruyoruz. Türkiye’ye yatırımcıları getirmeye devam edeceğiz” dedi.

Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk ve BBVA Yönetim Kurulu Başkanı Francisco Gonzalez CNBC-e’nin sorularını yanıtladı.

BBVA ile ortaklığa uzun vadeli baktıklarını söyleyen Şahenk “Son bir yılda iki grubun iş yapış stilinin aynı yönde olduğundan emin olduk. İnsanlar birbiriyle daha fazla kaynaştı. Bu dönemi biz fırsat olarak kullanıyoruz. Biz grup olarak da çok memnunuz. Bankadaki çalışan arkadaşlar da memnun” dedi.

Şahenk sözlerini şöyle sürdürdü: “BBVA İspanya bayrağını taşıyan bir müessese. Keşke bizdeki kararlılık, siyasi güç olsa da bunları çözebilseler. BBVA’in Avrupa’daki portföyü yüzde 25. Son 9 yılda İspanya’da piyasadaki büyüklüklerini kaybettiler ama şimdi büyüyorlar. Yeni Güney Kore’den geldim. Belirli müesselerle teknoloji, internet ve bir-iki konu üzerinden yatırım yapmak istiyoruz. Türkiye’ye büyük bir ilgi var. Yatırımcı olaya uzun vadeli bakıyor. Bizim bakış açımız uzun vadeli. Biz grup olarak yaptığımız işleri daha iyi yapmaya çalışıyoruz. İlk üçte olmadığımız hiçbir konuda olmamak istiyoruz. Grup tarım ve teknoloji işine de girecek. Ana işimiz bankacılık, sonra otomotiv, sonra medya ve birçok konuda da işlerimizi daha iyi yapmaya devam edeceğiz.

Türkiye’de ilk önce tarımda ve hayvancılıkta bazı şeyler yapmaya çalışacağız. Türkiye’nin tarımda çok daha rekabetçi olacağını düşünüyorum. Niğde’de bir Ziraat Fakültesi inşaatına başladık. Güney Kore’nin büyük gruplarından biriyle Türkiye’de e-ticaret platformu kuruyoruz. Yine teknolojide üretimle ilgili bir-iki sürprizimiz olacak. İspanyolları nasıl çektiysek, Türkiye’ye yatırımcıları getirmeye devam edeceğiz. Birçok sektörde büyüme imkanı var. Bankacılık büyüyen bir ekonominin dinamosu. İnşaat, otomotiv, gayrimenkul geliştirme, son teşvikle birlikte Ar-Ge’nin içine girdiği IT’de Türkiye gelişmelere gebe. Büyüyen bir ülkede yenimedyanın çok gelişeceğini görüyoruz. Banka olsun, otomotiv olsun, medya olsun 10 sene sonra bu sektörü kullananlar ne isteyecek? Bankacılık rekabeti belki internet şirketlerinden gelmeye başlayacak. Buna hazırlıklı olmak lazım.”

10-15 YILDA İLK 10 EKONOMİ ARASINA GİRERİZ

Türkiye’d başarı reçetesinin istikrar olduğunu belirten Şahenk, “Enerji dolu, çalışkan bir nüfusumuz var. Biz bu nüfusu eğitimle yürekle desteklersek inanıyorum ki, Türkiye 15-20 yıl içinde dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri olacaktır. Türkiye son 10 yılda yaptığı değişimi, gerektiğinde vitesi küçülterek yavaşlamayı çok iyi yönettiğini gösteriyor. Böyle devam ettiği sürece Türkiye’ye ilgi devam edecek. Bazı Avrupa bankaları hep böyle kalmayacaklar. Yatırımcılar kafalarını kaldırıp kendi problemlerini çözdüğü zaman sağa sola bakmaya başlayacak. Türkiye’de daha çok banka birleşmesi, satın alması olacak, yeni yabancılar girebilir” dedi.

GONZALEZ: ORTAKLIK ÇOK İYİ İŞLİYOR

BBVA Yönetim Kurulu Başkanı Gonzalez de şunları kaydetti: “Burada olmaktan çok büyük mutluluk duyuyorum. Bu ortaklık artık çok daha fazla deneyimle besleniyor. BBVA için bu ortaklık çok pozitif. Bu sayede uluslararası bir varlık haline geldik. Türkiye’nin bu bölgedeki rolü çok büyük.

Bu ortaklık çok iyi işliyor. Biz iki grup olarak ortak çalışıyoruz. Üç yıl sonra Garanti’nin rolü bu ülkede ve bölgede çok daha büyük olacak. Ortaklık da bu fikri destekliyor. Garanti dünyada teknoloji açısından en önemli bankalardan biri. Gelecekte teknoloji bizi çok etkileyecek.” Bir yıl sonra Avrupa’da durumun çok daha iyi olacağını ifade eden Gonzalez, “Kriz önümüze fırsatlar koydu, bunu değerlendirmemiz gerekiyor. İspanya bir yıl sonra çok daha modern bir ülke haline gelecek. Sabırlı olmamız gerekiyor. Avrupa sonsuza kadar ayakta kalacak. Yurtdışından Türkiye’ye yatırım geldiğini göreceksiniz. Çok fazla fırsat var önünüzde” diye konuştu.

Reklamlar

Beton numunesine barkod mecburiyeti geliyor


Van’da meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki depremin ardından denetim faaliyetlerini artıran Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, inşaatların kalitesini yükseltmek çin harekete geçti.

Yapı denetiminde barkod sistemine geçilerek kullanılan malzemenin kalitesi elektronik ortamda izlenebilecek. Online olarak yapılan kontrollerde inşaatta kullanılan betonun numuneleri anlık olarak takip edilebilecek. Denetim artırılırken, binalar için risk oluşturan deniz kumundan beton yapılmasına fırsat verilmeyecek. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, yapılan yeni düzenlemelerle, yapıda, inşaatta, inşaat sektöründe ruhsat alımını kolaylaştırdıklarını, denetim noktasında ise işin daha sıkı tutulduğunu bildirdi. Bayraktar, “Bundan sonra ruhsatı çok kolay vereceğiz, denetimi de çok daha sıkı hale getireceğiz. Artık kimse deniz kumundan ev yapmayacak. Betondan deniz kabuğu çıkmayacak.” dedi.

400 milyar dolarlık kentsel dönüşüm projesine hazırlanan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, çalışmalarına başladı. Kentsel dönüşüm projesinde işi sıkı tutan Bakanlık, inşaatlarda beton dökümü sırasında alınan numuneleri barkod sistemiyle izlemek için çalışıyor. Bakanlık, alınan numunelerin değiştirilme riskini ortadan kaldırmak amacıyla yaptığı çalışmayla, numunelerin laboratuvar ortamına gelişine, laboratuvar ortamından deneylerin yapılıp sonucunun alınmasına kadarki süreyi izleyebilecek. Uygulamada, alınan numunelere barkod numarası verilecek. Böylece numunelerin laboratuvara gelmesi ve laboratuvarlarda hiçbir şekilde değişmemesinin sağlanması hedefleniyor.

Denetim birimleri tarafından alınan numuneler laboratuvarlarda bulunan beton kırma cihazlarında kırılacak. Cihazlardan çıkan sonuçlar, geliştirilen yazılım programıyla bilgisayar ortamına aktarılacak. Böylece, hangi inşaattan hangi saatte hangi günde numune alındığı ve kırım sonrası betonun hangi değerde olduğu kayıt altına alınmış olacak. Kayıt altına alınan test sonuçları yapı denetim kuruluşlarınca değerlendirilip uygun bulunması halinde yapılarda bir sonraki imalat aşamasına geçilmesi sağlanacak. Bu sistemle, yapıların depreme dayanıklı sağlam olması da amaçlanıyor.

ERCAN BAYSAL/ Zaman