Kimse Katar Başbakanı’na ev satmıyor


 

 

 

Vecize 1: Para her kapıyı açar. Vecize 2: İstisnalar kaideyi bozmaz. Bu iki vecizenin nasıl işlediğini öğrenmek isterseniz okumaya devam edin.

Şeyh Hamadi bin Casim bin Caber Al Sani, Katar’ın hem Başbakanı hem de Dışişleri Bakanı. Şeyh Hamadi geçen hafta şehrin gözde caddesi Fifth Avenue ile 72’inci sokağın birleştiği köşede bir binada satışa çıkarılan iki daireyi 31.5 milyon dolara almaya talip oldu. Sahibi, geçen Mayıs’ta 104 yaşında vefat eden bakır madenleri sahibi Huguette Clark’ın varisleri. Satışın gerçekleşmesi için binanın Apartman Yönetim Kurulu’nun onayı gerek. Kurul Hamadi’nin teklifini acilen müzakere ettikten sonra reddetti. Şeyh Hamadi, Amerika’nın yakın dostu Katar’ın Başbakanı. Amcasının oğlu ise Katar Emiri Şeyh Hamad bin Halife.

Katar minik bir ülke ama doğal gaz rezervinde dünya üçüncüsü. Bitmez tükenmez petrol stokuna sahip. Milyarder şeyhin para sıkıntısı yok, helikopterli lüks yatı 145 metre. Ama Kurul yöneticileri bunca servetine, güç ve nüfuzuna rağmen Şeyh’in buluşma teklifine dahi rıza göstermediler.

Bir kurul üyesi Hamadi’nin daireleri birleştirmek istediğini söylüyor:”Toplam oda sayısı 23 olacak.Kimin ihtiyacı var 23 odaya. İki eşi, 15 çocuğuyla geldiklerinde gürültü patırtıdan, trafik tıkanmasından huzurumuz kaçacak. Fazla düşünmeden red kararı aldık.”

Bu Şeyh Hamadi için ilk red kararı değil. Katar Başbakanı’nın parası nedense “her kapıyı açmıyor” New York’ta. 3-4 binada apartman yöneticileri kurulu da Hamadi’nin tekliflerini geri çevirdi.

Şeyh, Clinton’ın son başkanlık gününde af çıkardığı vergi kaçağı Marc Rich’in eski karısı Denise Rich’in süper lüks dairesini de satın almak istedi. New York’un en pahalısı diye lanse edilen binaya 65 milyon dolar teklifi de yönetici engeline takıldı.

Gene de Şeyh kolay yılacak kimse değil. Amcaoğlu Kuveyt Emiri, Huguette Clark’ın müşteri arayan dairelerinin karşısındaki binada iki daire sahibi. Şeyh, Huguette dairesinde pencereden el sallasa Kuveyt Emiri’yle selamlaşacak. Hamadi son 20 yıl içinde New York hastanelerinde 104 gün geçirmiş, ev yaşamına düşkün: ”Daireler için uğraşıya devam edeceğiz. Başarırsak birleştirip eve dönüştüreceğiz.”

Katarlılar, Dubai ve Suudi, Orta Doğu’da varlıklı Araplar arasında New York’ta emlak edinmeye en düşkün olanlar. Suudi kraliyet ailesinden Alwaalid bin Tallal Riyad’da 300 milyon dolara inşa ettirdiği 317 odalı saraydan sonra New York’a el atarak ilkin Essex House, Helmsley Building’i, sonra Florida’ya uzandı. Palm Beach’de Donald Trump malikanesini 95 milyon dolara satın aldı. Al Waalid’in parası zorlanmadan kapıları açtı.

Dış ülkelerde emlak alışverişinde Arapları Ruslar izliyor. Maden sektörü zenginlerinden Dmitry Rybolovlev Citibank eski CEO’su Sandy Weill’den 88 milyon dolara satın aldığı malikaneyi 22 yaşındaki kızı Eketerina’ya hediye etti. Dünyanın 30uncu milyarderi sırasındaki Rybolovlev Monaco’da inşa ettirdiği La Belle Epoque’a 320 milyon dolar ödedi. Dmitry 1996’da iş ortağını öldürmek komplosu hazırlamaktan bir yıl hapis yattı. Rus milyarder sabıkalı siciline rağmen New York’ta, Florida’da emlak almaya kalkıştığında fazlaca güçlükle karşılaşmıyor. Parası kapıları açmaya yetiyor. Emlak piyasası hala yeterince canlı değil New York’ta. Katar Başbakanı ise bir çırpıda 200 milyon doları süper apartmanlara ödemeye hazır. Oysa her seferinde karşı çıkıyorlar. Acaba neden? Doğan Uluç/Milliyet

Reklamlar

81 ilden kentsel dönüşümle ilgili 400 proje gönderildi


Çevre Bakanlığı’na 81 ilden gönderilen listede hangi bölgeler var?

Afet riski altındaki alanların dönüştürülmesiyle ilgili kanun dün TBMM’de kabul edilirken, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na şimdiye kadar kentsel dönüşümle ilgili 400 proje gönderildi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkililerinden alınan bilgiye göre, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Kanunu’nun TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesi öncesinde belediye ve valilikler konuyla ilgili hazırlıklarını tamamladı.

Kentsel dönüşüm sürecinde 81 ilin belediye ve valileri, jeolojik, jeofizik, jeoteknik, mülkiyet hakkı, hak sahipliği gibi çalışmalarını tamamladıktan sonra riskli alanları belirleyerek, taleplerini Bakanlığa iletti.

İllerden Bakanlığa 400 proje ulaşırken, bunlar arasında İstanbul, Ankara, İzmir, Düzce, Kocaeli, Sakarya gibi afet riski yüksek, gecekondulaşmanın yoğun olduğu iller dikkati çekiyor.

ANKARA VALİLİĞİ’NDEN DEMETEVLER UYARISI

Ankara Valiliği, Bakanlığa gönderdiği projede, özellikle Yenimahalle Belediyesi sınırlarındaki Demet 1. Bölge’nin olası afetlerden etkilenebileceğini ve bölgenin kentsel dönüşüme alınması gerektiğini bildirdi. Valilik, ayrıca Sincan ve Polatlı’nın da kentsel dönüşüm alanı olarak belirlenmesini istedi.

Çankaya Belediyesi ise projesinde, Akpınar ile Arka Topraklık mahalleleri çevresinde heyelan tehlikesinin yapılaşmaya izin vermemesi nedeniyle, bu alanların kentsel dönüşüm kapsamına dahil edilmesi gerektiği görüşünü bildirdi.

BÜYÜKADA VE HEYBELİADA’NIN RİSKLİ BÖLGELERİ

İstanbul Valiliği ve Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’nün gönderdiği projeye göre, Büyükada’da İDO İskelesi-Lokantalar Sahili-Belediye-Balıkçı Barınağı ve Büyükada Su Sporları Kulübü’ne kadar olan sahil kesimi, riskli alan olarak tespit edildi.

Heybeliada’nın riskli yerlerinin de Askeri Çınar İskelesi-Heybeliada Su Sporları Kulübü’ne kadar olan sahil kesimi ile Balıkçı Barınağı-Deniz Lisesi Komutanlığı-Askeri Afak Moral Tesisleri arası ve Çam Limanı bölgesi olduğu belirtildi.

Bunların yanı sıra Burgazada’da Su İskelesi-6 No’lu plaja kadar olan kısım-Kalpazankaya mevkisi, Kınalıada’da adanın batısı-Kınalıada Su Sporları Kulübü’ne kadar uzanan sahil-Jarden İskelesi ve devamının, kentsel dönüşüm kapsamına alınması istendi.

İSTANBUL’UN ADAYLARI AYAZAĞA, BOSTANCI, HALKALI

Proje gönderen belediyeler arasındaki Ataşehir Belediyesi, Yeniçamlıca, Mimarsinan, Mevlana mahallelerinin bir kısmının kentsel dönüşüm planına dahil edilmesini talep etti. Ayrıca İçerenköy Mahallesi’nde Bostancı, Orta Sanayi Bölgesi ile Örnek ve Esatpaşa mahallelerinin riskli alanlar olduğu bildirildi.

Şişli Belediyesi, gecekondu önleme bölgesi Kuştepe ve Ayazağa’da kentsel dönüşüm yapılması gerektiğini iletti. Küçükçekmece Belediyesi, Halkalı, İnönü, İstasyon, Kanarya, Kartaltepe, Cennet, Yeşilova’nın bazı alt bölgelerinin, Esenler Belediyesi ise Çiftehavuz ve Oruçreis mahallelerinin kapsama alınmasını istedi.

Öte yandan, Bakanlığa gönderilen bazı projeler de yetersiz ve eksik bulundu. Uzman kuruluşların görüşü alınmadan hazırlanan projelerde, jeolojik, jeofizik, jeoteknik, mülkiyet haklığı, hak sahipliği gibi çalışmaların yapılmadığı, sadece alanın belirlenip gönderildiği öğrenildi.

Bakanlık, projeler hazırlanırken uzman kuruluşlar ve üniversitelerle ortak çalışılmasını, gerekli çalışmalar tamamlandıktan sonra projelerin gönderilmesini istiyor.

AA

Bodrum’a yüzer iskele yapılıyor


Bodrum’a yüzer iskele yapılıyor
Türk mühendis ve işçileri tarafından yapılacak olan dev iskele için çalışmalara başlandı.

Bodrum'a yüzer iskele yapılıyor

Muğla’nın Bodrum İlçesi’nde belediye tarafından Gümbet Koyu’na yaptırılacak dev iskele için Türk mühendis ve işçileri tarafından yapılan ve 160 ton ağırlığındaki yüzer iskelenin ilk parçası, törenle denize indirildi.

Bodrum Belediyesi tarafından İçmeler Mevkii’ndeki Ağanlar Tersanesi’nde Bodrum Marina Sistemleri A.Ş. tarafından yapılan yüzer iskelenin ilk puntosu, törenle denize indirildi. Bodrum Belediyesi tarafından Gümbet İnceburun Mevkii’ne yapılacak olan 200 metre uzunluğundaki yüzer iskele için yapılan 20 metre uzunluğunda, 8 metre genişliğinde ve 160 ton ağırlığındaki puntonun denize indirilme törenine, Kaymakam Mehmet Gödekmerdan, Bodrum Belediye Başkanı DP’li Mehmet Kocadon, Deniz Ticaret Odası Bodrum Şubesi Başkanı Gündüz Nalbantoğlu, Denizciler Derneği Başkanı Mustafa Demiröz ve deniz sektörü temsilcileri katıldı.

YÜZER İSKELEYE 250 TEKNE BAĞLANACAK

Gümbet İskelesi’ne monte edilecek ve 11 parçadan oluşacak puntoların toplam değerinin 3.5 milyon lirayı bulacağını, elektrik ve su hizmetleri ile birlikte yüzer iskele projesinin yaklaşık 6 milyon liraya malolacağını belirten Kocadon, “Mavi yolculuk ile başlayan deniz turizmi çok hızlı bir şekilde gelişti, büyüdü. Bodrum Limanı ve marinalar hem kendi hem de konuk yatlara yetmez hale geldi. Bu nedenle belediye olarak Türkiye’de ilk kez yüzer iskele yapımına başladık. Yeni yüzer iskeleye 40 metre uzunluğa kadar 250 tekne bağlanabilecek” dedi.

Bodrum Kaymakamı Mehmet Gödekmerdan da “Bodrum sıklıkla ilklere imza atan bir ilçe. Çok hızlı büyüyor ve gelişiyor. Yerel yönetimde bu gelişime ayak uyduruyor. Türkiye’nin en büyük yüzer iskelelerinden birini parça parça denize indiriyoruz. Kendi işçiliğimizle yaptığımız bir eser. Bodrumda yat limanları yetersiz” diye konuştu.

LOJİPORT

İTÜ’den Asyaport’a tam not


İTÜ İnşaat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Kabdaşlı, “Asyaport, temizliği, düzeni ve şantiye alanıyla yapım aşamasında bile Türkiye’de örnek gösterilebilecek bir liman” dedi.
İTÜ'den Asyaport'a tam not

 

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İnşaat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Kabdaşlı, ”Asyaport, temizliği, düzeni ve şantiye alanıyla yapım aşamasında bile Türkiye’de örnek gösterilebilecek bir liman” dedi.
Tekirdağ’ın Barbaros beldesinde inşası devam eden ve tam kapasite ile çalıştığında yılda 2,5 milyon konteyner hareketine ulaşması beklenen Asyaport’a İTÜ İnşaat Fakültesi Öğretim Üyelerinden tam not verildi.
Bitirildiğinde dünyanın ikinci büyük konteyner operatörü Mediterranean Shipping Company’nin (MSC), ana liman amaçlı kullanacağı belirtilen Asyaport’ta liman inşası devam ederken, İTÜ İnşaat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kabdaşlı başkanlığındaki heyet de inşaat mühendisliği açısından Asyaport’ta incelemelerde bulundu.
Asyaport Proje Direktörü Hakan Kavlakoğlu rehberliğinde Asyaport’taki liman inşaatını gezen heyet, liman yapımı için kullanılan hafriyat sahalarını ve taş blokların alındığı bölgeleri inceledi.
Prof. Dr. Kabdaşlı, inceleme sonrası yaptığı açıklamada, inşaat mühendisliği alanında Asyaport’u incelemek üzere Tekirdağ’a geldiklerini söyledi.
Kabdaşlı, ”Asyaport, temizliği, düzeni ve şantiye alanıyla yapım aşamasında bile Türkiye’de örnek gösterilebilecek bir liman. Güzel bir liman, temiz bir şantiye. Burada titiz bir çalışma var. Buradaki çalışmaları eğitim veren arkadaşlarımızın da görmesini istedik” dedi.
Asyaport limanının planlanmasında katkıları olduğunu anlatan Kabdaşlı, inşaat başlamadan Asyaport limanının maketini laboratuvarlarında yaptıklarını ifade etti.
Liman incelemelerine, İTÜ İnşaat Fakültesi’nde Araştırma Görevlileri Taylan Bağcı, Adil Akgül, Elif Oğuz ve Öğretim Görevlisi Dr. Nilay Elginöz de katıldı.

LOJİPORT

YILPORT-Gemlik 2013’te tamamlanıyor


 

YILPORT-Gemlik 2013'te tamamlanıyor

Yıldırım Grup Türkiye’de, Marmara Denizi’nin güney kıyısında yer alan ve en son teknolojilerle donatılacak yeni bir konteyner terminali kurduğunu açıkladı. Şu an inşaatı devam ve 2013 yılı Aralık ayı sonunda tamamlanması planlanan terminal, Yıldırım Grup’un Türkiye’deki ikinci konteyner limanı olacak. Yıldırım Grup Başkanı Robert Yüksel Yıldırım, Grubun Türkiye’nin yanı sıra dünyada da terminal operasyonları ve yatırımları konusundaki portföyünü genişletmeye devam edeceğini ve YILPORT-Gemlik tesislerinden büyük beklentileri olduğunu belirtti ve “Her zamanki yaklaşım ve anlayışımıza uygun olarak dünya standartlarında, çevre dostu, bölgede ve liman sahasında yeni iş olanakları yaratacak bir tesis kuracağız” dedi.

YILPORT-Gemlik de, YILPORT Gebze’de olduğu gibi minimum 16 metre rıhtım derinliğine sahip olacak. Geleceğin modern terminali gereksinimlerine uygun olarak dizayn edilen ve inşası devam eden Terminalde, su üzerinde bulunan en büyük konteyner gemilerine hizmet verilebilecek. Yıldırım operasyonlarının karakteristik özelliğine uygun olarak en gelişmiş konteyner elleçleme ekipmanları ile en son teknoloji sistemler terminalde kullanılacaklar. Tüm bu detaylar ise YILPORT’un ödüle layık görülmüş performans ve hizmet kalitesinin devam ettirilmesini sağlayacak. İlk fazda tahmini olarak 200 milyon Dolar olarak gerçekleştirilecek olan yatırım ile yıllık 600 bin Teu elleçleme hacmine ulaşılması hedeflenmekte, terminalde ithalat ve ihracat yüklerinin elleçlenmesinin yanı sıra transit yüklerin de elleçlenmesi gerçekleştirilecek. Başlangıçta, 22 sıralı gemilerle çalışabilen 4 adet sahil vinci 400 metrelik rıhtımda konuşlandırılarak ana gemilere, 2 adet Hareketli Sahil Vinci ise 250 metrelik rıhtımda konuşlandırılarak feeder gemilere hizmet verilmesi planlanmakta. YILPORT CEO’su Sean Pierce, “YILPORT-Gemlik Türkiye deniz ticareti açısından oldukça kritik bir zamanda faaliyete geçecek. Bölgede zaten yük gemilerinin ve kargonun daha hızlı şekilde çevrilebildiği çok yönlü bir merkeze ihtiyaç duyuluyordu. YILPORT-Gemlik’te tüm konteyner operasyonlarında ortalama 35 hareket/saat seviyelerine ulaşılacağını tahmin ediyoruz” şeklinde görüşlerini açıkladı.

YILPORT-Gemlik aynı zamanda konteyner hat işletmecileri ve müşterilerin ihtiyaç duyduğu ve talep ettiği boş konteyner saha hizmetleri, CFS, kargo muayene ve tespit benzeri hizmetler ile antrepo, depolama ve diğer pek çok lojistik hizmetin sağlanabileceği bir açık alan ile çevrili olma avantajına da sahip. Pierce, şuan YILPORT Gemlik ile hem CMA ve hem de MSC arasında 10 bin TEU üzerindeki gemilerin kullanıldığı servisler için görüşmeler yapıldığını, terminalde konteynerin yanı sıra tüm kargo tiplerine de hizmet verebileceğini de açıkladı. ‘Buna göre Terminalde bir Genel Kargo ve Ro-Ro rıhtımı da bulunacak’ diyen Pierce, “Önemli olan yalnızca ana HUB niteliğinde bir konteyner terminali oluşturmak değil aynı zamanda konteyner hat işletmecileri ve müşterileri için gümrük, taşımacılık firmaları, konteyner hat işletmecileri ve tüm diğer taraflarla entegre bir şekilde tüm ihtiyaçların bir arada karşılanabileceği tek-noktada-alışveriş (one-stop-shopping) konseptine uygun bir tesis geliştirmek. YILPORT-Gemlik’te terminal operasyonları ve dizaynındaki normları zorluyoruz” diyerek sözlerine devam etti.

İzmit Körfezi’ne yapılması planlanan asma köprünün YILPORT Gemlik konteyner limanına büyük bir ivme kazandıracağına dikkat çeken Pierce, “Global otomotiv markaları ve daha pek çok üretici firmanın büyüme planları, Türkiye’nin en hareketli ekonomik bölgelerinde bulunuyor. Belirtilen sektörlere ek olarak bölge aynı zamanda mermer ve maden ticaretinden kaynaklı ciddi bir ihracat hacmine de sahip. Son dönemlerde açıklanan kamusal yatırım projesi Hersek-Dilovası Köprüsünün de iki kardeş YILPORT limanı üzerinde önemli olumlu etkileri olması bekleniyor. 27 Ekim 2011’de Ulaştırma Bakanlığınca imzalanan anlaşma ile kurulması kesinleşen asma köprü İzmit Körfezi’ni geçecek ve Türkiye’nin iki büyük şehri İzmir ve İstanbul’u birbirine bağlayacak ve Körfez bölgesi transit süresini 2 saatten 6 dakikaya kadar indirecek. YILPORT-Gebze, YILPORT-Gemlik ve lojistik merkezleri, Türk Hükümetinin hızlı kargo koridorları oluşturulması vizyonu ve Yıldırım Stratejisine uygun olarak uluslararası kargo hareketlerindeki hızı ve dolayısıyla hacmi arttıracaktır.”

LOJİPORT

İstanbul trafiğini çözecek “hava araçları”


 

İstanbul trafiğini çözecek hava araçları

İstanbul trafiğini çözecek “hava araçları”

FG Havacılık, Alman Auto-Gyro firmasının Türkiye temsilciliğini alarak Gyroplane tipindeki hava araçlarını Türkiye’ye getirdi. İki kişilik olarak tasarlanan ve saatte 145 kilometre hız yapabilen araçlar, 60-100 bin euro arasında değişen fiyatlardan satılı
FG Havacılık Turizm Tic. Ltd. Şti, Alman Auto-Gyro firmasının Türkiye temsilciliğini alarak Gyro-Plane tipindeki hava araçlarından MTO Sport, Calidus ve Cavalon modellerini Türkiye’ye getirdi. FG Havacılık Genel müdürü Vedat Sarıkaya, araçların tanıtımı dolayısıyla düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, 4,6 metre x 1,9 metre x 2,8 metre ebatlarında olan Cavalon model Gyroplane’nin saatte 145 kilometre hız yapabildiğini, 100 litrelik yakıtla azami 8 saat uçabildiğini ve 14 bin 500 feet yüksekliğe çıkabildiğini anlattı. 2 kişilik olarak tasarlanan araçların 200 kilometre mesafede 15 litre kurşunsuz benzin tükettiğini belirten Sarıkaya, işletim maliyeti açısından kara araçlarından çok daha ekonomik olduğunu ifade etti.

MTO Sport, Calidus ve Cavalon modellerinin iniş ve kalkış için 200-250 metre uzunluğunda bir piste ihtiyaç duyduğunu anlatan Sarıkaya, “İstanbul trafiğine alternatif bir araç. Son derece güvenli ve hafif olan Gyroplane’ler, aracın motoru havadayken herhangi bir sebepten dolayı durduğunda planör özelliği ile havada süzülebiliyor” dedi.

“2012’de 10 adet satmayı hedefliyoruz”

Araçların fiyatının 60-100 bin euro arasında değiştiğini ve bu yıl 10 tane satmayı hedeflediklerini bildiren Sarıkaya, bu sayının talebe göre artabileceğini kaydetti. Sarıkaya, 1,5 aylık eğitim sonrasında hem aracın kullanılabileceğini hem de uçuş lisansı alınabileceğini belirterek, uçuş eğitimleri için Edremit/Balıkesir ve Hazerfan Havaalanı/İstanbul’da iki tane eğitim alanı kuracaklarını söyledi.

Sahil güvenlik, orman yangınları, fotoğraf ve film çekimleri, VİP müşterilerin bir yerden bir yere güvenli ve hızlı şekilde ulaştırılması gibi kullanım alanlarına sahip olduğunu vurgulayan Sarıkaya, “Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün hafif araç yönetmeliği mevcut, hali hazırdaki yönetmelikte bile bu araçların uçmasına hiçbir engel yok. Bu hava araçları için mevcut yönetmelikte herhangi bir havaalanı şartı olmadan pilot sorumluluğunda uygun olan bütün yerlere uçabilir. Mesela yarım saat için bir helikopter kiraladığınızda yaklaşık 2 bin euro ücret öderken, bu araç için 160 euro ödersiniz” dedi. Sarıkaya, Auto-Gyro’nun dünyada Gyroplane pazarında yüzde 95’lik pazar payına sahip olduğunu sözlerine ekledi.

 

Kaynak:

Bu akşam müzeler ücretsiz…


Hagia Sophia Museum, Ayasofya Müzesi, Sultanahmet-Istanbul, pentax k10d

 

 

18 Mayıs Dünya Müzeler Günü dolayısıyla yedi yıldır gerçekleştirilen “Avrupa Müzeler Gecesi” etkinlikleri kapsamında 18 Mayıs 2012 Cuma günü, İstanbul Arkeoloji Müzesi, Türk ve İslam Eserleri Müzesi ve , akşam 19.00 ile 23.00 saatleri arasında yerli ve yabancı tüm ziyaretçilere ücretsiz olmak üzere açık bulunacak.

Ayrıca, 18 Mayıs Cuma günü birçok müzemde ziyaretçilerin katılımı için çeşitli kültürel ve sanatsal etkinlikler gerçekleşecek.

 

Tüm zamanların oteli: Darüssaade


Zaman sanki durmuş, her yer huzur olmuş. Bu sokakta dünü yarına bağlayan ahşap bir ev, şimdi müdavimlerinin vazgeçilmezi olmuş, bir butik olarak hizmet veriyor.

Darüssaade İstanbul Hotel, tarihi Sultanahmet Yarımadası’nın kalbinde Akbıyık Caddesi’nde yer alıyor. 19’uncu yüzyıl Osmanlı sivil mimarisinin koruma altındaki örneklerinden olan ahşap evde yer alan bu özel sınıf otel, birbirinden farklı tarzda dekore edilmiş odalarıyla misafirlerini ağırlıyor.

Yarım asırlık anılarını konuklarıyla paylaşan, tarihin gizemli koridorlarında konuklarını konforlu bir yolculuğa çıkaran Darüssaade İstanbul Hotel, tarihi ve turistik mekanlara olan yürüme mesafesindeki konumuyla da özellikle tercih ediliyor. Misafirlerine sauna hizmeti de sunan otelde, 22 oda yer alıyor.

Darüssaade İstanbul Hotel’in her odası, özel dizaynlı duvar kağıtları ve özel üretim perdelerle fark yaratıyor. Ücretsiz Wi-Fi erişimi ve LCD TV’nin bulunduğu odalarda, konukların rahatı için her türlü konfor düşünülmüş.

Darüssaade İstanbul Hotel’in zengin kahvaltı menüsüyle güne başlayan misafirler, günü sauna keyfi yaparak geçirebilir. Sigara içilmeyen odaların da bulunduğu otel, İstanbul’un simgesel yapılarından Ayasofya Camii’ne 500 metre uzaklıkta yer alıyor.

Haliç, oteller bölgesi oluyor


İstanbul Haliç kıyısındaki ilk uluslararası zincir otel olan Hilton Inn Garden, ilk yılında yüzde 90 doluluğa ulaştı

Dünyada ‘Altın Boynuz’ olarak ünlü bir yere sahip olan İstanbul Haliç kıyısındaki ilk uluslararası zincir otel olan Hilton Inn Garden, ilk yılında yüzde 90 doluluğa ulaştı.

100 milyon lira maliyetle sıfırdan inşa edilen 210 odalı oteli, Alman ortaklarıyla birlikte Amplio Emlak Yatırım kurucu ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Alaeddin Babaoğlu hayata geçirdi. Hem Sütlüce Kongre Merkezi’ne yürüme mesafesinde olması hem de ‘Altın Boynuz’ kıyısında bulunması oteli kuruluşunun altıncı ayında, yabancıların İstanbul otelleri için kullandığı ifadeyle ‘para makinesine’ dönüştürdü. Öyle ki Haliç’teki bu otel, çoğu zaman yüzde 100 doluluğa sahip olduğu için müşterilerini bir Alman markası olan ‘kardeş oteli’ Conrad’a yönlendiriyor. Haliç Hilton Inn Garden’ın sağladığı doluluğun ardından bölgede üç otel projesi daha ortaya çıktı. Geceliği 200-700 lira olan otelin müşterilerinin yüzde 70’i yabancı.

25 yıl dünyanın 40 ülkesinde profesyonel olarak otel yatırımlarını yöneten Amplio Yönetim Kurulu Başkanı Alaeddin Babaoğlu, basın toplantısıyla Haliç’teki otelcilik yatırımlarıyla ilgili bilgi verdi. Babaoğlu’nun açıklamasına göre 2007 yılında Hilton, Türkiye’nin 20 şehrinde otel açmayı planladı. Ancak 2008 krizi çıkınca bu yatırımlar ertelendi. Bu arada Haliç’teki otel projesini Alman ortaklarıyla birlikte Alaeddin Babaoğlu hayata geçirdi. Bu otel çevreci ‘LEED Gold’ sertifikasına sahip dünyadaki 15 otelden biri. Babaoğlu’nu Haliç’te otel yapmaya ikna eden ise Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan oldu. Otelin arkasında bulunan 500 konut ve 15 dönümlük bir alanı da Beyoğlu Belediyesi kentsel dönüşümle yenilemek için daire sahipleriyle anlaştı. Bu bölge de 120 milyon lira maliyetle Amplio tarafından yıkılıp yeniden yapılacak. Babaoğlu, “Burada oturanlar aynı yerde daire sahibi olacak. Mahalle kültürü yaşatılacak. Eskiden memur, işçi, işadamı aynı mahallede otururdu. Burada mahalle kültürü yaşatılarak, herkes aynı yerinde kalarak örnek bir kentsel dönüşüm gerçekleştireceğiz.” dedi.

İbrahim Balta

Hyundai’den İzmit’e 1,1 milyar liralık yatırım


 

Hyundai Assan’ın Avrupa’ya ihraç ettiği i20’nin yeni modeli, İzmit fabrikasında Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün’ün de katıldığı törenle banttan indirildi.
Bu törende Hyundai Assan İzmit Fabrikası’ndaki yıllık üretim kapasitesinin, 607 milyon dolarlık yeni yatırımla 200 bin adete çıkarılacağı açıklandı. Hyundai Assan İzmit Fabrikası’nda yapılan törene Kore Büyükelçisi S.K. Lee, Kocaeli Valisi Ercan Topaca, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, Hyundaı Assan Başkan ve Ceo’su Won-Shın Chang, Hyunaı Assan Fabrikası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar ile sanayici ve işadamları katıldı.Törende konuşan Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye’nin çok önemli yatırımlarla dünyaya mesajlar verdiğini belirterek şunları söyledi:

“Bundan 10 yıl öncesine kadar ‘Türkiye hasta’ diyenler şimdi oksijen çadırındalar. Allah onlara şifa versin. Türkiye sağladığı ekonomik istikrarı ve özel sektörüne vermiş olduğu desteğin nimetlerini yaşıyor bugün. Dünyanın her neresinden kim gelirse gelsin, şunu iftihar ederek söylüyorum ki bu ülkenin ekonomi bakanı olmaktan gurur duyuyorum. Yurt dışına gittiğimizde işadamlarımız ay Yıldızlı pasaportu taşımaktan gurur duyuyorlar.”

Türkiye’ye gelen yatırımların siyasi, ekonomik ve güven istikrarından geldiğini söyleyen bakan Çağlayan şözlerini şöyle sürdürdü:”Kuşkusuz bu yatırımlar Türkiye’ye gelirken bizim kara kaşımıza kara gözümüze gelmiyor. Bu yatırımlar Türkiye’nin siyasi, ekonomik, güven ve istikrarına geliyor. Bugün Türkiye’ye yatırım yapanlar sadece Türkiye’de 75 milyon nufusa bakmıyor. Bugün Türkiye’ye gelenler 56 ülkenin coğrafyasına ulaşıyor. Aslında Dünyanın ekonomik ekseni kaymıştır. Yani mal akımları kuzeyden güneye giderdi. Türkiye’nin içinde bulunduğu gelişmiş ülkeler hemen hemen eşit paya gelmiştir. Önümüzdeki 10 yılda dünya ticaretinde yüzde 60-65’inden fazla pay sahibi olacaktır.”

Hyundai Assan olarak yeni yatırım kararları aldıklarını söyleyen Hyundai Assan Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar şöyle konuştu: “Hyundai Assan olarak, Türkiye üretim kapasitesini otomobil üretimi olarak yıllık 100 bin adetten asgari 200 bin adet seviyesine arttırma kararı almış bulunmaktayız. Yeni i20 sayesinde yıllık 70 bin adetlik ihracatla ülkemize 1 milyar USD’den fazla doviz getirmeyi öngörmekteyiz. Yani toplam yapılacak ana ve yan sanayiler yatırımının bütçesi 1 milyar TL’den fazla olacak olup, yaklaşık 2 bin 400 kişiye ek istihdam yaratılacaktır.”

Üretilecek ürünlerin A ve B segmenti yeni nesil ürünler olacağını belirten Ali Kibar şöyle devam etti:”Bu segmentelerde ülkemiz pazarında lider duruma geçmeyi hedefliyoruz. Üretimimizin yaklaşık yüzde 94’ü Avrupa Birliği ve STA ülkelerine ihracat olarak hedeflenmekte olup, yıllık 2 milyar dolardan fazla döviz getirecektir. Bu yatırımlarla yerlilik oranını yüzde 67 seviyelerine getireceğiz. Yatırımı 18 ay içinde tamamlayacak olup, 2013 yılı sonunda da devreye almayı planlıyoruz.”