Yeni Taksim projesinin birinci etabı tamamlandı.


Taksim projesi start alıyor! Tünel sayısı 4’ten 1’e indi.Yeni Taksim projesinin birinci etabı tamamlandı. Projenin, ikinci etabını ise Topçu Kışlası oluşturuyor. Meydanın yayalaştırılması, tek bir dal-çık tüneliyle gerçekleştirilecek.

Yeni Taksim projesinin birinci etabı tamamlandı.

Meydanı’nın tek battı çıktısı, 600 metre uzunluğunda, Tarlabaşı ile Cumhuriyet Caddesi’nde yapılacak. Bu arada tepkiler üzerine, daha önce projede yer alan, Sıraselviler, Mete ve Gümüşsuyu Caddesi’ndeki dal-çık tünellerinden vazgeçildiği öğrenildi. Dal-çık tüneliyle, araçlar, Tarlabaşı’ndan meydana yakın bölümden yer altına girerek, Divan Oteli’ne gelmeden tünelden çıkacak. Araç trafiğinin yer altına alınmasıyla, Talimhane ve Taksim Meydanı bütünleştirilecek. Yayalaştırılan yolda, ancak çok acil durumda ambulans, itfaiye ve polis araçları geçiş yapabilecek.

24 saat işleyecek

oluşturan Topçu Kışlası projesinde de sona gelindi. Projenin Mimarı Halil Onur, projesinin son detayları hakkında VATAN’a bilgi verdi. Kışla’nın kesinlikle kamuya kapalı olmayacağını, meydanla bütünleşeceğini belirterek, “Kışlanın avulusunda kitapçılar, kafeler olacağı için burası 24 saat işleyen bir cazibe merkezi haline gelecek” diye konuştu.

Merdivenler kalkıyor

Kışla’nın son detayları ise şöyle: ‘Kışla iki katlı olacak. Altında otopark yer alacak. Kışla’nın ikinci katı müze olurken, ilk katında kitapçılar, kafeler yer alacak. Gezi Parkı’nın merdivenleri kalkacak. Bugün sadece Atatürk Anıtı’nı dolaşan tramvay güzergahı da değişecek. İki güzergahtan birine karar verilecek tramvay, ya AKM önünden meydanı dolaşacak ya da ilk dönemdeki gibi meydandan, Cumhuriyet Caddesi’ne oradan Atatürk Anıtı’na gelecek.

Reklamlar
By 1eladenecli Posted in Proje Etiketler

Financial Times, 3. köprü hakkında yorum yaptı


Financial Times, yatırımcıların 3. köprü projesinin bütçe açığını artırmasından kaygılanacağını savunurken “Bu bir ulaşım projesi değil. Bir emlak projesi” yönündeki eleştirileri yansıttı. Buna karşın, seçmenlerin sevineceğini belirten gazete, “Seçmenler, bir ekonomik sıkıntı döneminde hükümetin iddialı altyapı projelerine yatırım yaptığını görmekten mutlu olacak” diye yazdı.

İstanbul’da 3. Boğaz Köprüsü yapımına ilişkin ihale, yurt dışında da yorumlara yol açtı. Financial Times gazetesi, bütçe açığından endişe duyan yatırımcılar kaygılanırsa da seçmenlerin sevineceği değerlendirmesinde bulundu.

Ekonomi gazetesi Financial Times, 3. köprü ihalesinden İçtaş ve Astaldi’den oluşan grubun galip çıktığına işaret ederken “Proje, zoraki kamu finansmanına ve kent plancılaarı ile çevrecilerin eleştirilerine rağmen gerçekleştirilecek” dedikten sonra “Projenin başlatılması Ankara’daki hükümete güç katacak” yorumunu yaptı.

Projenin 2.5 milyar dolara mal olacağının hesaplandığına dikkat çeken gazete, “Zaten GSYH’nın yüzde 1.4’ü civarında olan bütçe açığından endişe duyan yatırımcılar, projenin bu açığı yüzde 2’ye daha yakın bir düzeye çıkartamasından kaygılanacaklar” görüşünü dile getirdi.

Önceki köprülerin trafiği arttırdığı yönündeki itirazlarına dikkat çekerken İstanbul Şehir Plancıları Odası Genel Sekreteri Akif Burak Atlar’ın “Bu bir ulaşım projesi değil. Bir emlak projesi” sözlerini de aktaran gazete, buna karşın seçmenlerin o kadar kaygılı olmayacağını belirterek “Seçmenler, bir ekonomik sıkıntı döneminde hükümetin iddialı altyapı projelerine yatırım yaptığını görmekten mutlu olacak” dedi.

Then there were three

There will, after all, be a third bridge over the Bosphorus. Turkey’s transport ministry said on Tuesday a contract for the $2.5bn project had been won by a consortium formed by Ictas Insaat Sanayi Ticaret of Turkey and Astaldi of Italy, which promised to build the bridge more quickly than other bidders.

 

 

TMSF 49 Gayrimenkulü Satışa Çıkardı


Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu(TMSF), Ankara, Antalya, Adana, Aydın, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kırklareli, Manisa, Mersin, Muğla, Sakarya ve Uşak olmak üzere 14 ilde toplam 49 gayrimenkulü satışa çıkardı.

TMSF, amme borcundan dolayı hacizli bulunan 49 gayrimenkulü, Bankacılık Kanunu’nun Fon’a vermiş olduğu yetkiler çerçevesinde açık artırma suretiyle satışa çıkardığını açıkladı.
Satışa çıkarılanlar arasında Muğla Fethiye’de zeytinlik hissesinden İstanbul Bakırköy’de dükkana, Mersin Silifke’de meskenden İzmir 1’inci Sanayi Sitesi’nde metal kesim atölyesine kadar çeşitli gayrimenkuller bulunuyor. Satılacak gayrimenkullerin muhammen bedelleri toplamı ise yaklaşık 15 trilyon lira civarında.
İlk ihalenin 13 Haziran 2012 Çarşamba günü saat 14.00’de yapılacağı, satışı yapılamayan gayrimenkullere ilişkin ikinci ihalenin 20 Haziran 2012 Çarşamba günü yapılacağı belirtildi.
İhale hükümlerinde gayrimenkullere ilişkin satış bedellerinin peşin olarak tahsil edileceği belirtiliyor.
Bilgi almak ve şartnameyi incelemek isteyenlerin Fon’un 2’inci Tahsilat Dairesi Başkanlığı’na, ilgilendikleri her bir gayrimenkule ait satış ilanında belirtilen dosya numarası ile müracaat etmeleri gerektiği ifade edildi.
Kaynak: Milliyet
By 1eladenecli Posted in Emlak Etiketler

Türkiye’nin CERN’i bugün açılıyor


 

Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nca (TOKİ) inşa edilen Türkiye’nin ilk proton hızlandırıcı tesisi bugün açılıyor.
Tesis, İsviçre’deki Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’nde (CERN) yapılan bilimsel çalışmaların benzerleri yapılabileceğinden Türk CERN’i olarak da adlandırıldığı belirtildi.

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’nun (TAEK) Proton Hızlandırıcı Tesisi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılacağı törenle hizmete girecek. Ankara’daki Sarayköy Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi’nde (SANAEM) kurulan tesis, Türkiye’de bir ilk olacak. TAEK Proton Hızlandırıcısı Tesisi’nde kullanılacak hızlandırıcı, türünün en yeni teknolojik özelliklerine sahip olacak.
Proton hızlandırıcı tesisi, kısa yarı ömürlü radyoizotop üretiminin yapılması ve elde edilen ürünün, sağlık sektöründe kullanılması amacıyla inşa edildi. Tesisin faaliyete geçmesiyle birlikte, kanser ve kalp hastalıkları başta birçok hastalığın teşhisinde kullanılan ‘izotop’lar artık yurtiçinde üretilecek. TAEK Proton Hızlandırıcısı Tesisi’nde izotopların üretimi ile bu alanda dışa bağımlılık ortadan kalkacak.

Tesis ayrıca, hızlandırıcı teknolojisi alanındaki araştırma ve geliştirme çalışmalarında altyapının oluşturulması açısından da büyük önem taşıyor. Bu tip tesislerin ve laboratuvarların artmasıyla, Türkiye’nin CERN ve benzeri uluslararası etkinliklerde daha fazla söz sahibi olması mümkün olabilecek.

TAEK Proton Hızlandırıcı Tesisi, SANAEM yerleşkesi içerisinde olmasına karşın fonksiyonel özelliğinden dolayı yüksek güvenlikli inşa edildi. Proton Hızlandırıcı Tesisi taban alanı 3 bin 110 metrekare olacak şekilde 2 katlı ve kısmi bodrumlu olarak inşa edildi. Ayrıca proje kapsamında taban alanı 315 metrekarelik trafo ve ısı merkezi ile 2 adet giriş kontrol ünitesi bulunuyor. Bodrum kat, sıvı ve katı atıkların depolanmasına olanak sağlayacak tankların yer aldığı mahal olarak tasarlandı. Biriken atıklar, buradan zemin kata, doğrudan dışarı ile bağlantılı yük asansörü ile çıkartılacak.

3. köprüyü 36 ayda tamamlama sözüne akıl sır ermedi!


Üçüncü köprü ihalesinde, dün mali teklifler açıldı. 28 firmanın ihale dosyasını incelediği ihale sürecinde 11 firma şartname almış ve 5 firmadan teklif gelmişti

 

Üçüncü köprü ihalesi, İstanbul’un fethinin 559. yıl dönümünde sonuçlandı. İhaleyi 10 yıl 2 ay 20 günlük düşük işletme süresi teklifiyle Türk IC İçtaş ile İtalyan Astaldi kazandı. En yakın işletme süresi teklifini Cengiz-Limak-Kolin-Makyol-Kalyon ortaklığı, 14 yıl 9 ay 19 gün’le verdi… Firmalar 6 ay içinde kredi bulamasalar bile inşaata başlayacak. Yeni köprü 2015 yılında faaliyete geçmiş olacak.

Dünkü ihalenin sonucunu Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım açıkladı. Akşam gazetesinin haberine göre; Bakan Yıldırım, Salini-Gülermak projesinin köprü ayaklarının denizin içinde olması nedeniyle, değerlendirme dışı tutulduğunu söyledi. Projenin yatırım maliyetinin 2.5 milyar lira olacağını belirten Yıldırım, olası bir deniz kazasında zarar görmemesi için projede ayakların özellikle karada olmasının istendiğine vurgu yaptı. Yıldırım, 29 Mayıs’ın, İstanbul’un fethinin 559. Yıldönümü olduğuna dikkat çekerken,’O nedenle İstanbul’a 3. gerdanlığı takacak firmayı bugün açıklıyoruz’ dedi.

Tren geçişi de var

Köprünün yatırım tutarının da 2.5 milyar dolar yani 4.5 milyar lira olduğunu aktaran Yıldırım, ‘Bizim fiyata dahlimiz yok. Biz eğer firmaya ek işler verirsek bu fiyat artmayacak. O zaman işletme süresi uzayacak’ dedi. Yıldırım, hedeflerinin, 36 ayda köprüyü tamamlayarak, en geç 2015 yılı sonunda hizmete sunmak olduğunu bildirirken, inşaata bu yıl sonunda başlanması gerektiğini aktardı. Yıldırım, projede tren geçişi olacağına da dikkat çekti.

6 ay içinde başlayacak

Yıldırım, firmanın bir yandan da finansmanla ilgili çalışmalara başlayacağını kaydederken, finansman bulamaması halinde ise ortaklığın öz kaynaklarla inşaata başlaması gerektiğini söyledi. Yıldırım, ‘Biz bunun için şirkete bir sınır koyduk. 6 ay içinde kredi buldu buldu, bulamazsa da öz kaynaklarıyla işe koyulmalı. Zaten kredi bulamama sorunu da olmaz. Mutlaka bulur. Herkesin kredi vereceği bir proje’ dedi.

‘Çılgın teklif’

Mehmet Cengiz Cengiz İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı: Bu teklifi, ‘çılgın bir teklif’ olarak nitelendiriyoruz. Gerçekleştirilmesi zor görünüyor. Biz imkan görmüyoruz. Bu koşullarda ağaçtan köprü yapsan yine de çok zor. Herkesin yoğurt yiyişi farklı. Bekleyip göreceğiz.

Süleyman Varlıbaş Varyap Yönetim Kurulu Başkanı: Projeyi Türk müteahhitlerin yapacak olması mutluluk verici. Mutlaka onlar fizibilitesini yapmış ona göre teklif vermişlerdir. Menfi yorum yapmak bize düşmez. Türk ekonomisi için de ihaleyi kazanan grup için de hayırlı olmasını diliyorum.

Nihat Özdemir Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı: Herkesin hesabı-kitabı var. Saygı duymak, tebrik etmek lazım. Hayırlı olsun.

Ebru Özdemir Limak Holding Yönetim Kurulu Üyesi: Biz gerçekten çok çalıştık, büyük emek verdik. Beşli konsorsiyum kurarak, her açıdan hesap yaptık, amacımız ciddi bir sermaye koyup hızlı iş yapmaktı, olmadı. Mutlaka onlar da kendilerine göre hesap yapmışlardır. Tebrik ediyoruz.

Emin Sazak Yüksel İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı: İlk teklifle ikinci teklif arasında yüzde 40 fark var. Kazanan grubun bu işi yapmaya muvaffak olacağını düşünüyorum.

Günde 135 bin araç geçmezse aradaki farkı devlet ödeyecek

10 Ocak’ta yapılan ilk ihalede hiçbir şirket teklif vermezken, bunun üzerine projede bazı değişiklikler yapıldı.

Köprünün de içinde bulunduğu Kuzey Marmara Otoyolu Projesi’nden 414 kilometrelik otoyol çıkarıldı, sadece 100 kilometrelik bir yol bırakıldı.

Köprünün günlük trafik garantisi de 100 bin araçtan 135 bin araca çıkarıldı.

Kamulaştırma bedeli yükü de firmaların sırtından alındı.

Eğer günde 135 bin araç geçmezse, araç geçiş ücreti devlet tarafından ödenecek.

Bunun üzerinde araç geçerse, kazanç IC İçtaş-Astaldi’nin olacak.

Köprü yapım sürecindeki işlemler KDV’den muaf tutulacak.

Bu muafiyetten şirketin 500 milyon dolarlık katkı elde etmesi bekleniyor.

 

T24

By 1eladenecli Posted in Genel

Maserati Temmuzda Türkiye’de


İtalyan lüks ve prestijli spor otomobil üreticisi Maserati’nin ülkemizde Tofaş çatısı altındaki temsilcisi FerMas, GranTurismo modelinin 460 HP’lik en güçlü versiyonu olan Maserati GranTurismo Sport’u Temmuz ayından itibaren ülkemizde satışa sunacak. Keskin yol tutuş özellikleri, farklılık katılan sportif tasarım unsurları ve 300 km/s’lik son hız değeriyle dikkat çeken Maserati GranTurismo Sport, 317 bin Euro’dan başlayan anahtar teslim satış fiyatıyla dikkat çekiyor. Tofaş çatısı altında yer alan FerMas, Maserati GranTurismo model ailesinin en güçlü versiyonu olarak dikkat çeken 460 HP’lik Maserati GranTurismo Sport’u Temmuz ayından itibaren ülkemizde satışa sunmaya hazırlanıyor. 5 yılda dünya çapında15 bin adetten fazla satılan Maserati GranTurismo modelinin başarısını daha da yukarılara taşımaya hazırlanan Maserati GranTurismo Sport, ülkemizde 317 bin Euro’dan başlayan anahtar teslim fiyatıyla lüks spor otomobil severlerin beğenisine sunulacak.

Maserati’nin Yeni Başarı İkonu: GranTurismo Sport!

317 bin Euro’dan başlayan anahtar teslim satış fiyatıyla dikkat çeken Maserati GranTurismo Sport, yenilenmiş tasarımı ve performans bakımından sporcu doğasını daha da ileriye taşıyan yeni teknolojik özellikleri sayesinde bir adım öne çıkıyor. Maserati GranTurismo Sport’un kaputu altında görev yapan 460 HP güç ve 520 Nm tork üreten 4.7 litrelik V8 motor, 6 ileri vitesli 2 ayrı otomatik şanzıman ile kombine edilebiliyor. Daha sportif performans sergileyebilen elektronik MC Shift vites kutusuyla daha hızlı vites geçişi sağlamasıyla (100 milisaniye kadar) dikkat çeken Maserati GranTurismo Sport, 0-100 km/s hızlanmasını 4.7 sn’de tamamlarken, 300 km/s’lik maksimum hıza erişebiliyor. Bununla birlikte GranCabrio Sport ve Quattroporte Sport GT S’de de kullanılan “MC Otomatik Vites Yönetimi” yazılımına sahip otomatik şanzımanlı GranTurismo Sport versiyonu ise 0-100 km/s hızlanmasını 4.8 sn’de tamamlarken, 298 km/s’lik son hıza erişebiliyor. Süspansiyon bakımından Yeni GranTurismo Sport’ta, yolcu konforunu iyileştirirken otomobilin tepkilerini daha da keskinleştiren ve sürüşü daha da eğlenceli kılan devamlı amortisör sistemi kontrolünün geliştirilmiş hali olan Sport Skyhook sistemine yer veriliyor. Sport modunda iken sürücü hareketlerine cevap vermek adına çok keskin bir kimliğe bürünen Maserati GranTurismo Sport, normal konumda ise daha yumuşak ve konforlu bir sürüş imkânı sunuyor. 20 inç’lik Astro tasarımlı alaşımlı jantların arkasında, önde 6 pistonlu fren kaliperleri ve arkada 4 pistonlu fren kaliperleri ile Brembo çift-döküm teknolojisine sahip fren sistemi yer alıyor. Oluklu ve delikli disklerle ağırlığı %15 ila %20 oranında azaltan fren sistemi, düşük yıpranma ve üst düzey parça performansı sunan döküm demir ve alüminyumdan üretilmiş olmasıyla da dikkat çekiyor.

Yenilenen tasarım yapısıyla da dikkat çeken Maserati GranTurismo Sport’un ön tamponu, LED teknolojisi ile desteklenmiş yeni farlar ve geleneksel oval ızgara arasındaki uyumu sağlamak adına yeniden tasarlanmış olmasıyla dikkat çekiyor. Böylece hava akışının ve fren soğutma işlevinin daha başarılı gerçekleştirilmesine imkân verilirken, Maserati’nin kırmızı çizgili krom arması 460 HP’lik Maserati sporcusunun performansı hakkında belirgin fikir vermesi bakımından önem taşıyor. Maserati GranTurismo Sport’un arka bölümünde ise yeniden tasarlanan daha koyu renkli arka far grubu kendini belli ediyor.

 

Hidroyavuz, piyasadaki vinçlere göre daha ‘hafif’ vinç üretiyor


Tolga Yavuz, Avrupa uyum sürecinde denetimleri artan karayolları yük sınırlamasını göz önünde bulundurarak ve işlevsellik kapasitesini düşürmeden piyasadaki vinçlere göre daha hafif olan 20 ton ağırlığında yeni vinçler ürettiklerini iddia etti.

Araç üstü hidrolik ekipman, tasarım ve imalatı yapmak için bu yılın başında Konya’da faaliyete başladıklarını söyleyen Hidroyavuz Mekatronik Otomasyon Mühendislik Makine firma sahibi ve Genel Müdürü Tolga Yavuz, Avrupa uyum sürecinde denetimleri artan karayolları yük sınırlamasını göz önünde bulundurarak ve işlevsellik kapasitesini düşürmeden piyasadaki vinçlere göre daha hafif vinçler ürettiklerini iddia etti.

Bu ay piyasaya sürdükleri 20 ton ağırlığındaki yeni vinçlerin revizelerinin devam ettiği bildiren Yavuz, kendi fabrikalarında ürettikleri 20 ton ağırlığındaki yeni vinçlerin araç üstü hidrolik vinç piyasadaki diğer vinçlerden daha hafif olduğunu savundu. Yavuz, “Bu dönemin en önemli sorunu Avrupa uyum sürecinde denetlemeleri artan karayolları yük sınırlamasının yoğun bir şekilde uygulanmasıdır. Bu süreç araç üstü ekipman imalatçılarını daha hafif makine imal etmeye zorluyor. Biz sektördeki bu soruna cevap verecek makineler imal ederek sektörde büyümeyi hedefliyoruz” dedi.

12 yılı aşkın mühendislik deneyimi ve uzman kadrolarıyla bu yıl KONSAN sanayindeki yeni yerlerinde hidrolik makine imalatına başladıklarını anlatan Tolga Yavuz, iç pazarda geçmişe dönük müşteri portföyüne sahip olan yönetim ve üretim kadrolarıyla dinamik bir müşteri potansiyeline sahip olduklarını kaydetti.

Bugüne kadar iç piyasaya dönük çalıştıklarını, yeni firmaları ile 2012 ve sonrasında ihracata yoğunlaşacaklarını aktaran Yavuz, “Yeni dönemde araç üstü hidrolik mobil vinçlerde proje revizyonu yaparak, Avrupa’yı takip eden yeni vizyonumuz ile üretimimize devam ediyoruz. Araç üstü hidrolik, yeni dönemde de öne çıkan talepler arasında yer alıyor” diye konuştu. Talepler doğrultusunda bu yeni dönemde de araç üstü hidrolik mobil vinç üretimine devam ettiklerini kaydeden Yavuz, aynı zamanda değişik kurum ve müşterileriyle de piyasada olmayan özel tasarım projeleriyle de bu dönemde hizmet vermeyi amaçladıklarını dile getirdi.

Sektörel sorunlara da değinen Yavuz, firmalarının sektörde yaşadığı en büyük sorunun kalifiyeli ve yetişmiş eleman olduğunu belirtti. Özellikle meslek liselerinden öğrenci gelmediğini, teknik eleman ve mühendis olarak başvuran elemanların ise yeterli bilgi birikimi ve tecrübeye sahip olmadıklarına değinen Yavuz, sektördeki diğer sorunlar için ise şunları söyledi:

“Sektörde diğer bir sorunu da elektronik malzeme temin etmede yaşıyoruz. İçinde bulunduğumuz sektör, mekanik ve hidrolik olarak Avrupa pazarındaki kaliteyi yakalamış durumda bulunuyor. Ancak elektronik kapsamda halen dışa bağımlı çalışıyoruz. Ancak elektronik olarak sektörümüzde KOBİ destekli programlar ile Ar-Ge çalışmaları yapılıyor. Önümüzdeki günlerde de bu açığın kapanacağını görüyoruz.”

CMB Yatçılık, ‘Mina’ adlı yatıyla ‘en iyi dizayn’ ödülü aldı


 

Saatte 16 deniz mili hıza sahip, okyanusları aşabilecek şekilde yapılan yat, İngiltere’de yaşayan ve ismi gizli tutulan bir Türk işadamına satıldı. Temmuz ayında sahibine teslim edilecek lüks yatın, tamamen Türk mühendis ve sermayesi ile işçisinin emeğiyle yapıldığı belirtildi.

Antalya Serbest Bölgesi’nde yüzde yüz Türk sermayesi, mühendisi ve işçisinin emeği ile yapılan ‘Mina’ isimli yat, dünyanın en prestijli ödüllerinden olan En İyi Dizayn Ödülü’nü kazandı. CMB Yatçılık Şirketi tarafından Antalya Serbest Bölgesi’ndeki tersanede iki yıl önce kızağa konulan ve yüzde 95 oranında tamamlanan 47 metre uzunluğundaki kompozit motor yat, İngiltere’de yaşayan ve adı gizli tutulan Türk asıllı bir işadamına satıldı.

50’DEN FAZLA YAT KATILDI
Yat sektöründe dünyaca ünlü İngiltere, Fransa, İtalya ve Hollanda ile Amerikalı şirketlerden 50’den fazla yatın katıldığı ‘International Yacht Award’ yarışmada En İyi Dizayn Ödülü’nü kazanan yatı yapan CMB Yatçılık şirketi sahibi Hüseyin Başaran’ın kızı Mina Başaran, İtalya’da düzenlenen törenle ödülü aldı.

DENİZE İNMEDEN ÖDÜL ALDI
CMB Yat şirketi sahibi Hüseyin Başaran yaptığı açıklamada, tersaneyi üç yıl önce kurduğunu ve bu süre içinde dünyanın yat sektörü için en prestijli iki ödülünü kazandıklarını bildirdi. Lüks yatın iç ve dış dizaynının tamamen kendilerine, Türk mühendis ve mimarlarına ait olduğunu belirten Başaran, şöyle konuştu: ”Tersanemizde yaptığımız MİNA isimli yat denize inmeden ödül aldı. Böylece değerine değer kattı. Gururluyuz. Türk işadamı, sermayesi, Türk mühendisi ve Türk işçisi olarak gururluyuz. Denize indikten sonra da ödülleri alacağı tahmin ediliyor. Toplam 19 yolcu ve mürettebat kapasitelidir. Ev tipi balkonu yata monte ettik. Bu ayrı bir güzellik kazandırdı. Önümüzdeki 5-6 yıl içinde denize indirilecek teknelerde bunu görebileceğiz. Çok özel mobilya kaplaması var. Swarovski taşlardan daha pahalı mobilya kaplamasıvar. Ses ve eğlence düzeni Iphone ve Iphaid ile tamamen kontrol edilebiliyor. İtalyan ve İngiliz Loyd’larından sertifikalı. Yat tamamen parti yapılabilecek şekilde düzenlendi.”

OKYANUSU AŞABİLECEK
Başaran, saatte 16 mil hız yapan MİNA isimli yatın okyanus aşabileceğini bildirdi. Yatın sahibine teslim edildiğinde ‘Oriant Star’ adını alacağını ifade eden Başaran, şunları söyledi: ”Şu an tersanelerimizde 47 metrelik 3 yat bir adet de proje aşamasında olan yat bulunuyor. 69 metre uzunluğunda çelik yat üretimimiz de olacak”

ÖDÜLE DOYMUYOR
CMB Yatçılık şirketi, geçen yıl denize indirilen ve yine adı gizli tutulan İngiliz işadamına satılan 40 metre uzunluğundaki ‘Mystic’ isimli lüks yat ile de ‘En İyi Motor Yat’ ödülünü kazanmıştı.’Mystic’ isimli yatın yapıldığı CMB Yatçılık şirketine ait Antalya Serbest Bölgesi’ndeki tersane de kendi klasmanında ABD’de yapılan Boat Shov Fuarı’nda finale kalmıştı .

Serbest bölgelere KKDF bombası düştü geriye dönük tahsilat ‘çıkış’ kapısını açtı


 

 

Serbest bölgelerde faaliyet gösteren şirketlere getirilen KKDF’na yönelik inceleme, firmaların korkulu rüyası oldu. Uygulamanın geriye dönük KKDF’leri kapsaması sonrası firmaların çareyi serbest bölgeden çıkışta arayacağı belirtiliyor.

 

Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) kapsamında Serbest Bölgeler’de geriye dönük başlatılan incelemeler firmaları, mahkeme kapılarına taşıyor. Mahkemeden sonuç alamayacağını düşünen işyeri sahiplerinin ise çareyi serbest bölgelerden çıkmakta gördüğü ifade ediliyor. Sorun kendisini ilk olarak İzmir Serbest Bölgesi’nde gösterdi ancak sıkıntı Akdeniz’den Karadeniz’e tüm bölgelerde yaşanıyor.

Uygulama değişti anladık ama 3 yıl geriye gidilmesi kabul edilemez

21 Ocak 2011 tarihinde 5 sayılı Gümrükler Genel Müdürlüğü Genelgesi’nde, şube merkezi gibi çalışan yani yurtdışı ortaklı olan şirketlerin, malı yurtiçine sokmadan önce parasını ödediği takdirde herhangi bir sorunla karşılaşmayacağı ifade ediliyor. KKDF uygulamasında malın yurtdışından getirilmesinde peşin işlem yapılmadığı takdirde firmalar, KKDF makbuzu ibraz edilmediği için KKDF ödemek zorunda kalıyor. İZBAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Sevimli, bu durumu, “Uygulama başta böyle olmadığı halde, bir genelge ile durumun değişmesini kabul edebiliriz. Ancak müfettiş, 3 yıl geriye giderek ‘Bu şekilde yapılan işlemler varsa KKDF’sini isterim’ derse bu durumu anlayamayız” şeklinde yorumladı. Sevimli, serbest bölgelerde herhangi bir kanun değişmeden, müfettişlerin rapor yazdığını söyleyerek, “Ondan sonra gümrük müdürleri müfettişin yazdığı raporu esas alıyor.

Yürürlükteki bir kanunu, müfettiş öyle değil, böyle uygulanır diye gösteren bir rapor yazıyor. Ondan sonra ayıkla pirincin taşınıÖ Şirketler bu işin altından kalkamaz” sözleriyle değerlendirdi.

Firmalar serbest bölgeden çıkmak isteyecek

Alım-satımını bu düzene oturtan çok sayıda şirket olduğunu kaydeden Sevimli, “KKDF daha önce yüzde 3’tü, şimdi yüzde 6’ya çıkarıldı. Bu durum serbest bölgelere tanınan bir avantajdı ve bu avantajdan yararlanan şirketler fiyatlarını buna göre belirledi. Kimsenin bu parayı ödeyebileceğini sanmıyorum. Bu sisteme dahil olmak istemeyen firmalar serbest bölgeden çıkmak isteyebilir. Ege Serbest Bölge’de bu sistemi uygulayan çok sayıda firma var. Sadece bizim bölgemizde 25 bin dosya var. İncelendikçe sayı daha da artacaktır. 25 bin dosya demek, 25 bin ithalat beyannamesi demek. Ödeme ile ilgili raporları çıkardılar. Biz itirazlarımızı ilettik. Şayet itirazlarımız kabul edilmezse biz de mahkemeye başvuracağız” yorumunu yaptı.

Uygulama haksızlık, alış-verişler azalacak

Uygulamayı haksızlık olarak nitelendiren İstanbul Trakya Serbest Bölgesi (İSBAŞ) Genel Müdür Yardımcısı Bülent Yaşar ise “Konuyla ilgili genelge çıktı ve geriye dönük de tahsilat isteniyor. Firmalar da geriye dönük uygulamalar için mahkemeye gidip, itiraz ediyor. Normalde serbest bölgelerin ucuz girdi sağlama amaçlı kurulduğunu düşünürsek, haksızlık yapıldığını söylemek yanlış olmaz. Üreticiler için uygulama biraz daha yumuşatıldı ama alım-satımlar için aynı şey geçerli değil” dedi.
“Alım-satım yapanlar maliyet hesaplarında bu durumu dikkate almamışlardı. Firmalar artık mahkemelerden sonuç bekleyecek” diyen Yaşar, “Geriye dönük ödemeler konusunda firmaları büyük sıkıntılar bekliyor. Çünkü rakamlar çok büyük. Alış-verişleri etkilenecek ve yapmamaya başlayacaklardır. Alım-satım yapan firmaların yaklaşık yüzde 60’ı bu durumdan etkilenir. Firmalar serbest bölgelerdeki şubelerini kapatma yoluna gideceklerdir” açıklamasında bulundu.

Serbest bölgede iş yapmanın avantajı kalkar

Antalya Sanayi Bölgesi (ASBAŞ) Genel Müdürü Zeki Gürses, ASBAŞ’da geriye dönük uygulama ile karşılaşmadıklarını ancak uygulamanın sıkıntı yarattığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Geriye dönük vergi isterken dayanak nedir merak ediyorum. Serbest bölge olsun olmasın, bir mal ithal edildiğinde KKDF ödenmek zorunda ancak Türkiye’ye mal gelmeden önce serbest bölgedeki firmanın, alımını peşin yapıp yapmadığı için sıkıntı yaratıyor. Bu uygulama firmalara olumsuz yansıyacaktır. Yurtdışından vadeli alınan malda peşin şartı istenmesi mantıksız. Serbest bölgeler için avantaj olan bir durum, firmalar için handikap yaratacaktır. Deposunda henüz satmadığı malın parasını peşin ödemek, firmaya ek maliyet getirecektir. Bu durum ASBAŞ’ta büyük oranda olmasa da özellikle toplu alımlarda sıkıntı yaratmaya başladı. O şartın aranmaması gerekir. Rekabet için vadeli anlaşılır. Alıcı ve satıcı razıysa bunu peşine zorlamanın bir manası yok.”

‘Serbest bölgeler özel bölge olursa eski hakları tekrar kazanabiliriz’

Geriye dönük alımlarda serbest bölgelerin olumsuz etkileneceğini kaydeden Samsun Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi (SASBAŞ) Ercüment Karaca, “Serbest bölgelerde yapılan ticarette olumsuz bir hava yaratabilir. Firmalar yurtdışından ya peşin alım yapacak ya da KKDF ödeyerek vadeli alım yapacak. SASBAŞ’ta 15-16 alım-satım firması var. Artık ya peşin alım yapacaklar ya da vadelide KKDF ödeyecekler. Ödemelerin geçmişe dönük olması sıkıntı yaratır. 2004 yılında Serbest Bölgeler Kanunu’nda bazı değişiklikler yapıldı. Alım-satımda bazı muafiyetler getirilmişti. Yakın dönemde serbest bölgeler için bakanlık nezdinde bir değişiklik hazırlığı var. Serbest bölgeler, özel ekonomi bölgesine dönüştürülmeye hazırlanıyor. O dönüştürme esnasında birtakım iyileştirmeler olacağını ve geçmişte kaldırılan bazı hakların tekrar verileceğini düşünüyoruz. Serbest bölgeler böylece tekrar cazip olacaktır” diye konuştu. Karaca, özel ekonomi bölgelerini ise şu sözlerle açıkladı, “Lojistik merkez, turizm, sağlık serbest bölgesi gibi döviz kazandırmaya teşvik eden yurtdışında aldığımız ara malı hammaddeleri, burada işleyip ihraç edebileceğimiz, Türkiye’de ara malı hammadde alıp serbest bölgelerde işleyip, üretime ve hizmet ihracına yönelik yeni bir konsept.”

Serbest Bölgeler’in avantajı kalmadı, kaldırılacak

Dudullu Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Murat Önay ise serbest bölgelerin kaldırılacağını belirterek, “Serbest bölgeler anladığım kadarıyla hükümetin öncelikli politikaları arasında yer almıyor. Yakın zamanda ya ihtisas OSB ya da normal OSB’ye çevirecekler” dedi. Serbest bölgelerin eski cazibesini kaybettiğini ifade eden Önay, “Onun için de bu avantajlar tek tek ortadan kaldırılıyor. Firmalar da serbest bölgelerden çıkmak isteyecektir. Hiçbir avantajı yoksa insanlar da bu sıkıntıya neden katlansın. Geçiş süreci firmalar için hiç şüphesiz sıkıntı yaratacak” değerlendirmesini yaptı.
Gamze ŞENER

150 milyon dolarlık yatırım


İnce polyester film üreticilerinden Hintli Polyplex Group Ltd. Çorlu’ya 150 milyon dolar tutarında yatırım yapacak.

Yatırımla, Tekirdağ Çorlu Avrupa Serbest Bölgesi’nde yeni PET reçine ürün serisi için yeni bir üretim tesisi açılacak. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın katıldığı, Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı (Yatırım Ajansı) ile Polyplex tarafından düzenlenen basın toplantısında Hintli firmanın yatırım kararı açıklandı.

TİCARET HACMİ 1 MİLYAR DOLAR

150 milyon dolar tutarında iki aşamalı olarak gerçekleşecek olan yatırım kapsamında hayata geçecek tesisin yıllık üretim kapasitesi yaklaşık 600 bin ton olacak ve üretim tesisinde 250 kişi için doğrudan istihdam olanağı oluşacak. Tesisin yıllık ticaret hacminin 1 milyar dolar civarında olması bekleniyor. 2012 yılının ilk yarısında gerçekleştirilmesi planlanan temel atma törenini takiben, bu kapasitenin yüzde 70-80’i Avrupa, ABD ve Rusya pazarlarına ihracata ayrılacak.

Polyester ve polipropilenden üretilen yüksek performanslı plastik film pazarında dünya liderlerinden biri olarak görülen, grubun amiral gemisi Polyplex Corporation Ltd., 1980’de kuruldu. Hindistan, Türkiye ve Tayland’da üretim tesisleri bulunan şirketin ABD’de de yeni bir yatırımla üretim tesisi inşaatı sürüyor.

Haber Kaynağı :