Tarihi ofisler büyük şirketlerin başarısına tanıklık ediyor!


 

Bugün birçok şirket için hayat plazalarda akarken, kimi şirket yönetimleri, bu akıllı binalara pek yüz vermiyor

 

Bugün birçok şirket için hayat plazalarda akarken, kimi şirket yönetimleri, bu akıllı binalara pek yüz vermiyor. Örneğin İstanbul’da Boğaz’ın muhteşem görüntüsünü hiçbir şeye değişmeyen şirketlerin sayısı artıyor. Şu anda köşkleri ve ya da yalıları mesken tutanların sayısı 10’u bulmuyorsa, bunun en önemli nedeni metrekare sorunu ve koruma altında oldukları için bazılarına doğal gaz dahi bağlamanın zor olması.
İstanbul’un en önemli simgelerinden biri eşsiz Boğaz’ıysa, diğeri de onsuz düşünülemeyecek, yalıları ve köşkleridir. Her birinin geçmişi birkaç asra dayanan ve yapıldıkları dönemin ileri gelenlerinin kullandığı bu köşk ve konakların günümüzde butik otel olarak kullanılması yeni bir durum değil. Fakat bu mekanlar sayılan az da olsa artık bazı şirketlerin merkez ofisi olarak da hizmet veriyor. Boğaz’ın tarihi köşk ve konaklarını merkez ofis olarak kullanan şirketler arasında en başta Nakkaştepe tesislerindeki Koç Holding sayılabilir kuşkusuz.
Bayraktar Holding’den Eren Holding’e Mesa Mesken’e, Borusan’dan Alarko ve Demsa Group’a kadar birçok holding ve grubun da Boğaz’ın en değerli bölgelerindeki mekanlarında mesai yürüttüklerini vurgulayalım.
Köşklerin ofis olarak kullanmanın ne kadar yaygın olduğunu ve köşklere şirketlerin ilgisini İstanbul Emlakçılar Odası Başkan Yardımcısı Nizamettin Aşı’ya soruyoruz. İstanbul’un tarihi köşklerine bu anlamda çok yoğun bir ilgili olmadığını söyleyen Aşı, bunun nedeni olarak söz konusu mekanların kullanım alanlarındaki sıkıntıyı gösteriyor. Yine de köşkleri ofis olarak kullanan şirketlerin tarihi mirasa sahip çıkmalarının imajları açısından çok önemli katkı yaptığını söylüyor. Bu tür yerlerin aslına uygun restorasyon gerektirdiğini ve hatta bir kısmında doğalgaz dahi bağlamanın belli prosedürleri olduğunu ifade eden Aşı, bu nedenle de şirketlerin çok fazla bu yönde bir kiralama ve satın alma isteklerinin olmadığını dile getiriyor.
Tarihi köşkleri ofis kullanan şirketlerin sayısı sınırlı olsa da araştırdıklarımızdan bir kaçının hikayesi ve bugünde gelişi…
KOÇ HOLDİNG 
24 YILDIR NAKKAŞTEPE’DE 
Koç Holding de 24 yıldır tarihi bir yapıda faaliyetlerini sürdürüyor. Sultan Abdülaziz’in damatlarından Mehmet Şerif Paşa tarafından malikane olarak 19. yüzyılın sonunda inşa edilen Nakkaştepe Tesisleri, Koç Holding tüm üst düzey yönetim birimlerini bir arada topluyor. 1978 yılında Koç Topluluğu tarafından alınan Nakkaştepe tesisleri, 23 bin 219 metrekarelik bir arazide yer alıyor. Mehmet Şerif Paşa Konağı’nın Harem, Selamlık, Ağa Dairesi, Hamam, Ahırlar, Arabacı Başı Binası da olmak üzere 1984 yılında aslına uygun olarak tekrardan yapıldı. Koç Holding, 1988 yılından beri markez olarak bu tarihi binayı kullanıyor
MESA 
MESA BOĞAZ’IN HEMEN YANINDA 
Konut sektörüne bundan 43 yıl önce Ankara’dan giren Mesa Şirketler Topluluğu İstanbul’un en ihtişamlı köşklerinden biri olan Cemil Molla Köşk’ünü bölge müdürlüğü olarak kullanıyor. 19’ncu yüzyıl sonlarında yaşamış bir aydın olan Cemil Molla’nın inşa ettirdiği bu köşk, hemen Boğaz Köprüsü’nün ayakları dibinde yer alıyor. Kuzguncuk’taki bu beyaz kuleli köşk, 1886 yılında yapıldı.
Abdülhamit döneminden kalma ve İtalyan asıllı Sinyor AJbeni’nin mimarı olduğu bu köşk, yapımından tam yüzyıl sonra Mesa tarafından satın alındı. 2004-2005 yılında sil baştan restore edilen bu köşk, şu an Mesa Şirket Topluluğunun İstanbul merkezi olarak faaliyette. Mesa Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Boysanoğlu, hemen her şeyinin orijinal olduğunu söylüyor.
İstanbul’daki iş görüşmelerini genelde bu ofiste yapmayı tercih ettiğini aktaran Boysanoğlu, buranın tarihi geçmişiyle grubun en değerli varlıklarından biri olduğunu vurguluyor. 1986 yılında aldıkları köşkün bugünkü değeri 90 milyon dolar civarında olduğunu aktaran Boysanoğlu, sadece bu ofiste şu an 30 kişinin çalıştığını dile getiriyor.
DEMSA 
90 ÇALIŞANI İLE KÖŞKTE 
Demsa Group da Altunizade’de yer alan 19’ncu yüzyıl sonlarında inşa edilen konağı 2005 yılından beri grup merkezi olarak kullanıyor. Dış ve iç yapı özellikleri korunarak restore edilen üç katlı merkez ikinci dereceden tarihi eser olma özelliği taşıyor. 1800’lü yılların sonlarında inşa edilen ve 2 bin metrekarelik bir arazi üzerinde yer alan bu köşk, Barok tarzında yapılmış. Yüksek tavanlardaki resimler, eski haline sadık kalınarak röneve edilmiş ve bu köşk, Demsa Group’tan önce de yine bir ticari kuruluşun merkez ofisi olarak kullanılıyormuş. Binada 90 Demsa çalışanı mesai yürütüyor.
CİNER HOLDİNG 
BOĞAZA NAZIR BİNA 
Üsküdar Paşalimanı’nda hali hazırda Ciner Holding tarafından kullanılan görkemli manzarası ile öne çıkan bina yıllarca tütün deposu olarak kullanıldı. Bina ilk olarak 1998’de Korkmaz Yiğit’in o dönem sahibi olduğu Bank Ekspres tarafından satın alındı. Ardından el konulan banka tekrar satışa çıkarıldı. Bin 100 metrekare arsa üzerine inşa edilen bina 2002’deki ihalede Ciner Holding en yüksek teklifi verdi. Ciner, binaya donemin parası ile 16 trilyon lira (16 milyon lira) ile satın aldı.
EREN HOLDİNG 
112 YILLIK KÖŞKTE MESAİ 
İş dünyasının köşkte mesai yürütmeyi seçen önemli temsilcilerinden biri de Eren Holding. Önce Topkapı, ardından Yenibosna’daki tesislerde idare edilen Eren Holding, şimdilerde üst düzey yöneticilerini Anadoluhisarı’ndaki yol üstü köşkü’nde ‘ağırlıyor’. Eren Holding’in üst düzey yöneticilerinin mesai yürüttüğü, kimi özel ve yabancı konuklarını ağırladığı köşk, 1900 yılında Çelebi Ailesi tarafından yaptırılmış. Köşk, gerçek ününe Çelebizade Sait Tevfik Bey’in, namı diğer Sait Çelebi nin döneminde ulaşmış. AyRIca konut, 1915’li, 1920’li, 1930’lu yıllarda Fenerbahçeli sporculara da hizmet etmiş. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün tarihinde önemli bir yere sahip bulunuyor.
Fenerbahçe camiası tarafından o yıllarda “Bizim Şato” namı ile de anılan bu köşk, 2005 yılından bu yana Eren Holding AŞ bünyesine dahil edildi.
Gerekli izinlerin alınması ile başlanan inşaat üç yıl sürmüş. Dört yıl önce hizmete açılan köşk, gelecekte de Eren Holding yönetimine ev sahipliği yapacak.
Eren Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Eren, oturduğu semte yakın olduğu için iş mesaisinin tamamını, FB camiasının Bizim Şato olarak tanımladığı Çelebi Köşkü’nde geçiriyor.
Ortaköy Merkez - Holding
ALARKO HOLDİNG 
KUŞ BAKIŞI BOĞAZ
 Ortaköy’de yer alan Eski Şifa Yurdu Hastanesinin yer aldığı koruluktaki köşklerden birinde çalışan Alarko Holding’in burada 100’e yakın çalışanı yer alıyor. Boğaziçi Köprüsü’nün ayağında 3 bin metrekare civarında bir kullanım alanı bulunan köşkün üçte birinin sahibi olan Alarko Holding’in CEO’su Ayhan Yavrucu, köşk ofis konusunda öncü gruplardan biri olduklarını söylüyor. Bu alanda ilk adımı kendilerinin atmış olmasından dolayı mutlu olduklarını aktaran Yavrucu, çalışma ortamı açısından çok şanslı olduklarının ifade ediyor. Bu tür yerlerin çok özel olduğunu ve butik bir çalışma imkanı sağladığını belirten Yavrucu, misafirleri burada ağırladıklarının dile getiriyor.
 
BORUSAN 
PERİLİ KÖŞK 
MÜZE OFİS 
Perili Köşk olarak bilinen Yusuf Ziya Paşa Köşk’ü deyince artık hemen herkesin aklına Borusan Holding gelir. 2007 yılından beri bu köşkü ofis olarak kullanan Borusan Holding, geçtiğimiz aylarda burayı hafta sonları için ziyaret açtı. Böylece Türkiye’nin ilk ofis müzesi de devreye girmiş oldu. Borusan Holding Yönetim Merkezi’nin faaliyet gösterdiği Rumelihisarı’ndaki Yusuf Ziya Paşa Köşkü 100. yaşında ‘Borusan Contemporary’ adıyla Türkiye’nin çağdaş sanat alanındaki ilk ofis müzesine dönüştü. Hafta içi ofis olarak faaliyetine devam eden Perili Köşk, hafta sonları ise sergileri halkla buluşturuyor. Türkiye’nin önde gelen kurumsal koleksiyonlanndan olan Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu da Bonısan Contemporary’de düzenli olarak sergileniyor. Köşk’ün geçmişi ise 1910’lu yıllara gidiyor.Yusuf Ziya Paşa o dönemde Mısır Hidivi Abbas Hilmi Paşa’nın Başyaveri olarak görev yapıyordu. Yusuf Ziya Paşa Köşkü’nün yapımına 1910’lu yıllarda başlandı. Ancak 1914 yılında Birinci Dünya Savaşı’nın çıkması ve Osmanlı İmparatorluğu’nun da savaşa girmesiyle inşaatı yapan ustalar askere alınınca çalışmalar tamamlanamadı. Yusuf Ziya Paşa, vefat ettiği tarih olan 1926 yılına kadar köşkte yaşadı. Paşanın ölümünden sonra ailesi 1993 yılına kadar köşkte oturdu. Köşk, bu tarihte Basri Erdoğan’a satıldı. Yanm kalan inşaat nedeniyle tamamlanamayan ve boş kalan ikinci ve üçüncü katlar yüzünden bina çevrede “Perili Köşk” diye anılmaya başlandı. Yapının rölöve, restitüsyon, restorasyon ve uygulama projeleri, 1995- 2000 yılları arasında mimar Hakan Kıran tarafından gerçekleştirildi. Köşkün dış görünüşü korunurken, iç mekanlar modern ve ferah bir iş ortamını sağlayacak şekilde düzenlendi.
BAYRAKTAR HOLDİNG 
BOĞAZA TEPEDEN BAKIYOR
İstanbul’un önemli köşklerinden biri olan ve 210 yıllık geçmişi bulunan Sadrazam îzzet Mehmed Paşa’nın köşkünde bugün Bayraktar Holding bulunuyor.
1989 yılında köşkün arsasının mülkiyetini alan Bayraktar Holding, köşkü yeniden inşa ettirdi. 1999 yılında inşaatın tamamlanmasıyla birlikte İz- A, zetâbâd Kasrı, holding merkezi olarak devreye alındı. Bebek ile Arnavutköy arasında kalan Bogaz’ın en güzel sırtlarından birine konumlanmış olan tarihi köşk holdingin genel merkezi olarak kullanılıyor.
Ekonomist
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s