TMMOB’dan ‘ulaşımda demiryolu gerçeği’ raporu


 

TMMOB, devlet denetiminde olan ve tek elden yürütülen demiryolu işletmeciliğinin, özel şirketlerin ve taşeron şirketlerin eline teslim edilmeye çalışıldığını savundu.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Makina Mühendisleri Odası “Ulaşımda Demiryolu Gerçeği Raporu”nu açıkladı. TMMOB Makina Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu tarafından yazılı bir açıklama, ulaştırmanın önemi, Osmanlı Dönemi, Cumhuriyet’in ilk dönemi, 1950’den bugüne kadar istatistiklerle Türkiye’nin demiryollarındaki mevcut durumu, “hızlandırılmış tren”in öyküsü, sorunlar ve demiryolu politikası için öneriler yer aldı. 2004 yılında Haydarpaşa-Ankara seferini yapmakta olan hızlandırılmış trenin, Sakarya’nın Pamukova ilçesinde raydan çıkarak devrilmesi sonucu, 41 kişinin öldüğü, 81 kişinin de yaralandığının anımsatıldığı açıklamada, 1950’li yıllardan sonra, Türkiye’de karayolu ağırlıklı bir ulaşım politikasının uygulanması sonucu, demiryolu yük ve yolcu taşımacılığında olağandışı gerilemeler yaşandığı, demiryolu yapımı durma noktasına geldiği kaydedildi. Uluslararası istatistiklere göre Türkiye’nin, 21 Avrupa ülkesi arasında demiryolu ile yolcu taşımada yüzde 2,3 ile yük taşımada yüzde 4,4 ile sondan ikinci sıra olduğunun belirtildiği açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın (TCDD) özelleştirilmesinin gündeme olduğu ve aceleci kararlarla bu süreçin tamamlanmak üzere olduğu ifade edildi.

Demiryolu işletmeciliği taşeron şirketlerin eline teslim ediliyor

Devlet denetiminde olan ve tek elden yürütülen demiryolu işletmeciliğinin, Kanun Hükmünde Kararnameyle, özel şirketlerin ve taşeron şirketlerin eline teslim edilmeye çalışıldığının savunulduğu açıklamada, şu değerlendirme yer aldı: “Demiryolu hizmeti, kamu hizmeti vasfından çıkartılarak sadece parası olanın kullanabileceği daha pahalı bir meta haline dönüşecek ve kamusal denetim ortadan kaldırılacaktır. Bu süreç kuşkusuz kamusal bir hak olan ulaşım hakkımızın elimizden alınma sürecinin son halkasıdır. Karayolu ve havayolundan sonra bu kez demiryolunun ticarileştirilmesi ve piyasaya açılması ile bu süreç tamamlanmak istenmektedir. Karayolu ulaşımı dışında, güvenli, konforlu, hızlı, çevre dostu olan, dışa bağımlılık yaratmayan, enerji savurganlığına neden olmayan, çağdaş ve hızlı, altyapı problemleri ve sorunları çözümlenmiş demiryolu, havayolu ve denizyolu ulaşımlarının hak ettiği düzeye ulaşması ve ulaşımda toplu taşımanın yaygınlaşması temel hedef olmalıdır.”
Kentlerde özellikle tramvay ve metro yaygınlaştırılmalı

Türkiye’nin artan nüfusuna paralel olarak oluşan ulaşım talebi, en ekonomik biçimde demiryolu taşımacılığının kamu hizmeti olarak ve kamu eliyle geliştirilmesiyle karşılanacağının vurgulandığı açıklamada, rapordaki şu tespitler yer aldı:

Mutlaka ciddi bir ‘ulaştırma ana planı’ yapılmalı, geçmişte yapılan çalışmalar bu amaçla değerlendirilmelidir. Bu planın uzun, orta ve kısa erimli hedefleri ve stratejisi olmalıdır. Bu plan kapsamında, demiryolu, denizyolu, havayolu ve karayolu için ayrı ayrı ana planlar hazırlanmalıdır.

-Bütün ulaşım türlerinin tek bir taşıma zinciri oluşturacak şekilde entegre edilmesine yönelik yeterli fiziki kapasiteye ve olanaklara sahip yükleme, boşaltma ve aktarma terminallerinin oluşturulması gereklidir.

-Gerekli olan altyapı, bakım, yenileme çalışmaları eşliğinde, eski hatlarda “sürat demiryolu” projelerine yönelinmeli, yeni altyapı ve yüksek standartlı yeni hat yapımına dayanmayan ‘hızlı/hızlandırılmış tren’ projeleri durdurulmalı, bu konuda meslek odaları, sendikalar, uzmanlar, bilim insanları ve üniversitelerin görüş ve uyarıları mutlaka dikkate alınmalıdır.

-Demiryoluna göre 2 misli, hızlı su yoluna göre neredeyse 3 misli daha fazla enerji tüketen karayoluna yapılmakta olan bütün yeni yatırımlar durdurulmalı, özellikle can ve mal güvenliğini tehdit eden ve ‘duble yol’ denilen standart dışı bölünmüş yollar yatırımları ivedilikle gözden geçirilmeli, ağırlık demiryollarına verilmelidir.

-TCDD’nin parçalanarak işlevsizleştirilmesine, siyasi kadro atamaları ve her düzeydeki uzman kadro kıyımına son verilmelidir.

-Uluslararası güçlerin dayatmalarıyla uygulanan “TCDD’nin yeniden yapılandırılması programı”nın yerine kamu, ülke ve toplum çıkarlarını gözeten yeni bir yeniden yapılandırma programı uygulanmalı, bu yapılanmada çalışanların da söz ve karar sahibi olması sağlanmalıdır.

-Ulaşımda güvenlik problemlerini azaltmak ve artan trafik talebini daraltmak için kentler arası ulaşım ile kent içi ulaşımın entegrasyonu sağlanmalı, kentsel ve kentler arası ulaşımda toplu taşımacılık projeleri hayata geçirilmeli, kentlerde özellikle tramvay ve metro yaygınlaştırılmalıdır.

ANKA

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s