Kentsel dönüşümle çelik kullanımı artacak


Kentsel dönüşüm yapılardaki çelik kullanımını %20’ye çıkaracak

Yapısal çelik sektörü, Kentsel Dönüşüm Yasası ile yeni bir dönem girmeye hazırlanıyor. Sektör aktörleri, kentsel dönüşümde çeliğin avantajlarının yeterince anlaşılıp kullanılabildiği takdirde Türkiye’de çelik yapı kullanımının artacağı görüşünde birleşiyor. Kentsel dönüşümle, Türkiye’deki yapılarda yüzde 1 olan çelik kullanımının 10 yıl içinde yüzde 20’ye çıkması bekleniyor.

Van depreminin ardından Kentsel Dönüşüm Yasası olarak bilinen Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun çıkmasıyla birlikte, Türkiye’de yaklaşık 19 milyon yapı stokundan kaçak, ruhsatsız ve depreme karşı dayanıksız olan yüzde 40’ına denk gelen 8.5 milyon konutun yenilenmesinin önü açılacak. Gayrimenkul sektörünün en önemli gündem maddesinden biri olan kentsel dönüşümün, yapısal çelik sektörünü de önemli ölçüde etkilemesi bekleniyor.

Son 10 yıldaki depremler sonrası konutlarda çelik kullanımına olan ilgi arttı. Türk çelik yapı sektörü 2000 yılında 600 bin ton yapısal çelik işlerken, bu rakamı 2007 yılında 1 milyon tona çıkardı. Kriz nedeniyle bu miktar 2009 yılında 700 bin ton civarına kadar düşse de bu rakam, 2010 yılında tekrar 1 milyon tonu yakaladı. 2011 yılında işlenen çelik miktarı ise 1 milyon 250 bin tonun üzerine çıktı. Sektör aktörlerine göre, Kentsel Dönüşüm Yasası ile birlikte önümüzdeki 10 yılda çelik üretimi 1.5 milyon tondan üç katın üzerinde bir artışla 5 milyon tona ulaşacak.

Yine aynı süre içinde çelik yapı imalatçılarının yıllık çelik işleme kapasite ise iki buçuk kat artarak 4 milyon tondan 10 milyon tona çıkacak. Yüzde 30 kapasite ile faaliyet gösteren yapısal çelik üreticileri, yüzde 80 kapasiteyle çalışacak. Kentsel dönüşümle şu anda Türkiye’deki yapılarda yüzde 1 olan çelik kullanımının da 10 yıl içinde yüzde 20’ye çıkması bekleniyor.

Aslında çelik malzemenin deprem karşısındaki avantajlarının dışında birçok avantajı bulunuyor. Ancak malzemenin Türkiye’de tanınması ve anlaşılması depremlerde yaşanan acı deneyimlerden sonra anlaşıldı. Özellikle geçen yıl ekim ayında yaşanan Van depremden sonra başta Milli Eğitim Bakanlığı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) gibi kamu, kurum ve kuruluşları ile bazı yerel yönetimler çeliğin avantajlarından yararlanmaya başladı. Sektör aktörlerine göre, bu durum Türkiye’de çelik yapı stokunun artacağı sinyallerini veriyor.

Bu gerçeği değerlendiren İran yıllık çelik üretim kapasitesini 28 milyon tona çıkaracağını açıklarken, Türk demir çelik sektörü de üretimini 34 milyon tondan 50 milyon tona çıkarma kararı aldı.

Geçen yıl çelik yapı elemanları ihracatı %67 arttı

Geçen yıl işlenen çelik miktarı, 2008-2009 krizine rağmen 2007 yılına oranla yaklaşık yüzde 25 artarak 1 milyon 250 bin tonun üzerine çıktı. Çelik yapı elemanları ihracatı ise yüzde 67 artışla 500 milyon dolar civarında gerçekleşti. Geçen yıl sonu itibarıyla Türkiye’nin yapısal çelik işleme kapasitesi yine 2007 yılına nazaran yüzde 25 artarken, bu artış yeni tesislerin kurulması veya fabrika alanlarının büyümesinden çok kalite ve verimliliğin artması şeklinde oldu.

Böylece, arzu edilen standartlarda imalat yapan fabrikaların toplam kapasitesi yaklaşık 1 milyon ton civarında olurken, henüz ihracat yapacak standarda ulaşmak üzere çalışan Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerle (KOBİ) birlikte bu rakamın 4 milyon ton civarında olduğu tahmin ediliyor. Kriz nedeniyle bölgede duran veya askıya alınan işlerin yeniden canlanmasıyla bu yıl sektörde üretim artışları normal oranların üzerinde olmaya başladı. Çelik yapı sektöründe bu yıl sonunda ihracatta yüzde 25, imalatta ise yüzde 20 artış bekleniyor. Çelik üretiminde; paslanmaz çelik, yüksek dayanımlı çelik ve daha büyük boyutlarda ve çeşitlilikte profil ve boru mamullerinin üretilmesi planlanıyor.

Yapısal çeliğin dünya ve Türkiye’de kullanımına bakıldığında ise yapılarda çelik kullanımının Japonya ve ABD’de yüzde 70, İngiltere’de yüzde 50, İskandinav ülkelerinde yüzde 40, Almanya ve Fransa’da ise yüzde 30’un üzerinde olduğu görülüyor. Türkiye’de ise bu oran yaklaşık tüm yapılar için yüzde 6, yalnız konut yapılarında ise bu oran ancak yüzde 1 civarında bulunuyor. Çeliğin başta endüstriyel yapılar olmak üzere çelik taşıyıcı sistemli diğer yapı tiplerinde daha fazla kullanılıyor olması, taşıyıcı sisteminde çelik kullanılan yapı oranının yüzde 6’ya yükselmesini sağlıyor. Yurtiçi kullanımının dışında, bugün için Türkiye’de imal edilen çelik yapı elemanlarının yaklaşık yüzde 20’si ihraç ediliyor. Özellikle kriz döneminde ihracata yönelik çalışan firmalar bunun avantajını gördü. Bu dönemde Türkiye, Afrika, Ortadoğu, Orta Asya, Rusya ve Doğu Avrupa ülkelerinin en önemli yapısal çelik imalatçısı konumuna geldi.

Sektör bilinirlik sorunu yaşıyor

Yapısal çelik sektöründe çözüm bekleyen birçok sorun bulunuyor. Sektörün önündeki sorunların başında, kullanıcı ve yatırımcı tarafından çelik yapıların yeterince tanınmaması ve çeliğin avantajlarının bilinmemesi geliyor. Sektörde bunun için danışma ve tanıtım faaliyetleri sürdürülürken, personel yeterliliklerinin artırılması için personel eğitimlerine önem veriliyor. Türkiye’de çelik yapı sektöründeki kalitenin sürekli geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması gerektiğini söyleyen sektör aktörleri, bunun için TUCSAmark belgelendirme sisteminin yaygınlaşması için çalışıyor.

Sektörde ihracatın artırılması için de başta Ekonomi Bakanlığı olmak üzere birçok kamu, kurum ve kuruluş ciddi çabalar harcıyor. Sektör aktörlerine göre, şu ana kadar çözülemeyen sorunlardan biri, ülke risk sigortalarının ve Exim kredilerinin artırılması konuları oldu. Bu kapsamda, yurtdışında ihalelere katılan firmalara teminatlar konusunda kolaylık sağlanması önemli bir ihtiyaç. Sektör aktörlerine göre, bu paralelde bankaların somut maddi teminatlar yerine projelere kredi vermelerinin sağlanması da ihracatı artırıcı önlemlerden biri olarak görülüyor.
Ayrıca Ekonomi Bakanlığınca yürütülen çalışmalarda çelik üretiminin öncelikli teşvik kapsamında olması için çalışmalar yürütülüyor.

Sektör aktörlerine göre, Türkiye’nin çelik yapı sektöründe de kalite ve kapasite artışıyla uluslararası rekabet gücüne kavuşabilmesi için bu sektörün de teşvik kapsamına alınması gerekiyor. Bunun yanı sıra sektörde KOBİ’lerin ihracatına yardımcı olmak ve sorunlarına çözüm üretmek amacıyla Çelik İhracatçılar Birliği (ÇİB) KOBİ Komitesi kurdu. Komiteyle Türkiye’nin çelik ihracatını artırmak amaçlanıyor.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s