110 yıllık yadigar artık bir eko-otel


Heirloom | Photo by Elif Savari Kızıl

İsmi ‘Yadigar’ anlamına gelen Heirloom ıstanbul Oteli, Çukurcuma’nın yenilerinden. 1902 tarihli beş katlı bir binadaki otelin en önemli özelliği, sürdürülebilirlik ilkesiyle kurulmuş ve çevre dostu olması.

İstanbul’un nostaljik semti Çukurcuma’da Heirboom adında yeni bir otel açıldı. Otelin sahipleri Dilek Çamlı ve Ender Sezgin kardeşler. Her ikisi de TED Ankara Kolejli. Dilek Hanım ış Bankası’ndan geçen yıl emekli olmuş. Abisi Ender Bey ise uzun yıllar Kaliforniya’da yaşamış: “Kendi danışmanlık şirketimi kurdum. Miami, New York ve Los Angeles’ta ofisler açtım. Şirketimin en büyük müşterisi Disney ailesinin kendi yatırım şirketiydi. Lehman Broşers’la da çalıştım. Ama Lehman’nın 2008’de kapanmasından sonra ben de küçüldüm. Amerika’da inşaat yatırımı çok aza inmişti. Aklımda Türkiye’de bir yatırım yapmak fikri vardı geçen yıl ablamın emekli olmasıyla ikimizin de övüneceği bir projeye imza atmak için kolları sıvadık” diye anlatıyor macerasını.

KARŞILIKLI AĞLADIK

Dilek ve Ender kardeşler ıstanbul kazan onlar kepçe yatırım yapacak yer aramaya başlamışlar.  ”Uzun aramalardan sonra bu tarihi evi bulduk.  Apartmanın içine girdiğimizde çok etkilendik. Çünkü genelde bu tür evlerde kimin yaşadığını ve tarihçesini anlamak zordur. Eski evlerin mistik havası ve ruhu ancak orada başından beri yaşamış aile fertleriyle karşılaşınca, onlar anılarını anlatınca anlam kazanır. Biz bu evde bunu hissettik çünkü biz aldığımızda içindeki aile 110 yıldır bu binadaydı. Binayı bize 1902’de burayı inşa eden Michel Bey’in torunu gezdirdi. Ailenin geçirdiği zenginlik dönemleri ve sonra gelen mağdurluk zamanlarından çok etkilendik. Fiyatta anlaştık ve sonra  karşılıklı ağlamaya başladık.”
Ender Sezgin de “Ben 25 yıllık mesleğimde yüzlerce büyüklü küçüklü emlak işi yapmış biriyim. Satıcı ve alıcının aynı anda ağladığını ilk defa gördüm. Bu anda  ‘Heirloom’ yani yadigar ismi aklıma geldi. Bu bina hem ıstanbul hem de satın aldığımız Kırıcı ailesi için bir yadigârdı. Tarihten ödünç aldığımız binayı yeniden tarihe kazandırmak hedefimiz oldu” diyor Dilek Hanım.
https://i1.wp.com/preview.hurriyet.com.tr/preview/image.aspxEnder ve Dilek kardeşler oteli yaparken Arts and Crafts hareketinin öncüsü William Morris’ı kendilerine örnek almışlar. Endüstriyel devrime ve fabrikalaşmaya karşı olan ve yöresel sanatın ölmesine karşı çabalarıyla bilinen Morris’in desenleri burada karşımıza çıkıyor. Bu nedenle binada çevreye, kullanılan malzemelere özen göstermişler. “Renovasyon çevreci anlayışla yapıldı. Kimyasal kullanımı en aza indirildi; sunta, MBF, OSB gibi kimyasallarla yüklü malzeme kullanmadık. Yer döşemeleri, kapılar, mobilyalar, taşıyıcı yer kalasları masif ahşap. Gerekli yerlerde sertifikalı kontraplak kullandık. Döşemeler, vernikler ve boyalar su bazlı. Mobilyalar masif.  Dış cephe orijinal Malta taşıyla yapılmıştı. Eksik olanlar üst katlarda Kandıra taşıyla değiştirildi. Banyo ve mutfaklarda doğal mermer, geri dönüştürülmüş eski mermer, hamam kurnaları, geri dönüştürülmüş cam seramikler kullanıldı. Halıları kök boyayla dokutturduk. Sivas ve Maraş’tan bulunan eski tip elektrik düğmeleri ve prizler yenilenerek kullanıldı. Duvar kâğıtlarını el tezgâhlarında bitki bazlı mürekkeple sertifikalı ormanlardan elde edilmiş kâğıtlara basılmış olanlarından aldık. Duvara selüloz veya buğdaylı mamalarla yapıştırıldı.

AYAKKABI YASAK

Otelde birinci kat dışında, her katta iki oda var. Yerde Uşak ve Kars illerinde üretilen el yapımı halılar serili.  Bu nedenle içeriye ayakkabıyla girmek yasak. En üst katta ‘Balayı süiti’ yer alıyor. Tasarım olarak diğer odalara benzese de, burası biraz daha farklı. Pencereden ıstanbul’un tarihi yarımadası görünüyor. Otelin en alttaki bahçeli katında bir kafeterya mevcut. Burada aralarında Japonların sifonlu kahve makinelerin de bulunduğu geleneksel kahve makineleriyle yapılan çeşit çeşit taze kahveler, çörekler, sandviçler, salatalar servis ediliyor. Otelin gecelik oda fiyatları 60-350 Euro. (212) 243 30 10

SOSYAL SORUMLULUK MARKETİ AÇTILAR

Otel sahibi kardeşler küçük üreticiye destek olmak amacıyla bir de  market yapmışlar. Markette 80 yaşındaki bir ninenin el yapımı zeytinyağı bazlı sabunları, şişelenmiş köy zeytinyağları, eski zeytin ağaçlarından yapılmış tabaklar gibi ürünler geliri üreticilere yardım amacıyla kârsız satılıyor.

hürriyet

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s