‘Bankalar TOKİ sistemi kurmalı’


AR Şirketler Grubu’nun iştiraklerinden İsta İnşaat’ın Yönetim Kurulu Üyesi Timuçin Yalı, inşaat sektöründe TOKİ’nin uyguladığı hakediş modelinin Türkiye’deki bankalar üzerinden yönetilip, bir sistemin kurulmasını önerdi. Timuçin Yalı, “Bir devlet kurumu veya bankalar projeyle ilgili bedeli toplayabilir. İnşaatın tamamlanmasına göre firmaya hakediş verilir” dedi.

DÜNYADA mercimek devi olarak tanınan ve son dönemde Türkiye’de akaryakıtta ‘Full’ ile adından söz ettiren Ar Şirketler Grubu’nun iştiraklerinden İsta İnşaat’ın Yönetim Kurulu Üyesi Timuçin Yalı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın Tüketici Kanunu taslağında inşaat sektörüne yönelik yaptığı çalışmaların sektöre olumlu yansıyacağını belirttti. Yalı, TOKİ’nin uyguladığı hakediş modelinin Türkiye’deki bankalar üzerinden yönetilip, bir sistemin kurulmasını önerdi.

Bitmiş projede prim

İnşaat sektöründe iyi bir arzın olduğunu ifade eden Timuçin Yalı, şunları söyledi: “Tüketiciler artık maketlerden ev almaktansa, görerek, seçerek ev alıyor. Aynı bölgedeki projeleri karşılaştırıyor ve en iyi koşulları arıyor. Eskiden bir proje çıktı mı herkes ona yöneliyordu. Şimdi aynı yerde 6-7 tane konut projesi olabiliyor. Bu da satışların inşaat ilerlerken yapılmasını sağlıyor. Bu sırada da müteahhit cebinden para harcıyor. Projeye topraktan girmenin bazı avantajları var. Türk tüketicisi binanın inşaatı bittiğinde de primi bitti diye düşünüyor. Tüketicimizin bu yeni arz konusunda refleksleri tam oturmuş değil. Bina bitse bile, çevresi de gelişecek ve yine prim yapacak.”

Bankalara TOKİ modeli

Yeni düzenlemelerin sektörü olumlu etkileyeceğini dile getiren Yalı, şöyle konuştu: “İnşaat başlarken ruhsat aşaması önemli bir aşama. Ruhsat aşamasında projeyle ilgili her şeyi belirliyorsunuz. Maketten satışta bir arsa gösterip, orada bir dünya yaratıp, satılması doğru değil. TOKİ’nin sistemini çok beğeniyorum. TOKİ hasılatı kendi topluyor, müteahhhit projeyi yapıyor. Müteahhit projeyi inşa ettikçe havuzdan parayı veriyor. Bu çok güzel bir sistem ve tüm sisteme uygulanabilse keşke. Yalnızca devlet kurumu olması gerekmiyor. Bankalar da projeyle ilgili bedeli toplayabilir. Bağımsız bir kurum da projeyi denetleyerek, ne kadarının tamamlandığını belirler. Tamamlanma süresine göre, bankalar da parayı salar. Hem satın alan kişiler korunmuş olur, hem müteahhit korunmuş olur.”

Finansal denetim olmalı

Projenin en başında tahsil edilen paranın müteahhiti de şımarttığını savunan Yalı, “Müteahhit bir anda kendini zengin zannediyor. Daireleri sattıkça, yükümlülüklerini tamamlıyor. Bir konjonktürel dengesizlikte de bütün sistem domino gibi çöküyor. Bunu önlemek için hakediş modelinin Türkiye’deki bankalar üzerinden yönetillip, ona göre bir sistem kurulması çok ilginç olur. Bankalar da bu sorumluluğu zevkle alır çünkü ellerinde mevduat tutarlar. Buna itiraz eden oluras da sektörde ak ve kara ortaya çıkmış olur” diye konuştu.

Belediyeler arsa geliştirsin

TİMUÇİN Yalı, inşaat firmalarının arsa stokuyla iş yapmalarının gerektiğini belirterek, şunları anlattı: “Bir arsa alıp inşaata başlama süresi 1 ile 4 yıl arasında değişiyor. Müteahhitler de bunu bildiği için arsa stokuyla çalışmak zorundalar. Yalnızca bir arsa alayım proje çalışayım derse 1 ile 4 yıl arasında hiçbir şey yapamaz. Süreçler belediyelerde yavaş ve emin ilerlediği için arsa stokuna ihtiyaç var. Şöyle bir düzenleme olabilir, belediye kendi sınırları içinde ilgili projeleri çıkartsın. Mimarileri çizilsin, ruhsatları hazırlansın. Anahtar teslim ruhsatları müteahhitlere versin ve arsayı geliştirsin. O zaman müteahhitler de arsa stokuna girmez. Müteahhitin tek görevi binayı pazarlamak, satmak ve satış sonrası hizmetleri vermek olur. Büyük bir finansman da girmez. O zaman Türkiye dünyanın en ileri inşaat know-how’ına kavuşmuş olur.”

Ataköy’e moda deviyle 200 milyon dolarlık proje

BU yıl içinde Ataköy’deki 25 dönümlük arazilerinde karma bir projeye başlayacaklarını söyleyen Timuçin Yalı, “Alışveriş merkezi, otel, ofis ve rezidanstan oluşacak bir proje hazırlıyoruz. Havaalanına geldiğinizde İstanbul’un giriş noktasında güzel bir arazi. E-5 kenarında, metro ve metrobüsün arasında kalıyor. Hem deniz hem de havalimanını görüyor. Arsayı alalı 2 yıl oldu ancak izinlerini tamamlamadan inşaata başlamadık. 200 milyon dolar yatırım yapacağız ve büyük bir moda devi ile projeyi hazırlayacağız. Moda devinin kriterlerine uygun bir proje hazırlayacağız.”

Meltem KARA

Bursa’da batıya yönelen sanayi konut sektörüne de ivme kattı


Ciddi bir gelişme kaydeden Bursa’nın batı bölgesi artan sanayi yatırımlarının yanısıra yoğun konut üretimine sahne oluyor. Kent genelinde yapılan değerleme çalışmalarında en yoğun talep gören ilk 4 ilçe Nilüfer, Osmangazi, Yıldırım ve Mudanya’da konut fiyatları 90 bin TL’den 2 milyon TL’ye kadar geniş bir fiyat aralığına ulaştı. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan 1/25000 ölçekli nazım imar planı ile birlikte, Özlüce, İrfaniye, Görükle ve Kayapa bölgelerinin de konut gelişimi açısından değer kazanacağı öngörülüyor.
Birçok büyük iş merkezini bünyesinde barındıran Nilüfer, Bursa nüfusunun yüzde 80’ine istihdam olanağı yaratan ve Türkiye ekonomisine önemli oranda gelir sağlayan bir sanayi ilçesi ayrıcalığını taşıyor. Prestijli konutların hızla yükseldiği Nilüfer ilçesinin bazı kesimlerinde konut fiyatları 125 bin TL’den başlayıp 500 bin TL’ye kadar çıkıyor. Çarpık ve kaçak yapılaşmanın etkisinden kurtulma çabalarının sürdürüldüğü Yıldırım ilçesinde ise, “Ver gecekondunu, al daireni” sloganıyla 4 milyon 990 bin metrekarelik alan üzerinde yer alan 39 bin konut yıkılıp, yerlerine 50 bin adet konut yapılacak. İlçenin gelişme gösteren kesimlerinde konut fiyatları 90 bin TL’den başlayıp 200 bin TL’ye kadar çıkıyor.

Bademli ve Çağrışan’da 2 milyon TL’ye villa

Osmangazi’de de yerleşimin kuzeyde Yalova Yolu boyunca dengelenmesi konusunda gelişme göstermesi bekleniyor. İlçesinin bazı kesimlerinde konut fiyatları 100 bin TL’den başlayıp 500 bin TL’ye kadar çıkıyor. Yakın zaman öncesine kadar deniz kenarında bir sayfiye yerleşimi niteliği sergileyen ve yalnızca yaz aylarında yoğunluğun yaşandığı Mudanya’da, son zamanlarda modern kentsel konut gelişiminin bu aksa doğru eğilim göstermesi ile birlikte yaz-kış yüksek yoğunluğa sahip olmaya başladı. Özellikle bahçeli villa tarzı yapılaşmanın gözlendiği Bademli ve Çağrışan semtleri yüksek gelir grubunun tercih ettiği yerleşim alanları oldu. Mudanya’da konut fiyatları 80 bin TL’den başlayıp 250 bin TL’ye kadar çıkarken, Bademli, Çağrışan semtlerinde villa fiyatları 2 milyon TL’ye kadar yükseliyor.

bursa2.20120827080922.jpg

AFAD Başkanı Fuat Oktay”17 Bin konut ekim’de teslim”


AFAD Başkanı Fuat Oktay"17 Bin konut ekim'de teslim"

17 Ağustos Marmara depremi ile Van depremi sürecini anlatan Oktay, Van’da 76 bin çadırın dağıtıldığını, 17 bin kalıcı konutun tamamının ise Başbakan’ın söz verdiği üzere ekim ayında teslim edileceğini söyledi.

Fuat Oktay, Marmara depreminin 13. yıldönümü dolayısıyla AFAD merkezinde bir basın toplantısı düzenledi. Oktay, dünden bugüne başta doğal afetler olmak üzere tüm afetlere hazırlıkta gelinen noktayı değerlendirdi. 17 Ağustos depreminde hayatlarını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyen Oktay, bugün ki toplantının amacının ‘nereden nereye geldik’ olduğunu vurguladı.

Türkiye’de afet denince akla doğal afet bunun içinde de depremlerin öncelik haline geldiğini aktaran Oktay, doğal olmayan afetlere dikkat çekti. Yine doğal olmayan afetlere insani hareketlilikleri de örnek gösteren Oktay, günümüzde son derece tehlikeli boyutlara gelen teknolojik afetlerin de önemli olduğunu ifade etti.

“MEDYADA BİZİM EKİBİMİZ İÇERİSİNDE”

Kendi işini bir ‘sevda’ olarak adlandıran Oktay, sınırların ötesine yapılan yardımların insani yardımlar olduğunu, siyaset dışında değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Libya, Suriye ve Myanmar’daki faaliyetleri anımsatan Oktay, bu insani işten dolayı çok mutlu olduklarını dile getirdi. Oktay, yapılan iş noktasında medyanın da yanlarında olması gerektiğini, bunun bir ekip işi olduğunu bildirdi.

Geçmişte yaşanan acı hadiselerin hatırlanılmasının güzel bir şey olmadığını bildiğini fakat geçmişten ders çıkartılması için önemli olduğuna dikkat çeken Oktay, bugün 13. yıldönümü olan 17 Ağustos depreminde insani yardım çalışmalarında hazırlıksız olunduğunu bugünle kıyaslayarak anlattı.

AFAD olarak 17 Ağustos’ta desteğin saatler sonra geldiğini bildiren Oktay, 03.30’da olan depreme müdahalenin 07.30 ve 09.00’da olduğunu anımsattı. Yine yaşanan çadır sıkıntıları, sağlık sıkıntıları ve arama kurtarma ekiplerinin yetersizliğinin söz konusu olduğunu vurgulayan Oktay, depremin 50. gününde dahi çok önemli sorunlarla karşı karşıya olunduğunu söyledi.

Bugün geçmişten dersler çıkartarak bugüne geldiklerini kaydeden Oktay, Van depreminin ilk saatinden itibaren yapılan müdahalede değindi. Van depreminde ölü ve yaralı sayısının diğer depreme göre az olmasına rağmen hasarın çok büyük olduğunu dile getirerek, ilk 6 saatte Marmara depreminde 115 personel, 5 kurtarma aracının bulunduğunu, Van’da ise 903 personelin 192 kurtarma aracının müdahale ettiğinin altını çizdi. Oktay, Van’da ilk 12 saatte de bin 908 personel, 625 UMKE ile sağlık ekibinin 91’de ambulansın görev aldığını aktardı.

Özellikle Başbakan’ın ve bakanların ilk günden itibaren bölgede olduğunu hatırlatan Oktay, bölgeye yapılan yardımları anlattı. Çadır noktasına değinen Oktay, Van’a 76 bin çadır dağıtılmasına rağmen hoş olmayan fotoğrafların yaşandığını vurguladı. 30 binlik bir konteyner kent oluşturduklarını da bildiren Oktay, birinci yıldönümünde Van için hayallerinin depremin yaralarının tamamen sarıldığı bir Van olduğunu vurguladı.

“17 BİN KALICI KONUT EKİM’DE TESLİM EDİLECEK”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği sözü hatırlatan Oktay, depremin birinci yıldönümünde toplam 17 bin kalıcı konutun teslim edileceği müjdesini verdi. 23 Ekim’de teslimin olacağını belirten Oktay, 17 bin kalıcı konutun bir yıl içerisinde tesliminin çok önemli olduğuna dikkat çekti.

“VAN DEPREMİNİN TOPLAM MALİYETİ 5,5 MİLYAR”

Almaları gereken dersin 17 bin konut yapmak olmadığını, 17 bin konutun yıkılmaması gerektiğini vurgulayan Oktay, depremin maliyetinin 5 buçuk milyarı bulduğuna değindi.

AFAD olarak artık afetlere çok öncesinden tam olarak nasıl daha iyi hazır olabileceklerine baktıklarını ve tüm hızıyla bu çalışmaları yaptıklarını anlatan Oktay, asıl önemli olanın kamuoyunun bilinçlenmesi olduğunu bildirdi. Çalışmalarını kümeler halinde yapacaklarını ifade eden Oktay, sağlık bakanlığı, TOKİ tüm ilgili kurumlarla oturup neler yapabileceklerini çalıştıklarını dile getirdi.

Son olarak afetlere hazırlık noktasında çok önemli projelerin olduğunu kaydeden Oktay, özellikle eğitimin önemine şu sözle dikkat çekti: “76 bin çadır dağıtıp da hala ben çadır alabilir miyim, 1 tane değil de 5 tane alsam” düşüncesinin eğitimle alakalı olduğuna vurgu yaptı.

Bir gazetecinin ’13 yılda daha iyi noktalara gelinemez miydi?’ yönündeki sorusuna Oktay, tabii ki daha iyi yerde olunabilirdi. Ama bu konuda sadece yasalarla, kamu boyutu ile olabileceğini düşünmüyorum. Bu iş birliktelikle, bireysel bilinçlenme ile olur.” cevabını verdi.

“YETERİ KADAR ÇADIR STOKUMUZ BULUNUYOR”

Başka bir gazetecinin çadır stokunu sorması üzerine Oktay, şuan itibari ile her hangi bir afet olması durumunda çadır stokunun yeterli olduğunu söyledi.

İnşaat devleri şokta: Projeden ev satışı bitiriyor


Önce inşaat sonra para! Yeni Tüketici Kanunu Taslağı’nda sıkıntılara çare olacak devrim niteliğinde maddeler var. Taslakla inşaata başlamayan firmalar tüketiciden ödeme alamayacak. Çileye dönüşen doğalgaz, internet ve telefon aboneliklerini iptal etmek de kolaylaşacak. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, uzun süredir üzerinde çalıştığı yeni Tüketici Kanun taslağını tamamladı.

Habertürk’ün haberine göre, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın hafta içinde İstanbul’da düzenleyeceği basın toplantısıyla açıklayacağı taslaktan ilk detaylar ortaya çıktı.

Bakanlık, mevcut kanun üstünde değişiklikler yapmak yerine 4 maddelik yeni bir tasarı taslağı hazırlarken, yeni düzenleme, tüketicilerin daha ileri seviyede korunmasını amaçlıyor. Taslakla, tüketicilerin hak arama yollarının kolaylaştırılması, tüketicinin bilgilendirilmesine ağırlık verilmesi, bürokrasinin azaltılması ve hakkaniyete uygun bir ceza sisteminin oluşturulması sağlanacak. Haksız ticari uygulamalar, ürün sorumluluğu, finansal hizmetlere ilişkin mesafeli satışlar, ısmarlanmamış mal ve hizmetler gibi alanlarda yeni düzenlemeler de getirilecek.

Taslakta yer alan bazı düzenlemeler şöyle:

İMALATÇI SORUMLU OLACAK

Hatalı bir ürünün, bir kişinin ölümüne veya yaralanmasına veya kullanımdaki bir başka malın zarar görmesine sebep olması halinde, bu ürünün imalatçısı doğan zarardan kusuru aranmaksızın sorumlu tutulacak.

6 AYDA MALI İADE İMKÂNI

Ayıplı mal ya da hizmette tüketiciye sağlanan haklar, vatandaş lehine genişletilecek. Mevcut kanunda yer alan 30 gün içinde ayıbın işletmeye bildirilmesi yükümlülüğü kaldırılıyor. Malın teslimi ya da hizmetin ifa edilmesinden itibaren 6 ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim anında var olduğu kabul edilecek. Bir ürünün ayıplı çıkması durumunda tüketici, ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi haklarından birini seçecek. Müteşebbis de tüketicinin seçmiş olduğu bu hakkı 30 gün içerisinde yerine getirmekle yükümlü olacak.

MAKETTEN SATIŞA ÖNLEM

Maket üzerinden satışı yapılan ve binlerce kişinin mağdur olmasına neden olan konut kampanyaları sıkı şekilde denetlenecek. Tüketici, ödemelerini banka üzerinden ve tarafların rızasıyla yapacak, dolayısıyla konutun inşasına başlamamış firmalar tüketiciden ödeme alamayacak. Konut veya tatil amaçlı taşınmaz satışları resmi şekilde olmadıkça geçerli olmayacak. Taşınmazlara ilişkin teslim süresi 30 aydan 36 aya çıkarılacak.

KONUT SATIŞINDA CAYMA HAKKI

Ön ödemeli konut satışlarında 14 günlük sebepsiz cayma hakkı getirilecek. Konut veya tatil amaçlı taşınmazların tüketiciye teslim tarihine kadar tüketiciye sözleşmeden dönme hakkı sağlanacak. Kampanyalı Satış İzin Belgesi kaldırılarak, konut satışlarının devlet garantisinde olduğu yönündeki yanlış izlenimlerin önüne geçilecek.

ABONELİK İPTALİ KOLAYLAŞACAK

Elektrik, su, doğalgaz, internet, telefon gibi aboneliklerde tüketicileri koruyucu düzenlemeler yapılacak. Abonelik sözleşmelerinin kapsamı genişletilerek her türlü abonelik, kanun kapsamına dahil edilecek. Müteşebbis, tüketicinin aboneliğe son verme isteğini, yönetmelikte belirlenecek süreler içinde yerine getirmek zorunda olacak. Aksi halde tüketici bundan sorumlu olmayacak.

Mahmut Saymaz: Konut Satışında Zorluklar Artacak


ByConcept Yatırım ve Satış Koordinatörü Mahmut Saymaz, NTVMSNBC‘den Seçil Başkaya‘nın sorularını yanıtladı. 2013 yılı başından itibaren yürürlüğe girmesi beklenen konutta KDV oranları düzenlemesini değerlendirerek, “Yanlış zamanda çıkan bir düzenleme yatırımcının aklını karıştırmaktadır. KDV oranı paralelinde maliyet artacak, m2 fiyatları yükselecektir. Satışta çekilen zorluklar daha da artacaktır. Satışı kolaylaştırılacak enstrümanlar yerine zorlaştırıcı öğelerle karşı karşıya kalıyoruz” diye konuştu.

Yabancılara mülk satışından beklentiniz nedir? Sizin projeleriniz için yabancı alımlarından beklentiniz nedir?

“ByGroup olarak, inşaat sektöründe 50 yıldır faaliyet gösteriyoruz. Bugüne kadar kendi arsalarımız üzerine inşa edilecek projeleri kat karşılığı verirken artık kendi projelerimizi inşa ediyoruz. Bu süreçte yabancı yatırımcıların ilgisi görmeye başlayınca hem Almanya, Avusturya, Avusturalya ve Fransa’ya ofisler açtık hem de Mütekabiliyet Yasası’nın değişimini takip ettik. Yasanın değişimiyle birlikte satışlarımızın hareketlenmesini bekliyoruz. Yabancı yatırımcılar, ByConcept’e özellikle Sabiha Gökçen Havalimanı’na 10 dakikalık mesafesi nedeniyle ilgi gösteriyorlar.”

Yabancı ortaklık teklifleri alıyor musunuz?

“Katar, Suudi Arabistan ve Dubai’den ortaklık teklifleri geliyor. Bygroup arsaları üzerinde hotel, hastane, konut ve karma projeler geliştirmek üzerine ortaklık teklifinde bulunuyorlar.”

Yabancı ülkelere yönelik çalışmalarınız var mı?

“Almanya, Avusturya, Avusturalya ve Fransa’daki ofislerimizle yurtdışında da hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Türkiye’ye gelerek ByConcept’i yerinde görmek isteyen yatırımcılar ByOtell’de konaklıyorlar. Ağırlıklı olarak 1+1 daireleri tercih eden yatırımcılara yönelik çalışmalar yapıyoruz.”

Ortadoğu’daki hareketlilik sektörü nasıl etkiler?

“Türkiye emlak sektörüne en çok ilgiyi Körfez ülkeleri gösteriyor. Bu çerçevede de Arap Baharı’nın yaşandığı ülkelerin haricinde maddi açıdan zengin olan ülkelerin vatandaşları, emlak yatırımı tercihlerini Türkiye’den yana kullanıyorlar. Bizce Mütekabiliyet Yasası’nın devreye girmesinden çok yasanın nasıl işleyeceğine dair belirsizlikler netleşirse satışlarımızda artış gözlemleyebiliriz.”

KDV düzenlemesi ile ilgili değerlendirmeniz nedir? Metrekareleri ve konut fiyatlarını etkileyecek mi?

“Yanlış zamanda çıkan bir düzenleme yatırımcının aklını karıştırmaktadır. Mevcut KDV uygulaması yerinde bir uygulamadır. KDV oranı paralelinde maliyet artacak, m2 fiyatları yükselecektir. Satışta çekilen zorluklar daha da artacaktır. Satışı kolaylaştırılacak enstrümanlar yerine zorlaştırıcı öğelerle karşı karşıya kalıyoruz.”

Projelerinizde bir düzenleme yapacak mısınız?

“Sektörün gündeminde yer alan mütekabiliyet konusu ve yatırımcıların talepleri doğrultusunda projelerde yer alan bazı yapıları revize ediyor, bu doğrultuda projelerimizi yükseltiyoruz.”

İstanbul dışında hangi şehirlerle ilgileniyorsunuz?

“Arsalarımızın tamamı İstanbul’da yer alıyor. Ancak ByGroup’un turizm yatırımlarında Ege ve güney bölgeleri için araştırmalar yapılıyor.”

Projelerinizden bahseder misiniz? Ne zaman bitecek? Yatırımcılara ne kadar kazandıracak? Satışa çıktığından bu yana ne kadar prim yaptı?

“İstanbul Anadolu Yakası Sultanbeyli’de 200 milyon TL’lik yatırımla üç blok ve 326 konuttan oluşan ByConcept Projesi’ni inşa ediyoruz. Projede 1+0, 1+1, 2+1, 3+1, 4+1 ve dubleks daire seçenekleri bulunuyor. 40 metrekare ile 200 metrekare arasında değişen daireleri; sıfır faiz, yüzde 1 peşinatla 40 ay vade ile 79 bin 850 TL’den başlayan fiyatlarla yatırımcılara sunuyoruz. Sosyal yaşam alanlarının yanı sıra sağlıklı yaşam olanakları da sunduğumuz proje kapsamında ayrıca concierge, kuru temizleme, teknik servis, 24 saat güvenlik ve kapalı otopark hizmetleri vereceğiz. Projeyi 2014’ün ilk çeyreğinde teslim etmeyi hedefliyoruz. Mart ayında lanse ettiğimiz projenin yüzde 40’ını sattık.”

Boğaz’da projeniz olacak mı?

“İstanbul Boğazı’nın iki yakasında da değerlendirebileceğimiz projelere bakıyoruz. Ancak daha çok İstanbul’un kilit noktalarında kendi arsalarımız üzerine projelerimizi inşa ediyoruz. Ancak bir fırsat çıkarsa ve ByGroup için avantaj sağlayacaksa ‘neden olmasın’ diyebiliriz.”

Kentsel dönüşüm alanları ile ilgileniyor musunuz?

“Kentsel dönüşüm, uzun vadeli bir süreç olacak. Bu süreçte de ByGroup olarak yer almak, ülkenin gelişimine katkıda bulunmak istiyoruz. Ancak burada bizim için kilit nokta, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile özel sektörün el ele vererek bu sürece adım atması. ByGroup olarak kentsel dönüşüm sürecini yakından takip ediyoruz.”

Bir sonraki projeniz ne olacak?

“ByGroup olarak yalnızca ByConcept’i inşa etmiyor, İstanbul Anadolu Yakası’nın birçok noktasında kendi arsalarımız üzerine kendi özsermayemizle projeler hayata geçiriyoruz. Özellikle Bostancı’da, Ataşehir’de, Ümraniye’de projelerimiz tamamlandıkça paylaşımlarımız sürecek. ”

2012 için yatırım hedefleriniz ile karlılık beklentiniz nedir?

“2012 yılının ilk çeyreğinde duyurduğumuz ByConcept’te yılsonuna doğru büyümeyi hedefliyoruz. Ataşehir’deki bir diğer projemiz de Eylül ayı ile birlikte devreye girecek. Yılı bu projelerin yanı sıra kendi arsalarımız üzerinde devam eden projelerimizle tamamlayacağız.”

Türkiye Konut Fiyat Endeksi yükseldi


Mayıs ayında Türkiye Konut Fiyat Endeksi, bir önceki aya göre yüzde 1,07, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,37 arttı.

Türkiye Konut Fiyat Endeksi (TKFE), nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 1,07, bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 11,37 arttı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıkladığı 2012 yılı mayıs ayı Türkiye Konut Fiyat Endeksine göre, TKFE 2012 yılı mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 1,07 oranında artarak 121,85 oldu.

Bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,37 oranında artan TKFE, aynı dönemde reel olarak yüzde 2,85 oranında arttı. Metrekare başına konut değeri olarak hesaplanan birim fiyatlar, 2011 yılı mayıs ayında 984,5 TL/metrekare iken, 2012 yılı nisan ayında 1096,5 TL/metrekare oldu.
26 ilde son 2 yılda yapımı gerçekleşen konutların değerleme raporları analiz edilerek hesaplanan Türkiye Yeni Konutlar Fiyat Endeksi (TYKFE) ise 2012 yılı mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 0,43 oranında artarak 121,89 düzeyinde gerçekleşti. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 11,46 oranında, reel olarak ise yüzde 2,94 arttı.

Üç büyük ile bakıldığında, 2012 yılı mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 1,98 ile en yüksek artışın gerçekleştiği il İzmir olurken, İzmir’i sırasıyla yüzde 0,72 ile Ankara, yüzde 0,51 ile İstanbul izledi. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre İstanbul, İzmir ve Ankara’da sırasıyla yüzde 13,07, 12,08 ve 9,41 oranında arttı.
İstanbul’daki konut birim fiyatlarının Ankara ve İzmir’e göre oldukça yüksek seyrettiği görülürken, birim fiyatlar 2012 yılının mayıs ayında Ankara ve İzmir’de sırasıyla 1033,1 TL/metrekare ve 1228,7 TL/metrekare iken, İstanbul’da 1689,4 TL/metrekare oldu.

Üç büyük ilin TYKFE’si değerlendirildiğinde, 2012 yılı mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 1,19 ile en yüksek artış İstanbul’da gerçekleşti. İstanbul’u sırasıyla yüzde 0,88 ile Ankara ve yüzde 0,33 ile İzmir izledi. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 13,28, 11,51 ve 8,59 oranlarında artış gösterdi.

Kaynak:

Fethiye’de tabut evler yıkılmak üzere


Fethiye’de ev sahiplerine binaların tehlike arz ettiği, gerekli önlemlerin alınmasını içeren yazı gönderildi. Ancak sekiz yılda herhangi bir çalışma yapılmadı

Muğla’nın Fethiye ilçesinde bir diğerinin üzerine yan yatmış üç bina görenleri şaşırtıyor. Turistlerin uğrak yeri kordon boyunda, altında kafeterya ve restoranlar bulunan üçer katlı üç binada oluşan eğim ve depreme dayanıksız oldukları belediye tarafından 2004’te yapılan çalışmayla belirlendi.

Milliyet’in haberine göre, ev sahiplerine binaların tehlike arz ettiği, gerekli önlemlerin alınmasını içeren yazı gönderildi. Ancak sekiz yılda herhangi bir çalışma yapılmadı. Kent Meydanı çalışmaları kapsamında bölgedeki ağaçların kesilmesiyle binalardaki eğim daha da belirginleşti.

 

‘Henüz bir müdahale yok’

 

10 Haziran’da Ölüdeniz açıklarında yaşanan 6.0 büyüklüğündeki depremden sonra Muğla İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü Tespit Komisyonu, bölgede yeniden incelemede bulundu. Komisyon altı işyeri ve insanların yaşadığı 18 daire bulunan binalarda gözlemsel tespitle “yarıklar” oluştuğu ve daha da yan yatarak “yıkılmaya” yüz tuttukaları yönünde rapor oluşturdu. Aralarındaki çatlaklardan arka tarafı görülebilen binaların zeminde de kayma tespit edildi. Yıkım için bir müdahalede bulunulmadı.

Uydukent Kayabaşı, artık orta gelirliyi de çekiyor


İsmini bulunduğu bölgedeki kayalık zeminden alan ve adını Atatürk Olimpiyat Stadı’nın açılmasıyla duyuran Başakşehir’in Kayabaşı Mahallesi, gayrimenkul yatırımcılarının dikkatini çekmeye başladı.

TOKİ’nin uydukent uygulamasıyla son dönemlerde daha fazla gözler önüne çıkan Kayabaşı bölgesi Atatürk Havalimanı’na 17 kilometre, Boğaz Köprüsü’ne 24 kilometre, Olimpiyat Stadı ve Başakşehir’e komşu konumda. TOKİ projesi kapsamında ise bölgede toplamda 60 bin adet konut inşa edilmesi planlanmakta. Proje toplamda 12 milyon metrekare alanıyla, Güngören, Beyoğlu, Bayrampaşa ve Zeytinburnu ilçelerinden daha büyük alana sahip.

Arsa rezervi büyük konut sitelerine olanak sağlıyor

Bu durum aynı zamanda bölgedeki arsa rezervinin fazlalığını ortaya koymakta. Arsa stoğunun fazlalığı, büyük konut siteleri şeklinde yapılaşmaya olanak sağlarken, bölgeye yapılan yatırımların çeşitliliğini de hızla artırmakta. Bahçeşehir, Ispartakule gibi uydu kentlere yakın konumda olan bölgede ağırlıklı olarak dar gelire hitap eden konutlar yer alıyor. Ancak son zamanlarda birbiri ardına yapılan yatırımlar, bölgenin değerine pozitif katkı sağlamakta. TOKİ’nin bünyesindeki arsaları kat karşılığı anlaşarak inşaat firmalarına verdiği bölgede yavaş yavaş orta kesime hitap eden projelere yer verilmeye başlandı.

Olimpiyat Stadı ile ulaşım imkanları artı

Kayabaşı bölgesiyle ilgili değerlendirme yapan TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş. Özel Projeler  Departmanı Değerleme Uzmanı Betül Ofluoğlu, Atatürk Olimpiyat Stadı’nın faaliyete açılmasıyla bölgeye yapılan ilk büyük ölçekli yatırımın hayata geçtiğini belirterek, 2004 yılında UEFA tarafından ‘5 yıldızlı stadyum’ unvanı verilen stat aracılığı ile bölgenin bilinirliği büyük ölçüde artırdığını kaydetti. Toplu taşıma imkanlarının kısıtlı olduğu bölgeye, yine stat aracılığı ile ulaşım imkanlarının arttırıldığını kaydeden Ofluoğlu, “2009 yılında, bünyesinde 1.140 adet konut içeren Kiptaş Kayabaşı Konutları ile bölge büyük ölçekli toplu konut yatırımlarına ev sahipliği yapmaya
başladı. 75-115 metrekare alana sahip iki tip daireden oluşan proje, uygun fiyat seçenekleriyle alt gelir grubuna yönelik, kaliteli konut anlayışını ön plana çıkarmıştır” diye konuştu.

Sağlık kampusu markalı konutları çekecek

Betül Ofluoğlu, sağlık kampüslerinin bölgede yer almasıyla beraber bölgeyi kullanan günlük nüfus değişiklik göstereceğini söyledi. Bunun hastane kullanıcılarının nitelikli konut ihtiyacına uygun projeleri ön plana çıkaracağını kaydeden Ofluoğlu, böylece bilinirliği yüksek, marka değeri olan
inşaat firmaların bu gelişmelerle birlikte bölgenin çehresini değiştirmesinin öngörüldüğünü söyledi. Merkez Kayaşehir Ticaret Merkezi ve bünyesinde hizmet verecek olan Hampton by Hilton bu gelişmelerin en güzel örneklerinden biri olduğunu ifade eden Ofluoğlu, Makro İnşaat’ın üstlendiği ticaret merkezinin, sağladığı imkanlar ile komşu uydu kentlere de hitap ederek cazibe merkezi olmasının beklendiğini söyledi.

 

2. el dairelerde metrekare fiyatı bin 500 TL ile 2 bin TL arasında

Bölgedeki en nitelikli yatırımlardan biri olarak ön plana çıkan ticaret merkezinde 25-61 metrekare alana sahip işyerleri 78 bin 818 TL ile 194 bin 168 TL arasında iken, 63-75 metrekare alana sahip
dükkanlar ise 201 bin ile 228 bin 618 TL fiyat aralığında satılmakta. Bölgede 2+1 ve 3+1 tip daireler ağırlıklı olarak yer almakta. Kayaşehir projesi içerisindeki tamamlanan etaplardaki 2. el dairelerde metrekare fiyatları bin 500-2 bin TL aralığında değişmekte. Birbiri ardına hayata geçen etaplarla birlikte bölgede ciddi miktarda konut stoğu artışı gözlendiğine işaret eden Ofluoğlu, “Bu stok artışı ilk zamanlarda fiyatlarda düşüşe neden olsa da, kısa sure içerisinde bölgeye olan talebin artmasıyla pozitif etki sağlamıştır” yorumunu yaptı.

Metro hattı da bölgeye geliyor ama fiyatlar hâlâ cazip

M3 metro hattının (Bakırköy-Kirazlı-Başakşehir-Atatürk Olimpiyat Stadyumu) hizmete girmesiyle birlikte bölgenin ulaşılabilirlik düzeyinde ciddi bir artış oluşacağı bekleniyor. Konut fiyatlarının oldukça yüksek olduğu İstanbul için, Kayaşehir bölgesi uygun fiyat koşulları nedeniyle yatırımcılar açısından cazip hale gelmesiyle ön plana çıkmakta. Bölgenin beklenen gelişmelerle birlikte, yatırımcısını karlı duruma geçireceği öngörülmekte.

bofluoglu2.jpg

 

Leyla İLHAN

Görsel

Küçük ve güvenlikli konutlara talep artacak


 

 

GYODER’in verilerine göre yalnız yaşayanlar, birlikte yaşayanlar, çocuksuz ve tek çocuklu ailelerin sayısının artması, küçük konut talebini hızlandırdı.

ANKARA – Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği’nin (GYODER) verilerine göre, yalnız yaşayanlar, birlikte yaşayanlar, çocuksuz ve tek çocuklu ailelerin sayısının artması, küçük konut talebini hızlandırdı. Kişilerin güvenliğe verdikleri önemle de birlikte önümüzdeki 10 yıl içerisinde küçük konutlara ve güvenlikli sitelere olan talep artacak.
GYODER’in verilerinden derlenen bilgilere göre, sosyo-ekonomik gelişmelere bağlı olarak, tek başına yaşayanlar, birlikte yaşayanlar, çocuksuz aileler ve tek çocuklu ailelerin sayıları her geçen gün artıyor ve toplam içerisindeki payları genişliyor. Bu eğilimin, önümüzdeki yıllarda da devam edeceği öngörülüyor.
Söz konusu gelişmeler, konut talebini belirleyici bir unsur olarak ortaya çıkıyor. Bu ölçekteki hane halklarının sayısının artması, özellikle küçük konut talebini hızlandırıyor.

Orta gelir grubunun konut talebi artacak

Türkiye’de kurumsal olmayan nüfus içinde 15,7 milyon kişi veya 3,7 milyon hane halkı, kiracı statüsünde bulunuyor.
Önümüzdeki süreçte bu statüde olanlardan, ekonomik büyüme senaryolarına bağlı olarak kişi başına düşen gelirin de artmasıyla öncelikle orta gelir grubundakilerin konut talebi artacak. Düşük gelir grubundan ise talep, erişebilir konut fiyatları oluşması halinde gelecek.
Üst gelir grubu yine konut talebi potansiyeline sahip olmaya devam edecek.
75-125 bin dolar arasındaki evler talep edilecek

Sosyal, ekonomik ve demografik gelişmeler göz önüne alındığında, önümüzdeki 10 yıl içinde bireylerin konut tercihleri de değişecek.
Buna göre, önümüzdeki 10 yıl içinde ilk tercih edilecek konutlar 110-125 metrekare arası, 2 1 ve 3 1 konutlar olacak. Kişilerin ikinci tercihi ise 75-90 metrekare arası 1 1 ve 2 1 konutlara olacak.
Fiyat aralığı olarak en çok, (2011 yılı fiyatlarıyla 1,80 TL=1 dolar) 75-125 bin dolar arasındaki evler talep edilecek. Gelirler arttıkça, yıllar itibariyle bu aralık 125-175 bin dolara kadar yükselebilecek.

Alıcıların gözdesi yeni ve güvenlikli konutlar olacak

Konut satın alırken en önemli kaynak, banka kredisi olmaya devam edecek. Bu nedenle konut kredisi faizleri ile kredi ödeme tutarları, talep edilen konutun fiyatı ve büyüklüğünde belirleyici olmaya devam edecek.
Önümüzdeki 10 yıl içinde yeni konutlar daha çok tercih edilecek.
Şehir merkezleri ile şehir kenarlarında bulunan güvenlikli sitelerdeki daire talebi, ilk sırada yer alacak.

Yeşil alan, güvenlik, çocuk parkı ve market tercih sebebi

Konut satın alımlarında en çok talep edilen donatılar ve özellikler sırasıyla yeşil alan, güvenlik, çocuk parkı ve market olacak. Diğer sosyal donatılar ise ikincil ihtiyaçlar arasında yer alacak.
Konut alırken yeri, fiyatı, deprem yönetmeliğine uygun olması, evin büyüklüğü, sıfır konut ve toplu taşımaya yakınlık, önem sırası ile gözetilecek diğer kriterler olacak.
Markalı, rezidans tipi, şehir dışında site içi ve müstakil konutlara talep daha sınırlı olacak ve orta, üst gelir grubundan kaynaklanacak.

150 bin lira çöpte


6 yıldır hiç kullanılmayan TBMM Başkanlık Konutu yapılan bakıma karşın yıkılıyor.
Cumhuriyet- TBMM Başkanlık Divanı tarafından başkanlık konutunun yıkılıp yenisinin inşa edilmesi için TBMM İşletme ve Yapım Başkanlığı’na sessiz sedasız bir şekilde yetki verilirken konutun hiç kullanılmamasına karşın son 6 yılda 150 bin TL tutarında harcama yapıldığı ortaya çıktı. Son 6 yılda bakımına 150 bin TL harcanan konut yıkılarak yeniden yapılacak.

Başbakanlık’ın 300 milyon TL’ye Söğütözü’ne yapılacak yeni resmi konutuna ilişkin tartışmalar sürerken Çankaya’daki TBMM Başkanlık Konutu’nun da yıkılarak yeniden yapılması için çalışmalar başladı. CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın soru önergesini yanıtlayan TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam, resmi konutun yapımı için 6 Ocak 2012 tarihinde TBMM Başkanlık Divanı’nın TBMM İşletme ve Yapım Başkanlığı’na yetki devrettiğini açıkladı.

‘Ekonomik ömrü bitti’

Sağlam, TBMM Başkanlık Konutu olarak kullanılan yapının Yunan sefareti olarak kullanıldığını, 1984 yılından sonra TBMM Başkanlığı’na tahsis edildiğini ifade etti.

Resmi konutun bodrum kat, zemin kat ve birinci kattan oluşan toplam 829.61 metrekare kullanım alanına sahip olduğunu, resmi konutun inşaat malzeme kalitesinin düşük olup “ekonomik ömrünü tamamladığını” kaydeden Sağlam, konutta yemek salonu ve kabul salonu bulunmadığını söyledi. Sağlam, yeni yapılacak konutun maliyetini ise açıklamadı.

Sağlam, TBMM Başkanlık Konutu’nun kullanılmamasına karşın onarım ve bakıma 2006 yılından bugüne kadar 150 bin TL tutarında harcama yapıldığını belirtti.

Kaynak : Cumhuriyet

By 1eladenecli Posted in Konut Etiketler