Atlas İnşaat’tan Büyükdere’ye rezidans


İstanbul Büyükdere’ye otel rezidans ve ofislerden oluşan karma proje planlayan şirket, Göztepe’ye de konut inşa edecek.

Bu güne kadar gerek yurt içinde gerekse yurtdışında farklı projelere imza atan Atlas İnşaat, yeni projelere yelken açtı. Şirketin 2013 yılı planları arasında birden fazla proje bulunuyor. Yatırımlar için bir taraftan arazi satın alan şirket bir diğer taraftan da gelen arazi tekliflerini değerlendiriyor. Yeni projelerde İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin birçok ili yer alıyor. Atlas İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ceylan, yurtdışında da gerek alt yapı gerekse üst yapı yatırımları için görüşme halinde olduklarını söylüyor.

47 dönüm için pazarlık

Mehmet Ceylan Büyükdere’de planladığı karma proje için halihazırda arazi pazarlıklarını sürdüğünü belirterek, “Pazarlığını yaptığımız arazi yaklaşık 47 bin metrekare. Kısa bir süre içinde arazinin alımını gerçekleştireceğimizi umuyoruz. Alım gerçekleştikten sonra planımıza ruhsat alacağız ve 2013 yılının en geç ortasında projeyi devreye sokacağız. Planımız 300 milyon dolarlık bir yatırımla arsaya 3 yüksek blok inşa etmek. Bloklardan biri otel olarak yükselecek. Oteli biz işletmeyeceğiz ve kiraya vereceğiz. İkinci blok rezidans ve 3’ncü blok ise ofis olacak. Tüm sosyal donatılarda projede yer alacak. A plus bir proje olacakî bilgisini verdi.

Göztepe’ye konut

Pazarlıkların sürdüğü bir diğer bölge Göztepe olarak dikkat çekiyor. Burada yaklaşık 100 bin metrekare arsa için pazarlık yaptıklarının dile getiren Mehmet Ceylan, anlaşabilirse bu araziye de konut yapılması planlanıyor. Ağırlıklı olarak konutların yer alacağı arsa içinde ihtiyaca yönelik ticari ünitelere de yer verilecek.

ABD’li ortak

2013 yılı içinde planlanan yatırımlar için yabancı ortakla proje bazında anlaşma yapabileceklerini de kaydeden Mehmet Ceylan, “Her iki projede 300-400 milyon dolarlık projeler. Bu projeler için şu anda ABD’li bir yatırımcı ile görüşüyorum. Görüştüğüm yabancı ortak bir yatırım fonu değil şahıs. Anlaşabilirsek yola proje bazında yabancı ortakla devam edeceğizî dedi.

Lojistik depolar yapıyor

Şirketin halen inşaatı devam eden projelerinin arasında lojistik depolar da bulunuyor. Adapazarı’nda inşa edilen lojistik alan 3 bin 500 metrekare, Gebze’de inşa edilen lojistik alan ise 20 bin metrekarede yükseliyor. Şirket inşa ettiği lojistik alanları kiraya veriyor ve kira geliri elde ediyor. Şirketin farklı yatırımcı grupları ile ortaklaşa gerçekleştirdi Nispetiye On projesinde ise inşaat hızla yükseliyor.

Harem sınırlarına inşaat

Şirketin planları arasında Suudi Arabistan’a yatırım yapmakta bulunuyor. 2 farklı yatırımlar için görüşmelerini hızlandıran Mehmet Ceylan, ilk yatırım için bu yıl start verilebileceğini söylüyor. İki yatırımın toplam büyüklüğü 3 milyar dolar olarak veriliyor. İlk proje Cidde’de 9 bin konuttan oluşuyor. Konutların 8 bin 200’ü normal apartman dairesinde, 800’ü ise villa. Mehmet Ceylan’ı en çok heyecanlandıran yatırım ise Mekke’de harem sınırları içerisinde yer alan konut, alışveriş merkezi, rezidans ve hastaneden oluşan proje.

Dünya firmaları devrede

Bu projenin ihalesine girdiklerini dile getiren Ceylan, “Harem sınırları içerisinde ciddi bir yapılaşma olacak. Dünyanın yer yerinden firmalar burada inşaat yapmak için sıraya girmiş durumda. İnşaatların yapılacağı toplam alan 80 milyon metrekare. Herkes bu arazi içinde belli bir kısmına projeler yapmak için görüşmeler yapıyor. Biz de Türk firması olarak bu kutsal mekanda hizmet gerçekleştirip proje yapmak istiyoruzî şeklinde konuştu.  Ceylan imzaların ise ramazan bayramından sonra atılmasını beklediklerini söyledi.
 

Emine Açar

Reklamlar

Taksim projesinde ilk etap ihalesi yapıldı


Taksim Meydanı’nı yayalara açacak projenin birinci etap ihalesi yapıldı. Buna göre projede ilk kazma Harbiye ve Tarlabaşı’nda vurulacak. Harbiye ile Tarlabaşı arasındaki arasındaki 320 metrelik dalış tüneli için 9 firma yarıştı. En düşük teklif, 51 milyon 500 bin TL ile Kalyon İnşaat Şirketi’nden

İstanbul Taksim Meydanı’nı yayalara açacak “Taksim Yayalaştırma Projesi”nin birinci etap ihalesi yapıldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ihalede, daha önce şartname alan 11 inşaat firmasından 9’u teklif verdi. En düşük teklif, 51 milyon 500 bin TL ile Kalyon İnşaat Şirketi’nden geldi.

UZUNLUK 400 METRE

İhaleye çıkarılan “Taksim Meydan Düzenlemesi Projesi”ne göre araçlar, meydana ulaşmadan dalış tünellerine girecek. İhalesi gerçekleştirilen birinci etap kapsamındaki Harbiye-Tarlabaşı dalış tüneli, Harbiye Askeri Müzesi’nden başlayacak ve Tarlabaşı Bulvarı’nda, kentsel dönüşüm kapsamında yenilenen bina ve otellerin bulunduğu alana bağlanacak. Tünel, Tarlabaşı-Harbiye yönünde 400 metre, Harbiye-Tarlabaşı yönünde 320 metre uzunluğunda olacak.

EN DÜŞÜK TEKLİF

9 firmanın teklif verdiği birinci etap ihalede en düşük teklif Kalyon İnşaat Şirketi’nden geldi. 8 rakibi geride bırakarak Harbiye-Tarlabaşı dalış tüneli inşaatı için yaklaşık 51 milyon 500 bin TL teklif verdiği belirtilen şirket, 2007 yılında da 40 kilometre uzunluğundaki Avcılar-Kadıköy metrobüs yolunun alt ve üstyapı inşasını tamamlamıştı.

Teklif verenler

11 şirketten 9’u tekliflerini sundu. STY-Ziver İnşaat, Burkay-MAKİMSAN İnşaat, Özka-AKM Yapı, Polat, Kolin, Kalyon, Nas-Nuhoğlu-Uğraş İnşaat, Fermak-Özyurt İnşaat, Öztaş-EMT İnşaat teklif verdi. İBB, dosyaların ihale komisyonunca değerlendirileceğini açıkladı.

İhaleyi kazanan firma, Tarlabaşı Bulvarı ve Cumhuriyet Caddesi’nin altında Tarlabaşı-Harbiye yönünde 400 metre, Harbiye-Tarlabaşı yönünde 320 metre uzunluğunda dalış tünelleri inşa edecek. Alt geçit Tarlabaşı Bulvarı’ndaki mevcut araç otoparkından Taksim Topçu Kışlası’nın bitimine kadar devam edecek. Anıt etrafındaki trafik, otobüsler ve duraklar meydandan kaldırılacak.

Çamlıcaya Serbest Atış


XXI Serbest Atış adı altında mimarlara alternatif bir mimari fikir yarışması öneriyor ve bunu internet ortamından sürdürmeyi teklif ediyor.

İlk haftada bir çok fikir projesi geldi ve XXI Dergisi https://www.facebook.com/xxidergisi sitesinde gelen projeler yer alıyor.

XXI Dergisini girişimlerinden dolayı kutluyor projelerden bir kısmını dikkatlerinize sunuyoruz.

Absürd Fikirlere Çağrı: Alternatif Çamlıca Camisi Yarışması Çamlıca Ziya Gökalp Topçukışlası ve Cami / Eray Çaylı


Çamlıca Cam İ / Erkmen Korkmaz


Mordor Camii / Regaip Adem


Çamlıca tepesi çıplak cami / Avşar Karababa

Camini Her Yere Götür / Aras Kazmaoğlu


Cami ne arar la çamlıcada CAMİİ/Hasan AKYÜZ


Monolit / Asena Kumsal Şen


technodrome / Volkan Dalağan


Death Camii / Osman Ural


2023 Çamlıca / Nefize Öztürk


Bekle Çamlıca Geliyorum / Fatmagül Aslaner


Herkese bir cami / Fatmagül Aslaner


Çamlıcabartı Camii / Gülcan Kocaman

Ampullü Cami-iiiii / İsmail Efe

BİRİNCİ TAVIR: SERBEST ATIŞ

XXI Serbest Atış adı altında mimarlara alternatif bir mimari fikir yarışması öneriyor ve bunu internet ortamından sürdürmeyi teklif ediyor.

Geçtiğimiz gün Mimarlar Odası tarafından açıklanan Çamlıca Camisi proje yarışmasına mimarların katılmaması ve bu kent suçuna iştirak etmemeleri yönündeki “uyarı” dan sonra XXI Dergisi aynı konu üzerine bambaşka bir açılım sundu. İki ayrı açılımı da izleyenlerimizin ilgisine sunuyor, değerlendirmeyi mimarlık kamuoyuna bırakıyoruz..

Fikirlerin en geç 15 Ağustos tarihine dek paylaşılması gerekir.

Yarışmanın Amacı: İstanbul’un silüetine ve kent dokusuna aykırı, Osmanlı Türk mimari üslubunu yok sayan, gelenekle geleceği birbirine karıştırmayan, kültürümüzün gelenek zincirine orijinal yeni bir halka ilave etme derdi olmayan, İstanbul’a değer kaybettirecek ve İstanbul’un sembollerinden birine dönüşmeyecek bir cami projesi tasarlamak.

Yarışma alanı geçtiğimiz günlerde açıklanan Çamlıca Cami Yarışması alanıyla aynı olmakla birlikte bir kazanan olması halinde kendisinden 300 bin TL talep edilecektir. Bireysel ya da ekip olarak katılınabilir.

Fikirlerin
• Serbest teknikle (ister plan, kesit, perspektif, ister kolaj, üçboyutlu çizim vs) anlatılması, bu görselleştirmeye mutlaka metinlerin de eşlik ederek projeyi anlaşılır kılması,

• XXI dergisinin boyutları olan 26,5×30,5 cm’lik paftalarda 300 dpi olarak sunulması,

• Zihinlerde birikmiş muhalif duygu ve düşüncelerin mimari dille ifade edilmesi,

• Gerçeklikle bağlarının zayıf olması,
aranan özelliklerdir.

Facebook üzerinden düzenlenen yarışmada fikirler XXI’in Facebook sayfasındaki (http://www.facebook.com/xxidergisi) duvara iletilir ve en çok beğenilen üç proje bir sonraki ayın XXI dergisinde yayınlanır. Fikirlerin en geç 15 Ağustos tarihine dek paylaşılması gerekir.

İKİNCİ TAVIR ALMA ŞEKLİ ODADAN….

Son günlerde gündemde olan Çamlıca Camisi konusundaki “açılacak yarışma” hakkında Mimarlar Odası Genel Merkezi açıklamada bulundu.

İstanbul Çamlıca Camii Mimari Proje Yarışması
Hakkında
ÖNEMLİ DUYURU

Mimarlar Odası Merkez Yönetim Kurulu, “İstanbul Cami ve Eğitim-Kültür Hizmet Birimleri Yaptırma ve Yaşatma Derneği” tarafından, “Çamlıca Silueti Mimarını Arıyor” başlığıyla ilan edilen “İstanbul Çamlıca Camii Mimari Proje Yarışması”na meslektaşlarımızın katılmaması yönünde tavsiye kararı almıştır.

Dünya Mirası İstanbul’un özgün mimarlık, kent, siluet, topografya ve coğrafya değerlerine karşı gelişen hoyrat ve sorgusuz imar faaliyeti, son dönemde sadece ulusal düzeyde değil, uluslararası platformlarda da ciddi tepki ve eleştiriler alarak, farklı kurumlardan yönetimlerimize uyarıların gelmesine neden olmuştur. İstanbul’un eşsiz tarihî, kültürel ve doğal değerleri, bugüne değin görülmemiş bir biçimde hızla ve tartışılmadan yok olmakla karşı karşıyadır.

Asıl görevi, doğal, kültürel ve tarihî değerlerimizi korumak olan, TC. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, olağanüstü yetkilerle donatılarak elde ettiği tek merkezli karar erkini, kamu yararını ve çevre değerlerini titizlikle korumak için kullanmak yerine, tarihimizde görülmemiş hızda ve anlayışta hukuksuz ve plansız bir yapılaşma sürecini organize etmek ve desteklemek yönünde kullanmaktadır.

Bakanlık tarafından evrensel, bilimsel, meslekî ve etik her türlü ilke yok sayılarak gerçekleştirilen bu “imar yağması” sürecinde; İstanbul’un ve topografyasının önemli simgesel peyzaj varlığı olan eşsiz doğal sit alanı Çamlıca Tepesi’nin yapılaşmaya açılması da bu konuda karşı karşıya kaldığımız en ciddi tehditlerden birisidir.

Başbakan R.Tayyip Erdoğan’ın 29 Mayıs 2012 tarihli “Çamlıca Tepesi’ne bütün İstanbul’dan görülebilecek bir cami yapılacak” talimatı üzerine; yüzyıllardır korunmaya çalışılan İstanbul ve Boğaziçi kent siluetinin odağındaki Çamlıca Tepesi, TC. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, 4 Haziran 2012 günü “1/5000 Ölçekli Nazım ve 1/1000 Ölçekli Büyük Çamlıca Özel Proje Alanı” adı altında bu konudaki asıl yetkili olan TC. Kültür ve Turizm Bakanlığı devre dışı bırakılarak yapılaşmaya açılmıştır.

Dayatılan “rant ve yağma” plan kararına göre; yaklaşık 150.000 metrekarelik kamuya ait doğal sit alanının yarısının dini tesis, diğer yarısının ise turizm alanı olarak kullanılması öngörülmektedir.

Bu süreçte Başbakanın isteği üzerine bir meslektaşımızın “Cami Projesi”nin başına getirildiğinin açıklanması, projenin elde edilme yöntemi tartışmalarını öne çıkarmıştır. Bu ortamda, özgün ve aynı zamanda İstanbul’un simgelerinden biri olan tepenin “asla ve hiçbir koşulda yapılaşmaya açılamayacağı, bir kamu değeri, bir doğal sit alanı olarak korunması ve yaşatılması gerektiği” düşüncesi gözardı edilmektedir.

Bu kapsamda açılan yarışmayla, İstanbul’un eşsiz peyzaj değeri ve korunması zorunlu sit alanında yapılaşma kararına ve girişimine meşruiyet kazandırılması ve değerli doğal mirasın “yarışma yöntemi” kullanılarak yok edilmesi ve “rant” hedefine hizmet etmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır.

Yarışma gerek içeriği, amacı, yöntemi ve teknik konuları, gerekse ulusal ve uluslararası çağdaş mimarlık, çevre, kent politikaları ve hukuku açısından ele alındığında hiçbir şekilde kabul edilebilir değildir.

Yarışma şartnamesi ile, yarışmayı kazananların müelliflik haklarının yok sayılması; uygulama projelerinin asgari ücret tarifelerinin altında yaptırılabilmesi; projelerin teslim tarihine kadar yarışmayı düzenleyen kuruluş tarafından Danışmanlar, Seçici Kurul Üyeleri ve Raportörlerin değiştirilebilmesi meslektaş haklarının gasp edilmesi anlamına gelmektedir.

Seçici Kurul’un, ağırlıklı olarak TOKİ’den Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bürokratlığına terfi eden kadrolar, iki akademisyen, TOKİ ile iş yapan bir şirketin yöneticisi ve mimari açıdan “taklit” olarak nitelenen ve bu nedenle yoğun eleştirilere hedef olarak geçtiğimiz günlerde hizmete giren Mimar Sinan Camisi’nin mimarından oluştuğu görülmektedir.

Seçici Kurul’un yapısı ve böylesi kapsamlı bir ihtiyaç programına sahip bir yarışma için verilen sürenin yalnızca 1 ay ile sınırlı olması; “yarışmanın kamuoyunda oluşan tepkileri en aza indirmek ve tarih-doğa yağması niteliğindeki projenin meşrulaştırılmasının sağlanması” amacı ile gündeme getirildiği değerlendirmelerini doğrulamaktadır.

Mimarlar Odası nitelikli mimarlık yapıtlarının oluşmasında yarışmalara büyük bir önem vermekte ve yarışmaları teşvik etmektedir. Bu bağlamda mimari proje elde edilmesi sürecinde en doğru, şeffaf ve adil yöntem yarışma açmaktır. Ancak söz konusu yarışma; ulusal ve uluslararası yarışma kriterlerine açıkça aykırı olmakla birlikte yarışmaya açılan alan, çevre ve kentsel politikalar bakımından da kesinlikle uygun bulunmamaktadır.

Mimarlar Odası olarak;

Meslektaşlarımızı, yarışma sürecine ilişkin bilgilendirme sorumluluğu çerçevesinde yarışmayı bir “kent suçu” yaratma sürecinin bir parçası olarak değerlendiriyor ve desteklemediğimizi önemle vurguluyoruz. Bu bağlamda yüzyılımızın “yaşanılır” kentlerini tartıştığımız bugünlerde “duyarlı olmak, mesleki değerlerimizi, ilkelerimizi ve haklarımızı önemle korumak” gerektiği düşüncesiyle, yukarıda ifade edilen gerekçelerle ve aynı zamanda UNESCO ve ICOMOS ile olan protokoller gereği desteklemediğimiz “İstanbul Çamlıca Camii Mimari Proje Yarışması”na, bir kent suçu yaratma sürecinde yer almamaları gerektiği düşüncesiyle “meslektaşlarımızın katılmamasını” tavsiye ediyoruz.

Saygılarımızla,

MİMARLAR ODASI
Merkez Yönetim Kurulu

İz Tower ve İz Park’a metro ilgisi


EgeYapı Group tarafından Kartal’da yükselen İz Tower ve İz Park projeleri, bu ay içinde hizmete girecek Kadıköy – Kartal Metro Hattı’na yakınlığı ile yatırımcılardan büyük ilgi görüyor.

Adliye Sarayı’na da yakın bir mesafede bulunan projelerle ilgili olarak EgeYapı Group Yönetim Kurulu Başkanı İnanç Kabadayı, “İnşasını büyük ölçüde tamamladığımız ve yalnızca ince işçiliği üzerine çalıştığımız İz Tower’ı yılbaşı itibariyle teslim ediyoruz. Farklı ofis ihtiyaçlarına cevap verecek İz Park’ta ise inşaat, tüm hızıyla sürüyor” dedi.

Yaklaşık 5 bin 200 metrekare arazi üzerine inşa edilen İz Tower, 21 kat, 163 daire ve 8 ticari üniteden oluşuyor. İz Tower’da 60 ve 65 m2 olmak üzere iki tip 1+1’in yanı sıra 96-98 m2’den oluşan iki tip 2+1 ve 108 m2’lik dubleks loft daireler bulunuyor. İz Tower’da sadece yüzde 1 ön ödeme yaparak yüzde 34’lük peşinatı faizsiz teslim tarihine ötelemek mümkün, geriye kalan yüzde 64’lük kısım için ise aylık 1.250 TL’den başlayan taksitlerle konut sahibi olunabiliyor.

 

640 METREKAREYE KADAR FARKLI KONUT SEÇENEKLERİ
Kartal’da 15 katlı iki ofis kulesinin yanı sıra farklı ofis ihtiyaçları için tasarlanmış 2 ve 5 katlı bloklar ile şirketler için birbirinden farklı çalışma ortamları oluşturan İz Park’ta 44,5 m2’den 640 m2’ye kadar farklılık gösteren ofisler, 262 bin TL’den başlayan fiyatlarla satılıyor.

Karadeniz’de çılgın proje!


 

 

Gürcistan Türk sınırına 150 km uzaklıkta Karadeniz kıyısına 120 milyar dolarlık yatırımla 500 bin kişilik şehir kuruyor

 Gürcistan Karadeniz kıyısında dünyanın en büyük kent projesine start verdi. Türk sınırından 150 kilometre uzaklıkta bulunan Anaklia bölgesine kurulacak olan “Anaklia SER” isimli mega kent, 10 kilometre eninde ve 20 kilometre de genişliğinde olacak. Devlet Başkanı Mikhail Saakaşvili’nin talimatıyla inşaatına başlanan kentin kıyılarına turizm amaçlı 10 tane 5 yıldızlı lüks otel ve golf sahaları inşa edilecek. Karadeniz kıyısında dev bir limana da sahip olacak 500 bin kişilik kentin finans merkezinde yüzlerce gökdelen yükselecek. Diğer bölümlerde ise ekolojik oturma alanları, parklar, hayvanat bahçeleri, üretim tesisleri bulunacak. İstanbul, Moskova, Atina, Kahire, Kudüs gibi iki saat mesafede bulunan kentlerden ekonomik bir halka kurmayı hedefleyen kentin yanıbaşında uluslararası bir havalimanı bulunacak. 10 yılda tamamlanması beklenen Anaklia SER, başkent Tiflis’ten sonra Gürcüstan’ın en büyük ikinci kenti olacak. En modern ekonomik olanaklarla donatılacak kentin Trans-Kafkas bölgesinin finans ve iş merkezi olması hedefleniyor. Gürcü basınına göre özellikle Azeri yatırımcılar kentin yaratılmasına büyük önem veriyor. Gürcistan’da inşaat sektöründe söz sahibi olan Türk inşaat firmalarının da kentin yapımından büyük pay alabileceği konuşuluyor.

Anaklia SER, Canberra, Brasilia ve Astana’dan sonra sıfırdan kurulan üçüncü kent olacak. Kentin inşaası için Avrupalı ve Asyalı yatırımcılarla görüşmelere başlayan Gürcistan aynı zamanda yurt dışında iş yapan Gürcü iş adamlarıyla da tek tek temasa geçiyor.

3.5 milyon dolara satılıyorlar!


 

 

Vicem Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Hafızoğlu, Bodrum’da inşa ettikleri Vicem Bodrum Yalıları’nın inşaatının tamamlandığını, yıl sonunda anahtar teslimine hazırlandıklarını söyledi. Hafızoğlu, 21 adet villadan 6 adedinin satıldığını belirterek, “Ev fiyatları, konumuna göre 2 milyon ile 3.5 milyon euro arasında değişiyor” dedi. Villaların Karaada karşısında ve Bodrum’un merkezine 3 kilometre mesafedeki bir yarımada üzerinde inşa edildiğini kaydeden Hafızoğlu, “Bodrum’un en lüks projesini yapıyoruz. Deniz kıyısında olan projenin kendisine ait plajı var. O nedenle Bodrum Yalıları adını verdik. Arsa dahil toplam yatırım miktarı 20 milyon euro civarında” dedi. World Architecture Festival kapsamında düzenlenen yarışmada rezidans kategorisinde finale kalan Vicem Bodrum Yalıları, büyüklükleri 350 ile 590 metrekare arasında değişen 9 ayrı tipte tripleks evden oluşuyor. Villalardaki, katlanabilir cam cepheler, havalandırma döngü sistemi, iklimlendirmeyi sağlayan süs havuzları, kapalı otoparklar, özel iskele, ısıtmalı jet motorlu özel yüzme havuzları ve housekeeping sistemi bulunuyor.

Fındıklı’yı yat markası yaptı!

Sebahattin Hafızoğlu, Vicem markasının, doğum yeri olan Rize’nin Fındıklı ilçesinin Lazca adı olan Viçe’den geldiğini söyledi. Hafızoğlu 1991 yılında başladığı yat üretimine 1998 yılından itibaren Vicem markası ile devam ediyor. Sanko Holding’in 1998’de çoğunluk hissesini alarak ortak olduğu Vicem’in ürettiği yatlar Avrupa’dan ABD’ye kadar birçok ülkeye ihraç ediliyor. Hafızoğlu, 1993’ten bu yana 2 bin 500 konutun yanı sıra otel, altyapı ve hastane inşaatı yaptıklarını söyledi.

İstanbul’da site inşa edecek

Hafızoğlu, İstanbul’da Kadıköy-Tuzla hattında, sahil kesiminde orta sınıfa hitap eden 3 yeni bir projeye hazırlandıklarını belirterek, bu projelerdeki dairelerin 350 – 500 bin dolar arasında fiyatlarla satılacağını söyledi.

Vicem Bodrum Villaları’nın tasırımını yapan Mimar Emre Arolat, projedeki evlerin 12 ay yaşamaya uygun tarzda planlandığını belirterek, şu bilgileri verdi:

“Ege ve Bodrum mimarisinin geleneksel rengi olan beyaz duvarlar yerine ağırlıklı olarak cam ve Bodrum taşının kullanıldığı villalarda iç ve dış mekan bir bütün haline getiriliyor. ‘Sınırları olmayan mekan’ konseptiyle tasarladığımız evler bahçe ve iç mekanı birleştiriyor. Kayar camlar ve iroko ağacından perdeler açılınca odalar bahçeyle bütünleşiyor. İç ve dış mekanın kolay birlikteliğine rağmen mahremiyetten hiçbir taviz verilmiyor. Camlara takılan özel açılı panjur kanatlar sayesinde, küveytteyken dahi deniz manzarasının tadı çıkartılabiliyor. Evler müstakil bahçelere, ısıtmalı özel havuzlara ve kapalı otoparka sahip. Bodrum Kalesi’ni görecek mesafede konumlanmış olan evler, bir yarımada üzerine kuruldu. Her villaya 2 adet kapalı otopark düşüyor. “

* Bodrum’a sadece 3km uzaklıkta

* 9 ayrı tipte toplam 21 ev l 240 ila 325 m2 arasında 9 ayrı seçenek l Üçer katlı evlerin cepheleri katlanabilir cam

* Kayar kanatlı toplanan camlar ile iç – dış mekanı birleştirme imkanı l Tüm evlerde ısıtmalı, jet motorlu özel yüzme havuzu l Tüm evlerden erişim bulunan kapalı otopark

* Özel güvenlik l Housekeeping sistemi l Taze hava sağlayan havalandırma döngü sistemi ve ısıtma/soğutma l Özel iskele l Plaj ve güneşlenme terasları l Jakuziler, duşlar ve soyunma odaları l Fitness salonu

Milliyet

Şehrizar Konakları’nda 1.9 milyon lira!


 

Şehrizar Konakları’nda 1.9 milyon lira!

Büyük ölçekli proje olarak ilk kez İhlas İnşaat’ın Bizimevler projesiyle öne çıkan konseptin son örneği Çalık Grubu’nun inşaat şirketi Gap İnşaat’ın Altunizade’de inşa ettiği Şehrizar Konakları’nda uygulandı

 

Muhafazakar aileler için kadınlara ve erkeklere ayrı havuz ve fitness salonları bulunan site projelerin sayısı hızla artıyor. Büyük ölçekli proje olarak ilk kez İhlas İnşaat’ın Bizimevler projesiyle öne çıkan konseptin son örneği Çalık Grubu’nun inşaat şirketi Gap İnşaat’ın Altunizade’de inşa ettiği Şehrizar Konakları’nda uygulandı.

Türkiye’de her daim polemik konusu olan ‘muhafazakâr tatil’ konsepti büyük ölçüde kabul görürken şimdi bazı konut projelerinde de ‘harem selamlık’ sosyal tesisler öne çıkıyor. İstanbul’da büyük ölçekli proje olarak ilk kez İhlas İnşaat’ın Ispartakule’deki Bizimevler projelerinde uygulanan sistemde, kadınlara özel kapalı yüzme havuzu ve fitness merkezi bulunuyor.

Sosyal tesislerin işletmesi de ‘harem selamlık’ düzenini ihlal etmeyecek şekilde titizlikle yapılıyor.

KADINLAR ÖYLE İSTEYEBİLİYOR

Söze muhafazakar aileler diye başladığım için bu tür sosyal tesisleri ya da konut projelerini sadece ‘dindar’ ailelerin tercih ettiğini düşünmeyin. Örneğin Star Towers projesinde muhafazakârlık ya da dindarlık nedeniyle değil, kadın müşterilerin önerisiyle kadınlar için özel havuz yapılıyor. Bu projede neden böyle bir uygulamaya gidildiğini projenin ortaklarından Nedim Özbek, “Bizim müşteriler gayet çağdaş, hatta yaz tatiline muhafazakârların gittiği tatil yerlerine de gitmiyorlar ama oturdukları binada komşunun eşiyle aynı havuzda olmak istemeyenler çok. Talep müşteriden geldi, kadınlara özel havuz yapıyoruz” diye açıklamıştı.

GAP İNŞAAT’IN REKLAMI

Bu trendin öncüsü başkaları olsa da yine büyük ölçekli proje bazında ‘muhafazakâr site’ vurgusunu yapan ilk reklamı Çalık Grubu’nun inşaat şirketi Gap İnşaat yaptı. TOKİ, Emlak Konut GYO ve Gap İnşaat tarafından Üsküdar Altunizade’de inşa edilen Şehrizar Konakları’nın geçen hafta başlayan reklamlarında, ‘tesüttürlü kadın’ görüntüsüne de yer verildi. Reklamın seslendirmesi ise uzun süredir seslendirme yapmayan Cihan Ünal tarafından yapıldı.

1.9 MİLYON LİRAYA DAİRE

Aslında lüks konut projesi olan ve büyük ölçüde Körfez ülkelerinin zengin ailerini hedefleyen projenin tabii ki büyük bölümü yerli alıcıya satılacak. 38 blok ve 208 lüks dairenin yer alacağı Şehrizar Konakları’nın 2013 başında tamamlanması planlanıyor. 49 bin 500 metrekarelik arazide 108 bin metrekare inşaat alam bulunan Şehrizar Konakları’nda konakların büyüklükleri 180 metrekare ile 626 metrekare arasında değişiyor.

Halen satışı devam eden dairelerin fiyatlan KDV dahil 1 milyon 950 bin ile 3 milyon 500 bin TL arasında değişiyor. Projede sadece havuz ve sosyal tesisler değil konakların ve blokların mimarisi muhafazakâr hassasiyetlere göre tasarlandı.

Sadi ÖZDEMİR/Hürriyet

 

Olive Park Evleri


Proje Çizimleri
Mimar: M artı D Mimarlık / Metin Kılıç, Dürrin Süer
Yapı: Olive Park Evleri
İşveren: TRE Investment / TRE II
1987 yılından bu yana İzmir’de faaliyet göstermekte olan M artı D Mimarlık için, hem ölçeği hem de tasarım nitelikleri ile bir dönüm noktası oluşturan ‘Olive Park Evleri’, İlk Yapı arşivimizdeki yerini alıyor.

Mimari tasarımı Metin Kılıç ve Dürrin Süer‘e ait olan proje, İzmir – Zeytinalan‘da deniz manzaralı 75 dönümlük bir vadide konumlanan 30 müstakil evden oluşuyor.

Arazinin üst kotlarına yer alan Ece Evi ile, 11. Ulusal Mimarlık Sergisi Yapı Dalı Ödülü‘ne aday olan M art D Mimarlık; gerek kapsam gerekse proje özelliği ile meslek yaşamlarında bir ‘ilk’i temsil eden Olive Park Evleri’nin uygulamasını da üstlendi. Tasarımı altı ay, yapımı ise1,5 yıl gibi kısa bir sürede tamamlanan projeyi, yaratıcıları Metin Kılıç ve Dürrin Süer‘in ifadeleri ile sayfalarımıza taşıyoruz.
Olive Park Evleri doğa içinde, konfor standardı yüksek, kişiselleştirilmiş mekan kurguları ve alternatif yaşam alanları ile kullanıcıya özel yeni bir yaşam biçimini sunma amacına cevap arayan yaklaşım ile kurgulanmış bir konut sitesidir.


Site, Zeytinalan’da çam ve zeytin ağaçlarıyla çevrelenmiş, denize hakim 75 dönümlük bir vadide konumlanan 30 farklı evden oluşur. Her biri, yaklaşık 2.500 metrekare bahçe içinde, 300 – 450 metrekare arasında değişen kullanım alanına sahip evler, arazinin değişken eğime sahip topografyasının sağladığı olanakla farklı konumlarda çeşitli manzaralara açılır.



  Fotoğrafın büyük hali için tıklayınız.


Evlerin konumlandığı özel mülkiyet alanının büyüklüğü her evin müstakil olma algısını güçlendirirken, kullanılan mimari dil birliği aidiyet duygusunu artırmaktadır.

Arazinin %7 yoğunluklu imar durumu düşük yoğunluklu bir yapılaşma oluşumunda önemli bir kriterdir. Düşük yoğunluklu yapılaşma, ‘bir arada ama bağımsız yaşama’ vurgusunu getirmiştir. Bu doğrultuda parseller belli ama sınırları geçirgen bitkilerle sınırlandırılarak; sosyalleşme alanları, spor ve çocuk oyun alanları, yürüyüş yolları, sohbet terasları oluşturuldu.


Tasarım yaklaşımında, farklı plan kurgularına sahip evleri aynı yere ait kılan dil birliği; kütlelerde benzer geometrilerin farklı kompozisyonları, yapı elemanlarında benzer formların tekrarı ve yüzey dokularında benzer cephe kaplama malzemelerinin kullanımında arandı.

Farklı plan kurguları benzer birimler kullanılarak oluşturuldu. Dikdörtgen prizma birimler ile yatayda ya da düşeyde, yan yana getirilerek L ve U formlu şemalar kurgulandı. Kiremit örtülü kırma çatılar, yuvarlak kolonların cepheye ritmik yansıması, geniş boşluklar ve cephelere takılan ahşap teraslar ortak dili oluşturmak için kullanıldı.


Benzer birimlerle kurgulanan formlar aynı malzemeler ile kaplandı. Cepheler beyaz mozaik sıva ile kaplanarak taraklandı. Aynı yere ait, aynı kimliğe sahip ama farklı olduğunun vurgusu aynı malzemenin farklı uygulanması  ile gerçekleştirildi. Kumtaşı özelliğinde, işlenmesi kolay bir malzeme olan ve temel kazılarından çıkarılan arazi taşı, evlerin cephe kaplamasında, bazı iç mekan duvar yüzeylerinde ve istinat duvarlarında kullanıldı. Taşlar bazı evlerde kesilip silinerek ankrajlı monte edildi. Bazı evlerde ise el aletleri ile biçimlendirilerek harçla yapıştırıldı.

Olive Park’ta evler konumlandırılır ve biçimlendirilirken arazi verileri önemsendi. Mevcut bitki örtüsünü korumak tasarım kararıydı. Varolan bir zeytin veya çam ağacının çevresinde evi kurmak veya ağaçların eteğine yaslanmak gibi… Evlerin birbirlerini önemsemesini sağlamak isteği, kimi düz kimi dik olan değişken arazi topografyası içinde farklı kotlara sahip evler kurgulanmasına neden oldu.



Olive Park’ta her ev, konumundan dolayı aldığı ad ile kimliklendirildi. Evlerin bahçelerinde yine arazi taşından yontulmuş, sanatçının eve özgü yorumladığı heykeller yerleştirildi. Bu özellikleri ile evlerin kullanıcıya özel olma durumunu ve seçkin bir mekânda oraya ait olarak yaşama biçimini sunmak amaçlandı.


Olive Park – ECE EVİ
(11. Ulusal Mimarlık Sergisi, Yapı Dalı Ödül Adayı, 2008)

Arazinin üst kotlarına yerleştirilmiş evlerden biri olan Ece Evi, hem siteye hem de hakim manzaraya yönelmiş bir konumda. Deniz manzarasının evin her mekanından algılanması kriteri, plan şemasını belirlemede etkili oldu.

Dikdörtgen prizmalar ile U formunundaki plan şemasında mekanlar organize edildi. İki katlı olarak tasarlanan kütleye ana giriş, üst kottan alındı. Alt katta mekanların bahçe ile iç içe bir yaşantı kurması istendi. İçe ait bir dış mekan olarak kurgulanan orta avlu havuz ile zenginleştirildi. Doğanın ve manzaranın evin her mekanında algılanabilmesi için cephelerde geniş cam yüzeyler bırakıldı.


Proje Künyesi

Proje Adı: Olive Park Evleri
Proje Yeri: Zeytinalan, İzmir
Mimari Tasarım: M artı D Mimarlık / Metin Kılıç, Dürrin Süer
Proje Ekibi: Okan Taşkıran (mimar), İbrahim Deniz (mimar), Fahriye Altınel (şehir plancısı), Banu Olcay (peyzaj mimarı)
Statik Proje: Tamer Paker
Mekanik Tesisat Projesi: Metin Keskiner
Elektrik Tesisat Projesi: Serdar Özdemir
Yüklenici: M artı D Mimarlık
İşveren: TRE Investment / TRE II
Proje Süresi: Ocak 2005 – Haziran 2005
Yapım Süresi: Haziran 2005 – Şubat 2007

 

 

Metin Kılıç, Dürrin Süer

2 Türk mimardan New York’a ikiz kule


 

2 Türk mimardan New York'a ikiz kule

 

Türk kardeşler Sunay Erdem ve Günay Erdem, New York için tasarladıkları ikiz konut kuleleri projesi ile dünya genelinde dördüncü birincilik ödülünü aldı.

Türk mimar kardeşler Sunay Erdem ve Günay Erdem, ‘New York’un 2030 Yılı Apartman Yaşam Kültürü Nasıl Olacak?’ yarışmasında ABD’den ödülle döndü. Erdem kardeşlerin tasarladığı yaşam biçimi, 2030 yılında dünya nüfusunun yüzde 60’ının yaşayacağı öngörülen apartman tipolojisini içeriyor.

Erdem Mimarlar, Reykjavik, Vancouver ve Riverton’dan sonra New York projeleri ile son iki yıl içerisinde Kuzey Amerika’da üçüncü, dünya genelinde dördüncü birincilik ödülünü almış oldu.

Hürriyet’e verilen bilgiye göre, ödüllü projenin amacı, apartman yaşamında bütün gereksizleri kaldırıp, daha az maliyet ve daha basit bir yaşam oluşturmak. Bunun için 32m2’lik çekirdek bir dairede kompakt bir yaşam öngörülüyor. Daire, sabah ev sakinleri uyanıp kahvaltılarını yaptıktan sonra gerektiğinde ofis mekanına dönüşüyor, gece ise tekrar aile yaşam ünitesine bürünüyor.

Sunay Erdem, esnek tasarımı yaşam kulelerinin konut bahçelerinde de uyguladıklarını vurgulayarak, konut yaşamında yeşilin gereksinimine değindi. Erdem, sadece göze hitabeden yeşil cephelerden ziyade yeşilin konut yaşamında gerçek katkı sağlamasını amaçladıklarını belirtti.

Günay Erdem ise Türkiye’de tasarladıkları yapılarda da Türk aile geleneklerini ve ihtiyaçlarına göre Türk insanına özel konut ve iş yeri tipolojileri geliştirdiklerini söyledi. Erdem, son olarak Ankara’da Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) için akıllı bina tasarladıklarını da dile getirdi.

Öğrenci ve akademisyenlere otel konforunda apartlar


 

BLG Capital Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Bilgili”330 bin üniversiteli var. 65 milyon Euro yatırıp ‘Republika Academic Aparts’ı kurduk” dedi.

 Son dönemlerde İstanbul’da üniversite sayılarının hızla arttığına dikkat çeken BLG Capital Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Bilgili, “330 bin üniversiteli var. Bunun 120 bini şehir dışından geliyor. En büyük sorun konaklama. 65 milyon Euro yatırıp ‘Republika Academic Aparts’ı kurduk. Öğrenci oteli konseptiyle çalışacak” dedi.İSTANBUL’un öğrenci şehri olmaya başladığına dikkat çeken BLG Capital Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Bilgili “330 bin üniversite öğrencisi bu şehirde okuyor. Bunun 120 bini şehir dışından geliyor. En büyük sorun ise konaklama. Öğrenciler eski evlerde zor koşullarda konaklıyor ya da öğrenci yurtlarında kalıyor. Önemli bir kısmı ise akrabalarının evinde yaşıyor. ‘Republika Academic Aparts’ öğrencilere otel hizmeti verecek. İçerisinde her türlü sosyal imkanı bulunacak” dedi.

1300 ÖĞRENCİ HEDEFLEDİ
Republika Academic Aparts’ları ilk etapta İstanbul Ortaköy ve Büyükçekmece’de hayata geçeceğini anlatan Serdar Bilgili, şunları söyledi: “İlk etapta 1300 öğrenciyi hedefledik. Republika Academic Aparts Ortaköy 645 kişilik kapasiteye sahip ve toplam 268 oda bulunuyor. Republika Academic Aparts Büyükçekmece ise 657 kişilik kapasitesiyle toplamda 237 odadan oluşuyor. Terası, yürüyüş parkuru, lounge alanı, spor salonu, yüzme havuzu, çalışma odası, oyun salonu, çamaşırhane, kuaför, market, otopark hizmetleri de mevcut.”

400 EURO’DAN BAŞLIYOR
BLG Capital tarafından hayata geçirilen Republika Academic Aparts ücretlerinin aylık 400 Euro ile 800 Euro arasında değiştiğini söyleyen Serdar Bilgili, şöyle konuştu: “Öğrenciler İstanbul’da konaklamak için aylık ortalama 1000 lira harcama yapıyor. Ancak elektrik, su, doğalgaz ve diğer giderlerle bu rakam artabiliyor. Republika Academic Aparts ücretlerine ise bu giderler, spor salonları, yüzme havuzları ve diğer sosyal alanların kullanımları da dahil.”

serdar-bilgili-2.jpg

SOSYAL ORTAM ÖNEMLİ
Öğrencilerin odalarının 20-30 metrekare aralığında değiştiğini anlatan Serdar Bilgili, “Burada en büyük hedefimiz öğrencilerin bulunması gereken sosyal ortamların sağlanması. Bugün İstanbul’da öğrenci nüfusu en fazla ilçe Beşiktaş. Ancak bu evler eski ve bakımsız. Öğrenciler bu evlerde huzurlu bir ortam bulamıyor. Öğrenci yurtları ise her yerde aynı standardı sağlayamıyor. Öğrenciler için en önemli şey ise ulaşım. Ortaköy bu konuda merkezi bir yapıya sahip” diye konuştu.

OTEL RAHATLIĞI OLACAK KIZ-ERKEK AYRI KALACAK
ÖĞRENCİLER için en önemli unsurlardan birinin de güvenlik olduğunu anlatan Serdar Bilgili, şunları anlattı: “Otel rahatlığında öğrenciler giriş-çıkış yapabilecek. Ancak bunun da belli kriterleri bulunacak. Kız ve erkek öğrenciler ayrı yerlerde kalacak. Belli alanlar ortak kullanımda olacak.”

YAZ AYLARINDA YABANCI ÖĞRENCİLER KULLANACAK
İSTANBUL’da son dönemlerde yabancı öğrenci sayısının da arttığına dikkat çeken Serdar Bilgili, “İstanbul’da 4 bin 500 yabancı öğrenci var. Yaz aylarında odaların boş kalmaması için kullanıma açacağız. Ayrıca burs imkanları da tanıyacağız. Başarılı öğrenciler Republika Academic Aparts’ta ücretsiz konaklayacak” diye konuştu.

İNGİLTERE VE ABD’DE ÇOK YAYGIN
AVRUPA ve Amerika’da Republika Academic Aparts benzeri çalışmaları anlatan Serdar Bilgili, şu değerlendirmeyi yaptı: “Öğrencilerin konaklaması için yapılan yerleşim yerlerine İngiltere ve Amerika’da çok büyük talep var. Buralar daha çok yabancı öğrencilerin konaklaması için kullanılıyor. Ancak fiyatlar çok yüksek. İngiltere’de aylık 1500 doları buluyor. Ancak bu yerleşim yerleri de artık eskidi. Yeni teknolojilerin kullanıldığı sosyal alanlar mevcut değil. Öğrenciler için oyun odası bile bulunmuyor.”

5 YIL İÇİNDE 4 BİN ÖĞRENCİYE ULAŞACAK
Republika Academic Aparts’ları İstanbul’dan sonra İzmir ve Ankara’da da hayata geçirmeyi planladıklarını anlatan Serdar Bilgili, “İlk etapta 1300 öğrenciye hizmet vereceğiz. Bu rakamı önümüzdeki 4-5 yıl içerisinde 4 bine çıkarmayı hedefledik. İstanbul’da bir yerde daha yapmayı planlıyoruz. Anadolu yakası da hedeflerimiz arasında. Bu alanda yeni yatırımlarımız mutlaka olacak. Özellikle üniversite tercihlerinin yapıldığı döneme yetiştireceğiz. Öğrenciler internet üzerinden rezervasyon yapabilecek” diye konuştu.

Ceyhun Kuburlu-Hürriyet